tr    tr      en    en      ru    ru      sa    sa      az    az  

Ana Sayfa Hakkımızda   Tasarım Proje Uygulama   Referanslar Yeni Koleksiyon 2014 Haberler irtibat

 

Ofis Mobilyaları

 Kampanyalı Ürünler

 Vip Modern Makam Takımları

 Vip Klasik Makam Takımları

 Ofis Yönetici Takımları

 Toplantı Masaları

 Personel Masaları

 Çalışma Masaları

 Bankolar

 Dolaplar

 Sehpalar

 Askılıklar

 Kürsü

 Çöp Kovaları

Koltuk Grupları

 Ofis Kanepeleri

 Makam Koltukları

 Çalışma Koltukları

 Misafir Koltukları

 Bilgisayar Koltukları

 Bekleme Koltukları

 Sinema Koltukları

 Konferans Koltukları

 Grammer Koltukları

 Taraftar Koltukları

Kafe Mobilyaları

 Sedirler

 Sandalyeler

 Bar Tabureleri

 Kafe Masaları

 Bahçe Mobilyaları

Çelik Ofis Ürünleri

 Çelik Dolaplar

 Compact Arşiv Dolapları

Ofis Dekorasyonu

 Wiparquet Alman Parkeler

 Ofis Halıları

 Ofis Zemin Pvc

 Ahşap Dekoratif Duvarlar

 Doğal Taş Duvarlar

 Bölücü Seperasyon Duvarlar

 Ofis Vip Makam Arkası

 Ofis Akustik Duvarlar

 Ofis Tavan Dekorasyonu

 Ofis Ahşap Kapılar



Bookmark and Share
haberler
  • Ofis Mobilyaları Kaliteli Olmalıdır...
  • Hayatının Çoğunu Oturarak Geçirenler için En Önemli Silah Ergonomik Ofis Sandalyesidir.
  • Türk Ofis Mobilya Sektörü
  • Ofis Mobilyaları Üreticileri OFFİCE EXPO Fuarı nda Buluştu..
  • Rusya Ahşap Panel Endüstrisi ve Dünya Pazarları
  • jean Prouve Dan ilginç kontrastlar
  • FMC China 2012 , Kapılarını 11 – 14 Eylülde Açıyor
  • Tasarımları kuvvetli olmayan mobilyacının, başarılı olma şansı yok
  • Mobilyanın en önemli unsuru olarak form
  • Türk Ofis Mobilya Sektörünün Analizi

  • Tüm haberler >>

    Ana Sayfa

       >   

    Haberler

         >     

    Haberler

      Detay Ofis Mobilyanın Sürprizlerle dolu 2015 yeni ürün kataloğu çıktı.




    Detay Ofis Mobilya takipçilerin sabırsızlıkla beklediği 2015 yeni ürün kataloğu çıktı. Birbirinden güzel ,göz alıcı modern klasik ve avangart mobilya çeşitleri ile her zevke hitap eden Detay Ofis Mobilya müşterilerini şaşırtmaya devam ediyor. Büyük ilgi gören yeni modellerin hem rahatlığı hem şıklığı oldukça kullanışlı ve ergonomik olmaları ziyaretçiler tarafından çok beğeniliyor. Yeni Kataloğumuzda Modern ve Klasik Makam Takımları, Yönetici ve Personel Takımları, Toplantı Masaları , Ofis Kanepeleri ve Koltukları , Kafe Bar Masa Sandalyeleri ve daha fazlasını bulabilirsiniz.

    Fotoğraf & İçerik Editörü / Ayla BAYER


      Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün Ofis Mobilyaları Detay Ofisten




    Birçok Kamu Kurum ve Kuruluşunun Yaptığı Gibi; Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü de Ofis Mobilya Alım Tercihini Detay Ofisten Yana Kullandı. Yaptığı Birçok Başarılı Proje ve Uygulama Çalışmaları ile Kamu Kurum ve Kuruluşu Tarafından Sürekli Refere Edilen Detay Ofis Mobilyaları, Son Olarak Ülkemizin Güzel Kentlerinden Biri Olan Antalya da Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün Ofis Mobilya Teslimatını Başarı ile Gerçekleştirmiştir. Klasik Makam Takımı, Klasik Makam Koltuğu, Klasik Misafir Koltukları ve Yine Klasik Ofis Oturma Gruplarından Oluşan Ofis Mobilyası Grubu, Bölgedeki Bürokrası ve Bürokratlar Tarafından Büyük Beğeni ve de İlgi Görmüştür.

      Siyasi Görüşümüz Ne Olursa Olsun, Ortak Kaygımız VATAN Olsun!




    İktidarıyla muhalefetiyle biz bir bütünüz siyasi görüşlerimiz bizi birbirimizden ayrıştırmamalı. Dar görüşlülük ve karşıdakinin inancına, tahammülsüzlük, dinin özelliği değil, aşağı toplumun ve dar kafanın özelliğidir. Artık titreyip kendimize gelme zamanı geldi ve geçiyor söz konusu VATAN olduğunda sağıyla soluyla Sünnisiyle Alevisiyle Türküyle Kürdüyle bir bütünüz bu bütünlüğümüzüde tüm dünyaya göstermeliyiz ki bizi hiç bir şekilde tarihte parçalayamadılar ve parçalayımayacaklarını onlara göstermeliyiz... Sahipsiz vatanın batması haktır, sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır... Mehmet Akif Ersoy

      Kurtlar Vadisinde ki Ofis koltuğu Detay Ofis Mobilyadan




    Ekranların reyting rekortmeni ve çok beğenilen dizisi Kurtlar Vadisi konusu kadar dizide kullanılan çarpıcı ofis mobilyaları ile de oldukça dikkat çekiyor. Uzun soluklu bir dizi olması nedeni ile Polat Alemdarın ofisinde kullanılan ofis mobilyaları ve dizide yer alan diğer mobilyalar sürekli değişiyor. Bu sezonun dizi çekimlerinde kullanılacak olan Ofis Koltuklarını Detay Ofis Mobilya mağazalarında bulabilirsiniz.

      Azerbaycan Bakü Gençlik Mağazamız görkemli bir törenle açıldı.




    Azerbaycan Bakü Gençlik Mağazamız görkemli bir törenle açıldı. 16.08.2014 Tarihinde Cuma günü Detay Ofis Mobilya Azerbaycan Baküde 2’ci mağazasını Gençlikte açtı. Mağazaya gelen misafirler yeni ürünlere oldukça büyük ilgi gösterdi. Klasik Ofis Mobilyasından, Avangard ve Modern Ofis Mobilyalarına kadar her müşteriye uygun seçenekler sunan Detay Ofis Mobilya ürünlerinde kaliteyi ve müşteri memnuniyetini ön planda tutarak bir kez daha ne kadar iddialı olduğunu göstermiş oldu. Vip Makam Takımları, Ofis Koltukları , Yönetici Ofis Mobilyaları, Karşılama Bankoları, Personel ve Toplantı masaları gibi Ofisleriniz için ihtiyacınız olan bir çok ürün çeşidini mağazamızda bulabilirsiniz.

      İş Yoğunluğunun Artmasına Karşı Ofis Mobilyası Sektörü Yeni Formüller Üretiyor




    Günün büyük bölümünü Ofisinde geçiren patronlar için kısa aralıklarla kestirme Yapacağı, kendini dinleyebileceği dinlenme odalarının Önemi her geçen gün daha da artıyor. Artan iş yoğunluğu, iş dünyasında Ofis tasarımlarına da yansıyor. Günün büyük bölümünü ofislerinde geçirmek zorunda kalan Patronlar, ofislerinin geneli Dinlenme odası tasarımına da büyük önem vermeye başladılar. Bir çok sektörde gece yarılarına kadar süren mesailer, birbiri ardına gerçekleştirilen toplantılar, ofislerde nefes alınacak mekan ihtiyacını da artırıyor. Kendisinin ve çalışanlarının yaşam konforunu düşünen Patronlar bu ihtiyaç doğrultusunda ofislerinde toplantı salonu, fuaye alanları, Güvenlik, vale, lobi-Resepsiyon gibi bölümlere, fitness salonu, Dinlenme alanları, mescit gibi bölümler ekliyorlar. Konu ile ilgili yapılan araştırmalarda çalışanların evlerinde geçirdikleri zamanın her geçen yıl daha da azaldığının belirlendiğini ifade ediliyor. Artan rekabetin, iş dünyasında daha fazla çalışma dolayısıyla daha fazla yorgunluk anlamına geldiğini ifade eden uzmanlar, şunları ilave ediyorlar: Hal böyle olunca yorgun patron çözümü ofis içerisinde yapılacak değişiklikler ile gidermeyi düşünüyor. Son yıllarda ofis içlerinde tasarlanan Dinlenme mekanları ve diğer sosyal donatı çözümleri giderek artıyor. Günün büyük bölümünü ofisinde geçiren çalışanlar için kısa aralıklarla kestirebilecekleri, kendilerini dinleyebilecekleri dinlenme odaları artık lüks olmaktan çıkıyor. Bu odalara yerleştirilen bir masaj koltuğu, tek kişilik şık kanepe, ayakları dinlendirecek puf, ses ve görüntü sistemleri günün yorgunluğunu atmaya olanak sağlıyor. İş yaşamından yarım saat uzaklaşmak güne yeni başlamak gibi algılanıyor. Ofislerde yer alan dinlenme odaları işyerleri için adeta terapi odaları haline geliyor.

      Ofis Mobilyaları Ruh Halini Nasıl Etkiliyor ?




    İş dünyasından aldıkları taleplere göre ar-ge ve tasarım çalışmaları geliştiren ofis mobilyası üreticileri ofis mobilyalarının çalışma psikolojisini nasıl etkilediğine dair ilginç açıklamalarda bulundu. Ofis mobilyaları ruh halini nasıl etkiliyor? Çalışma saatlerinin uzunluğuna dikkat çeken üreticiler ofis dizaynı, mobilya rengi ve çalışma gruplarının tasarımının ofis çalışanlarının performansları üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu savundu. Şirketteki yetki hiyerarşisi ve mobilya ergonomisinin de ofis mobilyası üretiminde göz önünde bulundurulan etmenlerden olduğu belirtildi. Meslek grupları ve çalışan psikolojilerine göre endüstriyel tasarımlar geliştirdiklerini belirten Detay Ofis Mobilyaları Genel Müdürü Caner Öztürk, firma yöneticilerinin mobilya siparişi verirken daha özenli olması gerektiğini söyledi. İç mimar eşliğinde ve 3D-max programı yardımıyla ofis dizaynı yaptıklarının altını çizen Öztürk, çalışanların ofis mobilyası almadan önce tüm psikolojik etkenleri masaya yatırarak ona göre karar vermesi gerektiğini belirtti. Meslek gruplarına göre değişiyor Detay Ofis Mobilyalarının üretimde meslek gruplarını birinci parametre olarak ele aldığını vurgulayan Öztürk şunları söyledi: Hangi meslek grubuna dâhil olduğunuz mobilya seçiminde önemli bir rol oynuyor. Örneğin avukat iseniz daha ciddi ve açık renkleri tercih etmek, ya da sosyal medya ajansı için ofis mobilyası düşünüyorsanız daha canlı renkleri tercih etmeniz gerekiyor. Yaptığınız işin doğası uymayan bir ofis mobilyası tasarımı zaman içinde çalışma psikolojinizi olumsuz yönde etkileyecektir. Ofis mobilyası alırken nelere dikkat etmeli? Ofis mobilyası alımından önce çalışanların gerekli incelemeleri yapmaları gerektiğinin altını çizen Detay Ofis Mobilyaları Endüstriyel Ürünler Tasarımcısı ve Proje Müdürü Bülent Daşkan ise ofis mobilyası seçiminde dikkat edilmesi gereken noktaları anlattı: Öncelikle çalışma ofisinizin ölçülerine ve fiziksel özelliklerine hâkim olmanız gerekiyor. Odaların genişlikleri ve ebatlarının kaç cm/m olduğu verisi elinizde olması gereken bir bilgi. Bu noktada en çok yapılan hatalardan biri mekâna fiziksel olarak uymayan mobilya seçimleri. İkinci olarak kaliteye öncelik vermelisiniz. Doğru malzemelerden yapılmış, sağlıklı ve dayanıklı mobilyalar size kendinizi iyi hissettirecektir. Bunların yanı sıra ofis mobilyasının kullanışlı ve estetik olması bir diğer önemli faktör. Çünkü çalışma motivasyonu veya konsantrasyonu gibi kavramlar ofis mobilyasının kullanımı ve görünümü ile doğrudan ilişkili. Seçeneğiniz ofis mobilyası psikolojik olarak sizi desteklemeli, çalışma şevkinizi artırmalıdır.

      Ramazan Bayramınız Mübarek Olsun




    Detay Ofis Mobilyaları Ailesi Olarak; Ramazan Bayramınızı Tebrik Eder, TÜRK ve İSLAM ALEMİ İçin, Hayırlara Vesile Olmasını Dileriz...

      Ofiste doğru aydınlanma




    Ofiste doğru aydınlanma

    Çalışma isteğini ve insan psikolojisini birebir etkileyen aydınlatma, ofisin en önemli unsurlarından. Direkt ışık kaynaklarından yönlendirilebilir sistemler ve spotlara kadar farklı sistemler kullanılan ofislerde, teknoloji kadar tasarım ve fonksiyonellik de sağlıklı aydınlatmanın hizmetinde.Günün en çok vakit geçirdiğimiz mekânı olan ofis­lerdeki aydınlatma ihtiyacı, yapılan işe göre fark­lılık gösterir. Ancak temelde evdekinden farklı olarak hem doğal hem de yapay ışık kaynaklarının aynı anda ve belli bir dengede buluşmasıyla verimli bir ay­dınlatma sistemi sağlanabilir. Çalışma sistemine göre adapte edilmiş bir aydınlatma, çalışanlara pozitif etki ederek motivasyonu ve yaratıcılığı artırır, düşünce geli­şimine katkıda bulunur.

    Teknolojik gerçeklik

    Sağlıklı bir aydınlatma sistemi, ofis mimarisinin doğ­ru şekillenmesiyle başlar. Doğal ışıktan maksimum yararlanacak şekilde tasarlanan bir ofiste gün içinde kullanılacak yapay ışık gereksinimi de azalır ve böylece tasarruf da sağlanmış olur. Aydınlatma sistemini ve ge­rekli aydınlık seviyesini belirleyen unsur ofisin kullanım şeklidir. Bekleme salonu varsa en az 300 lüx. açık ofis sistemindeyseniz 750 lüx ve ekstra toplantı odasına 500 lüx gibi, farklı amaçlara farklı ışık değerleri gerekir. Açık ofis sistemindeki çalışma alanlarında genel aydın­latmanın yanı sıra kişisel alanlara eklenecek masa lam­baları dekoratif açıdan atmosferi yumuşatır. Ofis içinde bireysel alanlar için hareket sensörlü aydınlatmalar kullanarak ekstra sarfiyatı önlersiniz.

    Psikolojiyle doğru orantılı seçimler

    Günün büyük bölümünü geçirdiğimiz ofislerde estetik ve fonksiyonelliği bir arada sunan, ruh ve beden sağlığımızı korumayı hedefleyen bir aydınlatma düzeni kurmak, doğru aydınlatmanın omurgasını oluşturuyor. Doğru aydınlatılan bir ofisin, çalışanların performansını yüzde 15 oranında artırdığını biliyoruz. Markamızın öncüsü olduğu led teknolojisi, sağladığı enerji tasarrufunun yanı sıra doğal ışık (günışığı) sunma konusunda gösterdiği üst düzey performans ile ofislerin aydınlatılmasında en yenilikçi çözümleri sağlıyor. Yeni nesil akıllı aydınlatma sistemleri ve günışığı sensörleri kullanarak, günışığından azami derecede faydalanıyoruz.

    Sağlıklı çalışma ortamı için bunlara dikkat edin

    Çalışma alanlarında aydınlık seviyesini etkileyen fak­törlerden biri de ofis dekorasyonudur. Duvar, tavan ve zemin, hatta mobilya renklerine dikkat ederek optimum aydınlık sağlayabilir ve ışık kalitenizi artırabilirsiniz.

    1. Açık renkler ışığı iyi yansıttığından tercih edilir. Oysa koyu renkli mobilyalarla döşenmiş bir ofiste, açık renkli­lere göre daha fazla güç tüketilmesi gerekir. Bu da daha fazla enerji tüketmek anlamına gelir.
    2. Aydınlatmada kullanılan ışık kaynağı ve yapılan ay­dınlatma tasarımı sonucunda ortaya çıkan uygulama, gözü rahatsız etmeyen dengeli bir ışık dağılımı olmalıdır.
    3. Akıllı aydınlatma sistemleri ve ışık sensörleri ile günışığından azami derecede faydalanabilirsiniz. Konfordan ödün vermeden kullanılan günışığının enerji tasarrufu sağladığını unutmayın. Ayrıca akıllı kontrol sistemleri sayesinde tüketilen enerji de izlenebilip yönetilebiliyor.
    4. Ofislerde ışık merkezleri ve ışığın yansıması, çalışan­ların iş yapış biçimleri dikkate alınarak belirlenmelidir. Tavan ve duvarlar ile zemin ve masalarda ne kadar ışık kullanılacağı iyi tasarım yapılarak hesaplanmalıdır.
    5. Kişinin oturma pozisyonuna ve çalışma biçimine göre tasarlanmış aydınlatma, çalışanın verimliliğini artırdığı gibi enerji verimliliğine sağladığı katkı ile de ön plana çıkar.
    Kaynak: MAISON FRANÇAISE LIGHTING

      Tasarımda Adnan SERBEST Farkı




    HAYAL KURMA BECERİSİNE SAHİPSEN TASARIMCISIN, KENDİNİ ENDÜSTRİYEL TASARIMCI OLARAK ADLANDIRAN ADNAN SERBEST TÜRKİYEDE 30 YILLIK BİR TECRÜBEYE SAHİP 70LI YILLARIN ORTALARINDA TASARIM KELİMESİNİN BİLİNMEDİĞİ YILLARDA TASARIM YAPAN BİRİ... TÜRKİYEDE TASARIM KELİME MANASININ DAHA HALEN BİLİNMEDİĞİNİ BELİRTİRKEN. BEN TASARIM YAPTIĞIM DÖNEMLERDE TASARLADIKLARIMIN TASARIM OLDUĞUNU BİLMİYORDUM YAPTIKLARIMIN TASARIM, KENDİMİN DE TASARIMCI OLDUĞUMU BAŞKALARI SÖYLEYİNCE ÖĞRENDİM DİYOR, MÜTEVAZI KİŞİLİĞİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERİYOR...

    Bugün asıl olan markadır markalaşma süreçlerine hizmet eden üretim metotları, müşteri ilişkilerinin yönetilmesi kadar tüm süreçlerin tasarlanmasından söz edebiliriz. Türkiyede son 20-30yıl içinde tasarım kültürü olgunlaştı ciddi bir yol katledildi, artık tasarım anlamsız bir kelime olmaktan çıkmıştır. Artık tasarım olmazsa olmaz bir gelişim kültürüdür. Ben markanın 3 temel kriterine bakarım 1.Karlılık 2.Verimlilik 3.Marka değeri. Bu üç kriterin ölçülmesi ve verisel anlamda masaya yatırılması gerekir ve bu bağlamda tasarım üç kriterin olgunlaşmasında temel faktördür. Verimsizliğin, kârsızlığın ve değersizliğin ilacı tasarımdır, tasarımcıdır. Tasarım departmanlarını kuramamış, ARGElerini oluşturamamış şirketlerin gelişmesi şansa kalmıştır. Şirketinizi yalnızca pazarlama, müşteri, finans becerileri kampanyalar üzerine, stratejiler geliştirerek yönetirseniz markalaşmaktan bir habersiniz demektir. Her şirket kreatif süreçlerini de tasarlamak yönetmek zorundadır. Ürünün kimliği, kurumsal kimlik ve marka kimliği senkronize olmalıdır.
    Türk mobilya sektöründe markalaşmanın İçeriğinde temel sorunlar irdelenmelidir. Bunların ne olduğunu çok iyi biliyorum, firmalara bir tasarımcı olarak yaşadım, yaşanmış gerçeklerden biliyorum. Patronların kafa yapılarından biliyorum büyük resmi görmek lazım. Maliyet odaklı yaklaşımlarla mühendis kafalardan çıkmış çözümlerle mobilya kotarılamaz. Pazardaki tüm ürünlerin proporsiyon hataları vardır.
    Ürünlerin mantığı tutarlılığı, matematiği yetersizdir. Bilgili insan kaynağını kullanabilme yeteneği, ülkemiz endüstriyel yaşamında olgunlaşmamıştır. Yani herkes kendi ihtisas alanında çalışmalıdır.
    Mühendisten tasarımcı olmaz. Kaliteciler, mühendisler, tasarımcılar kendi alanlarında kalmalıdırlar. Çalışma hayatında tüm süreçleri prosedüre edilmelidir. Üretim metojileri yeniden gözden geçirip kollektif çalışma kültürüne dayalı yeni bir iş yapış biçimine geçilmelidir. Tam zamanında üretim, sıfır hata, sıfır stok, sıfır müşteri memnuniyetsizliği moda kelimeler değildir. Müşteri memnuniyeti ve çalışanların memnuniyeti üzerine kurulu yeni bir çalışma kültüründen bahsediyorum. Kollektif bir çalışma kültüründen... Tasarımcı bu kültürün içinde model çizen bir adam olmaktan öte tüm modeli oluşturan bir aktördür, takımın en önemli oyuncusudur. Bir markanın hikâyesini yalnızca bir tasarımcı yazabilir. Ajansların fotokopi hikâyeleriyle pazarda, uzun soluklu yolculuklar yapılamaz. Bir markanın hikâyesi içeriğindedir, içerde yazılır. Özellikle mobilya gibi kültüre dayalı sektörlerdeki markanın hikâyesini bir tasarımcı yazabilir. Ajanslar tasarım departmanından aldığı brifin üzerinden çalışmalıdır. Dünyada İlk 500 markanın içinde bir Türk markası yok, beğenmediğimiz Çinin bile 17 markası var, neden markalaşmıyoruz masaya yatırmak lazım. Markaların tasarımcıdan faydalanmaması, birlikte çalışamamasının nedenlerini araştırmak ve tartışmak lazım. Markanın kreatif süreçlerinin iyi yönetilmesi lazım; mimari grubun, içmimarların, grafikerlerin, fotoğrafçının, steylingçilerln, tasarımcıların bilgi ve becerinin önemsenmesi gerekir.

    NEO MODERNİST

    Endüstriyel tasarımı gelecek için kurgulanan bir olgu olarak görmeyen Serbest, neo modemlst bir adamım diyor. Endüstriyel tasarımın bu günü anlattığını düşünüyor, fütüristtik yaklaşımlar gibi ilerlemediğini söylüyor.Tasarım bir buluş işi değil, tasarım bilim adamı tavrında oluşan bir şey değil, tasarımcı aslında bir zanaatkâr derken de tasarımın profesyonel bir adım olduğunu dile getiriyor. Yaratıcılık konusunda farklı düşüncelere sahip olan tasarımcı; yaratıcılığın, ne iyi bir teknik bilgi, ne iyi bir eğitim, ne de iyi bir zekâ işi olmadığını, yaratıcılığın hayal kurma becerisi olduğundan bahsediyor.

    BİR TASARIM MÜZEMİZ BİLE YOK

    Gençlerin daha donanımlı ve daha bilgili yetiştiğini belirten Serbest, Türkiyede çok fazla tasarımcı eğitilirken, pazarda tasarımcı sayısının yetersiz olduğunu söylüyor. Yaratıcı tavrın, pazarın sert toprağında yetişemediğini, ortamın ve kültürün yetersizliğinden kaynaklandığını söylüyor. Bir tasarım müzemiz yok, tasarım içerikli bir yayınımız yok, tasarım korumacılığıyla ilgili mahkemelerimiz yok, tasarımcıyı yok eden bu ortam içinde, genç tasarımcıları da yok ediyoruz.


      Bursada Gerçekleşen Modeks Fuarı 21.392 Kişi Tarafından Ziyaret Edildi




    Tüyap Bursa Fuarcılık Anonim Şirketi tarafından, Media Anemon işbirliğinde, TG Expo, KOSGEB, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odasının destekleri alınarak hazırlanan MODEKS 2014, 2. Mobilya, Dekorasyon ve Aksesuarları Fuarı, 5 - 9 Mart 2014 tarihleri arasında Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezinde düzenlendi. Modeks Fuarı, ülke ve bölge ekonomisinde önemli bir yer tutan mobilya sektörünün en güzel örneklerini sunarak, ziyaretçilerin en yeni ürün ve teknolojileri bir arada görmesine, katılımcıların ise kurduğu iş bağlantıları ile yeni iş alanlarına açılmasını imkan sağladı. Genç nüfusun yoğun olduğu toplumumuzda, çağdaş bir sosyal yaşam için ihtiyaç duyulan yeni, modern ve işlevsel ürün ve çözümleri içinde barındıran buluşma, Türk mobilyasını dünyanın değişik bölgelerinden gelen sektör ilgililerine tanıttı. Bursa / İnegöl firmaları beraberinde İstanbul, Diyarbakır, Balıkesir, Eskişehir ve Kütahyadan gelen 175 marka katılımıyla 3 ayrı salon ve fuaye olmak üzere 20.000 m2 alanda düzenlenen Modeks Fuarı, yurtiçi ve yurtdışından 39 ülkeden gelen toplam 24.392 ziyaretçi katıldı.

      Çalışmayı Zevke Dönüştüren Zero Vip Yönetici Takımı




    Üst düzey yönetici odalarında, yoğun stres altında çalışmayı zevke dönüştüren Zero, oval hatları ve fonksiyonelliği sayesinde özgüven ile çalışmanızı sağlayacaktır. Klasik ve modern tarzı bir arada yaşamanıza olanak tanıyan Zero, sade formundan gelen estetik ve sağlamlığın yanı sıra birbiriyle eşleşerek çok çeşitli varyasyonlara imkan veriyor.

    Zeroyu Kimler Tercih Etti?

    Vip kategoride yer alan Zero modeli kullanan firmalar aşağıda yer almaktadır.Fotoğrafları yer almayan müşterilerimiz, gizlilik politikamız gereği yayınlanmamıştır, daha fazla bilgi için iletişime geçebilirsiniz.


    Avcılar Gelişim Meslek Yüksek Okulu Avcılar Gelişim M.Y.O
    Yılmaz Tekstil Yılmaz Tekstil


    Teknik Özellikler



    Zeronun, imalat aşamasında geçen süreci, kullanılan malzemeler ve genel detaylar için teknik şartnameyi inceleyebilirsiniz.

    Zero modelin alt parçaları, ölçü ve diğer detayları için ürün sayfası.


    Nasıl Satın Alabilirim?

    Türkiye geneli satış noktaları ve fabrika satış mağazalarında inceleyebilir, satın alabilirsiniz. Size en yakın bayiye ulaşmak için iletişim bölümündeki telefonlar ve e-posta adreslerinden daha fazla bilgi alabilirsiniz.

      Show TV Röpörtajı




    Show TV kameraları Detay Ofis Bahçeşehir Fabrikasında.


    Özgün tasarım ruhuyla hareket eden Detay Ofis, Bahçeşehir Fabrikasında Show TV ekranlarında yayın yapan Show Life ekibini konuk etti.

    Gerçekleştirilen röpörtajda;

  • Şirketin kuruluş aşaması

  • Genel üretim şeması

  • Müşteri Portföyü

  • Fabrika / Masko Showroom görüntüleri ve söyleşiler yer almaktadır.




  •   Ofislerde Mobilya Seçimi




    Gelişen teknoloji ve hızla İlerleyen zaman, beğenileri ve tercihleri de derinden etkiliyor. Üretim sektöründe yaşanan gelişmeler farkında olmasak da tercihlerimiz açısından belirleyici unsurlar ortaya koyuyor. Her ne kadar bazı çevreler tarafından bu durum moda olarak ad edilse de aslında tüketim toplumundan ayrı tutulamayacak bir unsur halini aldı. Ancak olumlu yansımalarını da gözardı etmemek gerekiyor. Özellikle mobilya sektöründe son yıllarda ciddi bir değişim olduğunu gözlemlemek mümkün. Bu değişim evlerde olduğu kadar ofislerde de karşımıza çıkıyor. Siyah ve koyu kahverengi renklerin hakim olduğu ofis mobilyalarının yerini daha canlı ve açık tonlarda renklerin etkisiyle pozitif imaj çizen mobilyalar almış durumda. Renklerin iş yaşamında çalışanların performansını ciddi oranlarda etkilediğini göz önüne alırsak mobilya sektöründeki bu değişimin son derece olumlu olduğunu da söyleyebiliriz. Sıcak renkleri çalışma ortamlarında yoğun olarak kullanılması, çalışanların daha verimli performanslar ortaya koymaları şeklinde bir geri dönüş sağlayabiliyor. Bunun yanı sıra küçük ortamlar İçi özel olarak tasarlanan ofis mobilyaları da adeta kurtarıcı konumunda işverenlerin imdadına yetişiyor. Büyük ve hantal masaların, sandalyelerin, kullanılmayan bazı alanların yoğunlukta olduğu dolapların yerini, daha zarif çizgilere hakim olan ebatları küçük ancak bir o kadar da kullanışlı mobilyalar almış durumda. Makam koltuklarından dosya raflarına kadar her ürün artık daha küçük ve daha hafif malzemeler kullanılarak üretiliyor. Tüm bunların yanında tasarımlarda görülen değişimin sadece renkler ve ebatlarla sınırlı olduğunu söyleyemeyiz. Mobilyaların kesimlerinin artık son derece modern çizgiler kazandığını her ofiste görebilirsiniz. Kare ve dikdörtgen dışında tasarımın neredeyse bulunamadığı yıllar artık çok gerilerde kaldı. Mobilyaların kesimleri ve görüntüleri konusunda tasarımcılar yaratıcılıklarını son noktaya kadar kullanıyor. Bunun sonucunda ortaya son derece şık, modern çizgilere sahip olan hatta ofislerin imajlarıyla birebir örtüşen mobilyalar çıkıyor. Genç ve dinamik bir ekibe Sahip olduğunun altını çizmek isteyen işyerlerinde asimetrik kesimlere sahip olan, sıra dışı ve bir o kadar da ilginç mobilyalar görmek mümkün. Sürekli yoğun bir çalışma temposu İçerisinde olduklarını anlatmak isteyenlerin tercihi ise kırmızı, sari gibi sıcak renk tonlarının hakim olduğu ürünler oluyor. Yapılan araştırmalar bu renklerin yoğun olarak kullanıldığı ortamların birer yaşam alanı izlenimi verdiği bu nedenle müşteriler tarafından daha sempatik bulunduğunu ortaya koyuyor. İşyerlerinde ziyaretçilerinde güven izlemini yaratmak isteyenlerin tercihi ise asil renkler kategorisine alınabilecek siyah veya denge tonlar oluyor. Modern çlzgilerdense biraz daha gösterişli modelleri tercih eden firmaların "köklü ve güvenilir" imajını çizdiği de yine araştırmalar ile ortaya konulan gerçeklerden bir diğeri. Samimi bir görünüm yaratmak isteyen firma sahiplerinin ofislerinde sıklıkla yapay veya gerçek bitkiler görebilirsiniz. Dekorasyonda son derece mühim olan bitkiler bulundukları ortamda sıcak bir atmosfer yaratmak için yeterli olabiliyorlar. Tüm bunların ışığında ofislerinde kullanılan mobilyaların seçimlerini imajlarını destekleyen modellerden yana kullananlar, bir başka deyişle bilinçli tercih yapanlar sektörlerinde müşteri potansiyeli açısında ön plana çıkabiliyor. Nakliyat gibi güvenin çok fazla mühim olduğu sektörlerde faaliyet gösteren firmaların çalışma alanlarında kırmızı veya turuncu gibi sıcak tonlarda mobilyalar görmek çok zordur. Bu nedenle tercihler genellikle koyu tonlarda biraz da gösterişli kesimler oluyor. Ancak reklamcılık gibi zamanın ve hayatın yakın takibinde olan, yaratıcılığın son derece mühim olduğu sektörlerde aktif olan firmaların ofislerinde de siyah ağırlıkta bir dekorasyon görmek oldukça güçtür. Ofis mobilyalarının seçiminde ve yapılacak dekorasyonda, çizilmek istenen imaj ile örtüşmesi en önemli unsur olmalıdır. Aksi halde imaj çalışmaları İçin ayrılan bütçelerden büyük verimler alınması söz konusu dahi olmayabilir. Kaynak: www.içmimaritasarim.com.tr www.kapimagazin.com

      Detay Ofis Mobilya 2013 Özel Tasarım Yeni Koltuk Modelleri İle Karşınızda




    Şahane el işçiliğine sahip tüm Ofis koltuk modellerimizde ayrıntıya ve detaya mutlaka yer veririz. İster metal aksam deri kaplama, ister MDF üzeri kumaş kaplama, bir birinden güzel şık tasarımların yanı sıra firmamızda Makam Koltukları, Ergonomik Ofis çalışma ve toplantı koltukları, bekleme ve misafir koltukları bulabilirsiniz. Firmamızın ürettiği ofis koltukları konfor ve rahatlığı ön planda tutarak profesyonel tasarımcılar tarafından dizayn ediliyor ve bu tasarımlar başarılı mobilya ustalarımızın ellerinde hayat buluyor. Ürünlerimiz ister avangart ister klasik ve ya modern, sizlere her zaman Detay Ofis kalite ve güvencesi altında sunuluyor. Yeni modellerimizi görmek için sizleri Detay Ofis Mağazalarımıza bekliyoruz.

    Fotoğraf&İçerik Editörü / Ayla BAYER


      Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı Toplantı Salonu Detay Ofis Mobilyadan




    Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) Yönetim Kurulu , toplantı salonunda gerçekleştirdiği toplantılarda tasarımını ve üretimini Detay Ofis Mobilyanın üstlendiği  toplantı masasını kullanmaktadırlar. Toplantı masası, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansının talebi ve  ihtiyaçları doğrultusunda 25 kişilik  olmak üzere U şeklinde ceviz kaplama üzeri cilalı olarak üretilmiştir.
    Tamamı King Makam Takımı Formatında yapılan Toplantı masasının üzerinde krem rengi deri sümenler kullanılarak, ses ve mikrofon sistemi için ise masanın iç tarafından geçen kablo kanalları ile desteklenerek imal edilmiştir.

    İçerik Editörü / Ayla BAYER


      İstanbul mobilya Fuarı İMOB, bu yıl yeni ismi İSMOB ile kapılarını açıyor




    İSMOB 28 Ocak-2 Şubat 2014 tarihleri arasında CNR Expo da ziyaretçilerine kapılarını açıyor. Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) tarafından, her yıl, Asya ve Avrupanın incisi İstanbulda gerçekleştirilen ve dünya mobilya sektörünü bir araya getiren İstanbul Mobilya Fuarı (İMOB), bu yıl yeni ismiyle kapılarını açıyor. İstanbulu anımsatan en uygun isim olarak düşünülen İSMOB bundan böyle İstanbul Mobilya Fuarının yeni adı olacak. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yüz binlerce yerli ve yabancı ziyaretçinin beklendiği fuara katılımcı firmaların da ilgisi büyük. MOSDER Başkanı Ahmet Güleç Bu yıl 10uncu kez düzenleyeceğimiz İSMOB 2014 ile diğer yıllarda olduğu gibi Türk mobilya sanayisine büyük katkı sağlamayı planlıyoruz. Yıllık ihracat hedeflerimizin ortalama %20sini oluşturan İSMOB, sektörümüz için büyük bir güç kaynağı dedi.

     

    kaynak: M LIVE Dergisi


      Başarılar Hayal etmek ile başlar




    1978 yılında kurulan Bahçeşehir Mobilyacılar Çarşısında 15.000 m2 üretim alanına sahip  Detay Ofis Mobilya Türkiye mobilya sektöründe yenilikçi  ürün peşinde koşan ve sadece Türkiye de değil dünya pazarında da yerini almış ve kendini kanıtlamış bir firma olarak tanınmaktadır. Kurulduğu günden bu yana Ofis Mobilyaları sektöründe hizmet vererek, sektörün öncü firmalarından  olup, 35 yıldır müşteri memnuniyetini ön planda tutarak emin adımlar ile yoluna devam etmektedir.
    TSE ve ISO kalite standartları ile ürettiği ve kullandığı   birinci sınıf ahşap ve MDF malzemeleri  ile Klasik Ofis Mobilyaları, VİP Makam takımları, toplantı, çalışma ve personel  masaları  ile beraber ofis çalışma koltukları, kanepeler ve banko üretimi yaparak, başta Azerbaycan, Kazakistan, İran ve şu an sayamadığımız yaklaşık 25 ülkeye ihracat yapmaktadır.
    Sadece Türkiye de değil yurtdışında da şubeleri  bulunan Detay Ofis Mobilya geniş ürün yelpazesi  ve her zevke uygun özel  tasarımları ile dikkatleri üzerine çekmeyi  başarıyor. Gerek Ar-ge  departmanı ile gerekse tasarım yönü güçlü, konusunda uzman mimari kadrosu ile müşterilerine hizmet veren Firmamız son dönemlerde başarılı proje bazlı çalışmalarıyla da sıkça ardından söz ettirmeyi başarıyor.
    Hedeflerini ertelemeden yoluna devam eden firma kurulduğu günden bu yana azimli, disiplinli, teknolojik, çağdaş ve mücadeleci ruhu ile 35 yıl önce çıktığı bu yolda Türk Sanayisine önemli katkıda bulunarak büyük destek sağlamıştır.

    İçerik Editörü / Ayla BAYER

    Detay Ofis CNC
    Detay Ofis CNC Detay Ofis CNC
    Detay Ofis CNC Detay Ofis CNC

      Detay Ofis Orjinal tasarımları ile Ofislerin ruhunu zenginleştiriyor.




    Şıklığın, dekoratifliğin ve fonksiyonelliğin simgesi olan Detay Ofis ile dizayn edilmiş ofisleriniz stresten uzak huzur verici birer yaşam alanına dönüşüyor. Ofisleriniz için çözümler sunan, size özel projeler üreterek yoluna devam eden Detay Ofis Mobilya VİP Serisi ile ofislerin her noktasına hitap ediyor. Ürünlerini en doğru kullanım alanlarına taşımak adına, birbirinden güzel ve kullanışlı modellerle geniş bir ürün gamı oluşturmayı tercih ediyor. Ofis ürünlerini, en doğru şekilde konumlandırarak proje odaklı çözümler sunmaya devam ediyor. Bu bağlamda oluşturduğu VİP Serisi, birbirinden özgün ve yaratıcı çözümler ile çalışma alanlarını çok daha kullanışlı bir konuma getiriyor. Pleksi, cam, Ahşam kaplama, MDF melamin ve kumaş seçenekleri sunan Detay Ofis; dolap seçenekleri ve keson alternatifleri ile farklı beğenilerdeki stillere hitap ediyor. Esnek ölçü opsiyonu ve masalarda ki kromaj kablo çıkış uniteleri kullanım kolaylığı sağlarken, Detay Ofis Mobilya herkes için keyifli bir çalışma dünyası yaratıyor. Detay Ofisin zekice tasarlanmış yapısı sayesinde hacim olarak çok fazla büyük olmayan çalışma alanlarından dahi maksimum bir şekilde verim alınabiliyor. Göz alıcı tasarımlar geliştiren Detay Ofis konfor unsurunu da dikkate alarak her açıdan tatmin edici bir dünya yaratıyor. VİP Serilerinde yarattığı dünya ile ofis ortamlarında fonksiyonelliği ve pratik çözümleri ön planda tutuyor. İster şık, ister sade, ister klasik…..Hayal edilen ofisler tasarlıyor, ve hayata geçiriyor.

    İçerik Editörü / Ayla BAYER


      Ofiste rahat mısınız




    Ofis mobilyalarında işi kolaylaştıran Detay Ofis, farklı renkleriyle her mekana uyum sağlayan Omega ofis koltukları işyerinde ergonomi sunuyor. Günümüzün çoğunu ofiste çalışarak ve masa başında oturarak geçiriyoruz. Çalışma alanımızın ergonomik ve kullanışlı olması hem sağlımızı hem de iş verimliliğini olumlu yönde etkiliyor. Türkiyenin en büyük Ofis mobilyaları üreticisi Detay Ofis, sunduğu yenilikçi ürünleriyle hem işi kolaylaştırıyor hem de ergonomi sağlıyor. Detay Ofisin ürettiği Omega Ofis koltukları, yükseklik ayarı yapılabilen kolları ve ayarlanabilir bel desteği sayesinde beli kavrıyor ve hareketli sırt laması istenilen yüksekliğe ayarlanıp sırta destek veriyor. Koltuğun döşemesinde yüksek kalitede hava geçirgen ve esnek file malzemesi kullanılıyor.

    İçerik Editörü / Ayla BAYER


      Ofisler Ferahlıyor




    Zamanınızın büyük bir bölümünü geçirdiğimiz mekanlardır ofisler. Neredeyse bütün günümüzü ofiste çalışarak, üreterek geçiririz. Eğer Ofis ortamı bize ilham vermeyen bir ortam ise işlerimizde de verimli olmamız beklenemez. Ofis denildiğinde ilk aklımıza gelen objenin saat olmaması için çalıştığımız mekanı güzelleştirmeliyiz. Çalışma masaları, sandalyeler, koltuklar ve dolaplar en fazla ihtiyaç duyulan ana mobilyalar olmakla beraber ofiste; kullanım rahatlığı, yer tasarrufu ve görsellik olarak da dikkate alınması gereken dekorasyon unsurlarıdır.

      Wood Krom Ayaklı Ahşap Misafir Koltuğu




    Wood Krom Ayaklı Ahşap Misafir Koltuğu Modern tasarım ve görünümü ile göz alıcı yeni bir konuk koltuğunu sizlere takdim ediyoruz.

      İtalya / Milano Kalia Galeri çevre dostu mobilya




    Şirket Ashdod kavşakta bulunan konferans merkezi "trivia" in, Ocak ayı boyunca, 2013 yılı için mobilya çeşitli görüntüler üzerinde duruluyor "Kalia İtalya" yıllık mobilya fuarı, kurulan. Fuar süresince, 100 modeli hakkında olmuştur , Ülkedeki Başkanı ithalatçı, Bay Albert Hsidim ve şirketin Genel Müdür Yardımcısı, Nathalie Ben Himul, Milan yıllık fuar ziyaretleri sırasında çok dikkatli seçilmiş Milan yıllık fuar ziyaretleri sırasında . Nerede Modern oturma ekipleri bu yıl için tüm yenileme dahil seçti. Ekipler açısı, yüksek kafa takımları, tekerlekli sandalye, yerleşik takımları , Rakleinar (yönlendirilebilir koltuk), kanepeler, ve diğerleri. Önceki yıllardan farklı olarak, hangi deri ve metal entegrasyonu dayalı tasarım yaklaşımı oldu. Bu yıl yeni bir şeyler seçmek için olmuştur ve geri dönüşümlü malzemeler kullanarak yeni bir trend bir parçası olarak çevrenin kalitesini korumak için, kumaşın takımları eklendi.

      Konsept çözümlerindeki özgün çizgi




    Mobilyada 1978 yılından bu yana başarıyla sürdürdüğü modern çizgisini bugüne taşıyan Detay Ofis, ofis, ev, bahçe, kafeterya, bar, restoran, salon, konferans ve otel kullanımına yönelik ürünleriyle sektörün önemli oyuncularından biri olmayı sürdürüyor.Dekorasyon uygulamalarında kişiye özel çizgiler yaratarak butik projelere imza atan Detay Ofis, bu yıl özel üretim çalışmalarına ivme kazandırmayı hedefliyor. Mobilyada 1978 yılından bu yana başarıyla sürdürdüğü modern çizgisini bugüne taşıyan firma, ünlü markaların özel koleksiyonları arasından seçtiği modellerinde özgün çizgisini korumaya devam ediyor. Detay Ofis Mobilya’nın konsepti, her dönem tazeliğini koruyacak dinamik tasarımlardan oluşuyor. Ofis, ev, bahçe, kafeterya, bar, restoran, salon, konferans ve otel kullanımına yönelik ürünleri bünyesinde bulunduran markanın ürün gamı, ağırlıklı olarak İtalya’dan geliyor. Firma,VIP serileri, ofis çalışma grupları, bekleme koltukları, sandalyeler, masalar, askılıklar, yataklar, dolaplar, aydınlatma ürünleri ve mekâna özel ürünlerden oluşan ithal tasarımların yanı sıra, kendi imalatı olan proje bazlı ürünleri de müşterilerine sunuyor. Mobilyada, zamansız, yalın ve modern tasarım ürünlerinin seçkin örnekleri Detay Ofisi ile Türkiye’ye ulaşıyor. Detay Ofis, ithal ürün tedariğinin yanı sıra talebe uygun mobilya üretimi de gerçekleştiriyor. İthal ve özel üretim ürünleriyle tüm yaşam projelerinde kısa zamanda ve yaratıcı çözümler sunarak mimarların ve kullanıcıların hayatını kolaylaştıran firma, hizmet verdiği her projede sorumluluğu tamamen paylaşan bir çözüm ortağı olarak hareket ediyor.

      Detay Ofis Mobilya Azerbaycan Bakü mağazası 07 Haziran 2013 Cuma günü açıldı.




    Detay Ofis Mobilya Azerbaycan Bakü mağazası 07 Haziran 2013 Cuma günü açıldı.

    ; Ofis Mobilyası denince akıllara ilk gelen marka Detay Ofis Mobilya Rahatlık ve şıklığı bir arada sunan geniş ürün yelpazesiyle her zaman bir adım önde olmayı başaran Firmamız Azerbaycan Bakü mağazası 07 Haziran 2013 Cuma günü açıldı. Açılışa özel kampanyalar sunan Detay Ofis Mobilya, gün boyu mağazasında aktiviteleri ile de tüketicilere hem alışveriş hem de eğlenceyi bir arada yaşatarak güne damgasını vurdu. Mağazamızda VİP makam takımları, toplantı masaları, karşılama bankoları, yanı sıra oturma grupları, konferans, yönetici ve sekreter koltukları bulabirisiniz. Birbirinden Şık, fonksiyonel ve dekoratif tasarımları ile tüm dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Detay Ofise Hayırlı Olsun Dileklerimizi İleterek İş Hayatında başarılar diliyoruz.

    İçerik Editörü / Ayla BAYER


      Yeni Model Ofis Koltuklarımız mağazamızda sizi bekliyor




    Detay Ofis Mobilya kalitesinden ödün vermeden üretmeye devam etiği Ofis koltukları koleksiyonuna yenilerini daha ekledi. Oldukça rahat , son derece kullanışlı ve omurga dostu ofis koltuklar ile dikkat çekmeye devam eden Detay Ofis Mobilya ürettiği yeni modelleri ile ofisinize renk katmaya devam ediyor. Her zevke ve rahatlığa uygun, ister modern , ister klasik ofis koltuklarını görmek için sizleri mağazalarımıza bekliyoruz.

    Yeni modellerimizi görmek için tıklayın

    Comfort Çalışma Koltuğu / Exist Çalışma Koltuğu / Dies Çalışma Koltuğu / Polen Çalışma Koltuğu / Wale Çalışma Koltuğu


      Detay Ofis Mobilya , Azerbaycan Bakü de açtığı yeni Showroomu ile hizmetinizde




    Türkiyenin lider ofis mobilyaları üreticilerinden Detay Ofis Mobilyaları; Sektörden kazandığını, yine sektöre yatırım yapma ilkesi çerçevesinde, Bahçeşehir Fabrika Showroom, Masko Showroom, Ankara Siteler Showroomlarından sonra, satış ağına Azerbaycan Bakü halkasını da ekleyerek, kendi bünyesinden yurtdışındaki direkt nihai tüketiciye ulaşma bağlamında ilk adımını da atmıştır. Azerbaycan genelinde, kalitesi ve marka garantisi bilinen ve de bayiileri kanalı ile tercih edilen Detay Ofis Mobilyaları, Bakü Showroomunda kendi üretmiş olduğu ürünlerin satışı ve lansmanı yanı sıra, her türlü ofis proje ve tefrişat işlerinde de hizmet verecektir. Detay Ofis Mobilyaları; Bakü Şubesi ile Sadece Azerbaycan’a değil, başta Türkii Cumhuriyetleri olmak üzere, bütün bölge ülkelerine hizmeti kendine misyon ve yeni hedef olarak belirlemiştir.

     

     

     


      Gönlünüzdeki Renkler, Artık Ofis Koltuklarınızda!




    Ofis mobilyası ve ofis koltukları üretiminde; sektörün öncü ve yön belirleyici firması olan Detay Ofis Mobilyaları, yine bir ilke imza atarak, gönül verdiğiniz takımların forma renginde, fileli ve ergonomik dizaynlı ofis çalışma koltukları, ofis makam koltukları ve de ofis misafir koltukları üretimine başlamıştır. Eliniz İşte, Gönlünüz Tuttuğunuz Takımda Olsun...

    Taraftar koltuk seçeneklerini görmek için Tıklayınız


      Ergonomik ofis koltukları




    Modern ofislerde alanların en verimli şekilde kullanılması, özellikle büyük şehirlerde, hızla artan ofis maliyetlerinin düşürülmesi önemli bir noktadır. Bu amaçla Working Station şeklinde adlandırılan paylaşımcı ofis mobilyaları, özellikle kalabalık ofislerde, tercih edilmektedir.


    Çalışan insanların büyük bir kısmı haftanın en az beş gününü masa başında geçirmekte. Haftada 50 saat oturarak geçirdiğimiz bu süre içinde kullanmakta olduğumuz koltuk, mobilya ve elektronik aletler yaşamımızı ciddi şekilde şekillendirmektedir. Ofis ortamları düzenlenirken estetik, fonksiyon gibi özelliklerin yanı sıra bedensel ve hatta ruh sağlımızı olumlu etkileyecek ürünler seçilmeye başlanmıştır. Özellikle oturulan koltukların ergonomik açıdan sorunsuz olması, kullanılan malzemeleri geri dönüşümlü olması ve de ofislerin gürültü kirliliği yaratmaması, çağdaş ofislerde ön plana çıkmaktadır. Ayrıca çağdaş ofislerde alanların en verimli şekilde kullanılması, özellikle büyük şehirlerde, hızla artan ofis maliyetlerin düşürülmesi önemli bir noktadır. Bu amaçla Working Station şeklinde adlandırılan paylaşımcı ofis mobilyaları, özellikle kalabalık ofislerde, tercih edilmektedir.


    Detay Ofis Mobilya koltukları ergonomik açıdan uyumlu olacak bir şekilde dizayn edilmekte olup, çeşitli mekanizma ve kişisel ayarlar yardımıyla oturum rahatlığı sağlanmaktadır. Kullanılan kumaşların yapısı dahil malzemeler insan sağlını düşünülerek seçilmektedir. Ayrıca  koltuklarımızı siparişlere özel olarak revizyondan geçirerek ürünlerimize göre kişiselleştirmekteyiz. Aynı model koltuklarımızı farklı iş kollarında kullanıldıkları zaman değişik özelliklere sahip olmaları tercih edilmektedir. Yapılan revizyonlar sonucunda kişilerin kullanım şekillerine göre en olumlu oturum ortamı sağlanmaktadır. Ayrıca Çağdaş ofislerde, geçirilen uzun saatler göz önüne alınarak, daha sıcak, ev atmosferine yakın çizgiler, renkler ve malzemeler tercih edilmektedir.


    Ofislerin yalnızca bir çalışma alanı olmaktan çıkarıp birer yaşam alanı olmasına çalışılmaktadır. Önümüzdeki yıllarda da bu eğilimlerin devam edeceği, özellikle çalışma sırasında oturma bozukluklarından kaynaklanan hastalıklardan, bel ve eklem ağrılarından kaçınmak adına koltuk seçimlerinin çok daha dikkatli yapılacakları kanısındayız. Belki alırken biraz daha fazla harcamamız gerekecek ama önlenecek rahatsızlıklar düşünüldüğü zaman doğru yolun bu şekil olduğu anlaşılacaktır.

    Enjoy Ergonomik Fileli Makam Koltuğu

    Omega Fileli Ergonomik Yönetici Koltuğu


      Merhamet Dizisi TV koltuğu Detay Ofisten




    Özgü Namalın baş rolünü oynadığı ve Özgü Namalın evinde yapılan çekimlerde görmüş olduğunuz TV koltuğu Detay Ofis Mobilya tarafından üretilmiştir.
    Toptan ve perakende satışı yapılmaktadır.TV Koltuğu ile ilgilenen müşterilerimiz www.detayofis.com adresinden bilgi alabilirler.
    Deri ve ya kumaş olarak üretmemiz mümkün olup alternatifimiz mevcuttur.

      Detay Ofis Ankara Showroom Satış Mağazamız Açıldı




    İstanbul da 34 yıldır faaliyet gösteren ve 1978 yılında kurulan Detay Ofis Mobilya Fabrikamızın Karacakaya Cad. No:14 Siteler / Ankara adresinde bulunan Showroomumuz hizmetinize açıldı. Mağazamızda Ofis Mobilyaları, Makam Takımları, Bilgisayar ve Toplantı masaları, Bankolar ve Dolapların yanı sıra oturma Grupları, Ofis Kanepeleri, Bekleme Koltukları, Sinema ve Konferans koltuk modelleri de bulabilirsiniz .Ofis ve büro mobilyaları konusunda her türlü rahatlığı ve konforu düşünerek tasarlanmış mobilyalar avantajlı fiyatları ile de dikkat çekiyor. Geniş ürün yelpazesine sahip Ankara Showroom mağazamızda siz değerli müşterilerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız.

     

     

     

    Fotoğraf&İçerik Editörü / Ayla BAYER


      Designers




    Başarılı iç mimari projeleri ile müşterilerimize ulaşmış olan Detay Ofis Mobilya, çalışmalarında görsellik kadar teknik prensiplere de özen göstermektedir. Gelişmiş teknolojinin takipçisi olarak uzman iç mimarlar tarafından ortaya çıkarılan mimari projeler Firmaların, Devlet Dairelerin, Emniyet Müdürlüklerin, Belediyelerin, Üniversiteler vb gibi alanlarda kullanılan ofis mobilyaları bir çok sektörü ön plana çıkarmıştır. Çalışma yaptığı sektörlerin yapılarına uyum sağlayacak modern ofis tasarımları ile kalite, lüks, estetik, ergonomi ve optimalliği ön planda tutmayı hedeflemektedir. Firmamız İç mimari projelerini oluştururken belirli ilkelere dikkat ederek, trend , dekorasyon ve estetiği göz önünde bulundurarak müşterilerimiz için en uygun ve doğru tasarımları sunmaktadır.

    Designers

    Bayram ÇEVİK

    Tuncay NARLI

    Duygu GÜREL

    Levent ERKÖK

    Mehmet Fehmi BİLGE

    Murat KUZGUN

    İçerik Editörü / Ayla BAYER


      Koza Holding Genel Merkez ofis tefrişatı




    Koza merkez holding 600m2 kullanım alanına sahip 300 çalışanına göre 3 bölüm olarak tasarlanmıştır.Giriş ve müracat alanı iç bahçeler,ofisler,tasarım stüdyoları ve yemekhane. Yatay bir gökdelen olarak 200 metre uzunluğunda ve fonksiyonel olarak tasarlanmıştır. Yoğun olarak liner aydınlatma kullanılıp koridorda rahat sofistik bir sürekli ışık duygusu getirilmiştir. Yönetici katında üstü merdivenler ile bağlanan karşılama bölümü yapılmıştır.Yönetim katında 9 metre uzunluğunda yönetici asistanı masası tasarlanmıştır.

      Ortageç,giderek bir ürün gösterimi olmaktan çıkarak ,tema ve konsept odaklı bir iletişim platformuna dönüşüyor.




    Geride bıraktığımız 23, 27 Ekim 2012 tarihleri arasında gerçekleşen dünyanın önde gelen ORGATEC Ofis Mobilyaları ve Tasarım Fuarı, modern çalışma alanlarına yönelik her türlü ayrıntıyı yakalayarak, Almanya nın Köln kentini bir kez daha küresel sektörün buluşma noktasına dönüştürdü. Ofis ve tesis alanında öncü konumunda olan bu uluslararası ticaret platformunda bu yılki etkinliğin içeriği, modern çalışma dünyasının tüm gerekliliklerini kapsıyor. Katılımcılar fuarda sundukları çözümler ile iyi planlanmış çalışma alanlarının, mutluluk ve yaratıcılık açısından çalışanlar üzerindeki etkilerinin önemini ve süreç içinde bunun, şirketlerin verimliliğini ve üretkenliğini nasıl artırabileceğini göstermeyi hedefledi. Etkinliğin destekleyici programı, bu yıl uluslararası odakları daha da güçlendirerek, dünyanın her tarafından uygulanabilir örneklerle birlikte güncel eğilim ve gelişmelere odaklandı. Ofis mobilyası sektörü için tartışmasız bir marka haline gelen Orgatec Ofis Mobilyaları ve Tasarım Fuarı giderek bir ürün gösterimi olmaktan çıkarak, tema ve konsept odaklı bir iletişim platformuna dönüşüyor. Ekim ayının sonunda Köln de düzenlenen fuarda  yeni ofis mobilyalarının sadece ergonomik, fonksiyonel olmakla kalmayarak, iş yerleri ve çalışma ortamlarında yüksek yaşam standartları sağlamaya yönelik olarak tasarlandıklarını bir kez daha gördük.

    Uluslararası arenada bir trend setter


    ORGATEC sadece iş kontaklarının oluşturulduğu bir ticari platform olarak değil, aynı zamanda ofis mobilyası sektöründe yeni ürünlerin sunumlarında trend belirleyici bir organizasyon olarak rol oynuyor. Tasarım bu yıl da her zamanki gibi ürün yeniliklerinde çok önemli bir rol oynadı ORGATEC Fuarı nda. 21. yüzyılın ilk on yılını geride bıraktığımız yıllarda ofis mobilyaları ve donanımı, mobil, esnek ve ergonomik özellikleriyle öne çıkıyor. Ayrıca geleceğin değişen ve gelişen gereksinimlerine adapte olabilen çalışma ortamlarında giderek artan bir eğilim var. Yıllar geçtikçe sistem bileşenlerinin eklemlenebildiği modüler mobilyalarıyla yeni çalışma ortamları, sürekli olarak değişen ofis çevresine uyun sağlayacak şekilde değişim ve dönüşüme uğruyor.

    Modern çalışma alanları

    Modern çalışma dünyasının tüm gereksinimleri, yükselen dinamizm ve küresellik, hızlı teknolojik gelişmeler, değişken iletişim yapıları ve tüm bunlar kadar önemli sayılan demografik değişimler ile karakterize ediliyor. Modern çalışma alanları uzun vadede rekabetçi olmayı amaçlayan şirketlere yönelik en uygun koşulları oluşturmak üzere tasarlanırken, bu değişimleri hesaba katmak bir zorunluluk olarak öne çıkıyor. ORGATEC 2012 de yer alan destekleyici iletişim programı bu temaları tüm detayları ile ele aldı. Köln sergi salonları arasında merkezi bir bağlantı noktası konumunda bulunan ORGATEC Bulvarı nda, fuarın odak noktasını oluşturan modern çalışma alanları teması mimari bir sunum ile uygulamaya döküldü. Bu bağlantı noktasında, Modern Çalışma Alanları başlığı altındaki duygusal tasarım, esnek-dinamik çalışma alanları ile eşzamanlı olarak hissedilen, huzur ve rahatlama ihtiyacı arasındaki gerilimi ortaya koyuyordu. Ancak Bulvar sadece ilham kaynağı olacak sanatsal bir alan olarak tasarlanmamış olup, barındırdığı çeşitli iletişim bölgeleri ve dinlenme alanları ile aynı zamanda katılımcı ve konuklara sektör içinde canlı, teşvik edici bir diyalog alanı da sunuyordu. Bu nedenle, ORGATEC 2012 nin iletişim ağı açısından merkezi bir konumda bulunduğunu ileri sürmek mümkün. Toplum bir dönüşüm içerisinde. Bu süreçte yeni ara yüzler, yeni ürün gereksinimleri ve pazarlamaya yönelik yeni bakış açılan doğuyor. Bir taraftan hızlı yaşam şekli, hareket hızı ve teknolojik değişimler, diğer taraftan ise kalıcı değerler ve kişisel gelişime yönelik istekler, ofis yaşamındaki gereksinimleri ve ilkeleri değiştiriyor. Oteller, restoranlar, mağazalar ve iş alanları çağın eğilimini yansıtıyorlar.

    Sürdürülebilirlik bir lüks değil


    Ferdinand Holzmann Verlag tarafından hazırlanan Eğilimler 2012 çalışmasında altı çizilen bakış açısı şöyle: Tüketici artık eko kavramını bazı durumlardan vazgeçmek olarak algılamıyor. Bireyselliğin pahalı olmaması gerektiği yaklaşımı ile birlikte sürdürülebilirliğin de lüks olabileceği görüşü yaygınlaşıyor. İletişim ve bilgi alanındaki teknolojik gelişmeler, doğallık ve orijinallik kavramları ile el ele ilerliyor. Lüks anlayışı sürdürülebilir üretimi dışlamıyor, bunun tam aksine, özel üretilen ürünler, sürdürülebilir tanımıyla daha da değer kazanıyor.

    Yeşil sorumluluk


    Sürdürülebilirlik sektörde belirleyici bir rol de üstleniyor. Sosyal ve ekolojik sorumluluk kriteri, sayıları her geçen gün artan bir tüketici kitlesi tarafından giderek daha da önemsenmeye başlamış durumda. Kaynakları korumak, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik sadece otel, restoran ve yiyecek- içecek endüstrisi için etkili bir çözüm yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda donanım sektörü, yeni aydınlatma konseptleri, verimli cihazlar ve geri dönüşüm sistemleri ile birlikte geniş ofis ve işyerleri için, ciddi boyutlarda tasarruf potansiyeli sunuyor.

    Lüks artık demokratikleşiyor


    Son yıllarda pek çok kamusal alan gibi havalimanları da, mobilya üreticileri ve tasarımcılar için yeni bir alan sunuyor. Dünyanın her yerinde havaalanlarının gerçek birer wellness vahasına dönüştüğünü söylemek mümkün; nitekim büyük uluslararası havaalanları uzun bir süredir kendilerini sadece yolcuların ve bagajlarının uçuş işlemlerinin yerine getirildiği mekanlar olarak görmeyi bırakmış durumdalar. Aksine, yeni eklenen lüks dinlenme tesisleri ile bekleme alanlarına eğlence ve konfor getiriyorlar.
    işkolikler için yaratılan yeni dinlenme ve rahatlama alanlarında spa, masaj gibi wellness paketleri öne çıkıyor. Wellness sektörü de bu yeni eğilimi keşfetmiş durumda...
    Sonuç olarak; tüm kıtalar üzerinde, havaalanı spa ları ve lounge ları adeta mantar gibi çoğalıyor... Dubai den Viyana ya, Hong Kong dan Seattle a kadar tüm uçuş aralarında misafirler rahatlama ve güzellik seansları için randevu ile hizmet alabiliyorlar. Bedensel ve duyusal açıdan iyi hissetme yönündeki bu yeni eğilime karşılık gelen Well Being, uluslararası alanda tanınmış bir trend araştırmacısı olan Li Edelkoort tarafından özetlenmiş.
    Küreselleşme için Edelkoort; lüksün demokratikleşmesi öngörüsünde bulunuyor.
    Bu bağlamda, sağlık, ekoloji ve kişisel zindelik, çalışma alanlarının üst sıralarında yer alıyor. Bu ihtiyaç, kamusal alanlar ve tesisler için de geçerli. Bu nedenle sağlık teması ofis ve dinlenme alanı tasarımında artan bir role sahip. Mekan akustiği, ses yalıtımı, ergonomi, havalandırma ve aydınlatma alanındaki heyecan verici yenilikler, bu durumun başarılı örnekleri olarak sunuluyor. Tüm araştırma grupları sağlıklı ve yüksek verimli çalışanlar için gün boyu rahatlık ve konfor sağlayan ürünler ve konseptler üzerine çalışıyorlar. Mimari ve mobilya tasarımları sıklıkla birlikte ele alınıyor ve artan bir şekilde sistemik yaklaşımlara odaklanıyor. Gelecek için, bu önemli temaları ele alan ORGATEC 2012, modern çalışma alanlarının dekorasyonuna yönelik planlamacılar, tasarımcılar ve kullanıcılara yönelik güncel çözümler ile heyecan verici ve teşvik edici sayısız yenilik sunmaya devam etti bu yıl da…

    Tasarım rekabeti yükselişte


    Giderek daha fazla ürün ve firmanın rekabetine sahne olan günümüzün küresel pazarında firmalar, kendi ürünlerini rakip ürünler arasında öne çıkarmak için yeni yöntemler geliştiriyor. Tasarım, bir ürünün diğerleri arasında öne çıkmasını sağlayan kriterler arasında, fiyat kaliteyi çoktan geride bırakmış durumda. Zira artık kalite, bir ürünün satılabilmesi için olmazsa olmaz bir koşul. Fiyat ise, kalite ile bağlantılı olarak standartlaşan bir unsur.
    Bu yeni gelişmeler ekseninde firmalara çok güçlü bir rekabet üstünlüğü sağlayan endüstri tasarımı, günümüzde belirli yöntemlerin kullanıldığı çok geniş bir yaratıcılık ortamı olarak kabul ediliyor.
    Uzun süren tasarım çalışmaları sonunda ortaya çıkarılan yeni ürünle kullanıcıya verilen mesajlar, yeni ürünün bu yönüyle kullanıcıya sağladığı tatmin ve ürünle kullanıcı arasındaki bu önemli ilişkiyi en doğru biçimde kurgulayan yaratıcılık, tasarımın en önemli özelliklerini oluşturuyor.
    Tasarımcının tasarımını gerçekleştirirken bilinçli olarak yararlanabileceği birçok kaynak mevcut. Bunların başında kendini geliştirme çabası ve kişisel deneyimler, içinde bulunulan zaman dilimi, ortamları kavrama becerisi ve dünya görüşü geliyor. Bu nedenle tasarımcının her şeyden önce köklü bir genel kültürün yanı sıra, çağdaş yaşamın tüm verilerine açık olması gerekiyor.


      Farklılaşan önerilerle vay canına etkisi




    ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü, eğitim projelerini sistematik olarak firmalarla işbirliği içinde yürütmekte olan ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü, 2011-2012 akademik yılı güz döneminde dördüncü sınıf öğrencileriyle yürütülen ofis bekleme koltuğu projesinde Ofis Mobilyaları Sanayi ve İş Adamları Derneği, OMSİAD ile işbirliği yapıldı. OMSI AD, ofis mobilyaları sektöründe faaliyet gösteren Türk firmalarının üye olduğu bir örgüt. Derneğin yaklaşık 72 üyesi bulunuyor. OMSIAD işbirliğiyle yürütülen bu projenin amacı ofis oturma birimi tasarlamak. Projede, günümüz malzeme ve üretim yöntemlerinin olanakları dahilinde üretilebilecek, dolayısıyla OMSİAD üyelerine yeni ürün serileri yaratma olanağı tanıyabilecek tasarım önerileri geliştirmeye önem verildi. Öğrenciler hayranlık duygusu (vay canına etkisi) yaratabilecek tasarım önerileri geliştirmeye yönlendirildi. Böylelikle tasarımların mevcutlarından olumlu derecede farklılaşması sağlandı. Tasarım önerileri arasından oluşturduğumuz seçki, başlangıçta verilen proje tanımına çözüm olarak sunulan oldukça farklı yaklaşımları içermekte. Bu sonuç oldukça tatmin edici, nitekim OMSİADa üye firmalar bu önerileri farklı şekillerde kullanabiliyor. Hatta bu öneriler yeni ürün serileri için bir başlangıç noktası veya mevcut ürünlere yeni detaylar geliştirmek için ilham kaynağı olabilecek projelerle sonuçlandığını söyleyebiliriz.

      Detay Ofis, yeni yıla yeni ürünlerle girmeyi planlıyor




    Detay Ofis firma ortağı Caner Öztürk, öncelikli hedeflerinin daha kaliteli ve daha sorunsuz ürün imal etmek olduğunu ifade etti. İSTANBUL - Kuruldukları günden beri gelişerek, sektörde marka olma amacına ulaşmış bir firma haline geldiklerini söyleyen Detay Ofis firma ortağı Caner Öztürk, öncelikli hedeflerinin daha kaliteli ve daha sorunsuz ürün imal etmek olduğunu ifade etti. 2013 yılı başında yeni modern ve klasik ofis makam takımları modellerini görücüye çıkaracaklarını bildiren Öztürk, bunların yanı sıra yönetici ve personel çalışma masası grupları ile ilgili yeni çalışmalarının da aralıksız sürdüğünü açıkladı. Ofis koltukları konusunda da faaliyet içinde bulunduklarını aktaran Öztürk, önümüzdeki dönem için yeni tasarımlar konusunda ciddi bir çalışma içinde oldukları haberini verdi. Detay Ofisin tasarlayıp ürettiği yeni modeller ve yapmış olduğu proje çalışmaları neticesinde 2012 yılını yoğun ve olumlu geçirdiğinden bahseden Öztürk, Yoğun sipariş talepleri sonucunda kalifiye çalışan sayısını yüzde 25 oranında artırarak, çalışan istihdamı konusunda da ofis mobilyası sektörüne ve ekonomiye önemli derecede katkıda bulunduk. 2013 yılında ise öncelik vereceğimiz nokta, dünyanın muhtelif kesimlerinde daha fazla ihracat yapabileceğimiz yeni pazarlar araştırmak ve yurtdışı proje bazlı çalışmalar yapmak olacak. İç piyasada ise, ürün gamımızı artırarak daha farklı kitlelere ulaşmak olacak dedi. Öztürk, proje ve standart ürün ihracatlarının Avrupa, Ortadoğu ve Türk cumhuriyetlerine aralıksız bir şekilde devam ettiğini de dile getirdi. Makine ve insana yatırım Üretim hususunda mevcut olan en son teknolojiyi takip ettiklerini vurgulayan Caner Öztürk, Bizim için en iyi ve olumlu yatırım, makine parkı ve insana yapılan yatırımdır. Biz de buradan yola çıkarak, makine parkımızı büyüterek ve çalışan sayımızı artırarak sektöre de katkıda bulunuyoruz. Türkiyede birçok kurumsal firma ve kurumlara, yaptığı özgün tasarımlı projelerle hayat veren firmamız, ileriye yönelik attığı adımlarla sektörün büyümesine katkıda bulunmaktadır diye konuştu. 1978 yılında marangoz atölyesinde başladıkları mobilya üretimlerini bugün 15 bin metrekare alanda Türkiye ve dünya geneli bayi ağı ile yaptıklarını kaydeden Caner Öztürk, Genel üretim hattımızda cilalı ahşap makam takımları, melamin çalışma masaları, banko mobilyalar ve ofis koltukları üretilmektedir. 120 çalışanımızın imzasının bulunduğu hattımızda ISO:9001 ve TSE belgeli üretim yapılmaktadır diye konuştu. Sektördeki sorunların fazla olmasından yakınan Caner Öztürk, şöyle devam etti: Başlıca problemlerden birisi hammadde sıkıntısı. Hammadde fiyatlarının sürekli artması ve değişkenlik göstermesi bizleri zor durumda bırakıyor. Satış ve hammadde alımı konusunda yaşadığımız en büyük sıkıntı ise yüzde 18lik KDV oranı. Hem üretici firmalar, hem de satış ile alakalı firmalar, bu konuda oldukça mağdur olmaktadır. Sektörün geneli için pek parlak bir yıl olmamasına rağmen 2012nin kendileri için oldukça iyi geçtiğine işaret eden Öztürk, Her sektörde olduğu gibi yenilikleri ve teknolojiyi takip etmeyen firmaların konuları ile alakalı aşama kaydetmeleri mümkün değildir. Detay Ofis, gerek üretimi ile gerekse satış ağı ile teknoloji ve çağın bütün gereklerini yerine getirerek, sektörün lokomotiflerinden biri olmaya devam etmektedir şeklinde konuştu. Kaynak:kobiden.com

      Türk Ofis Mobilya Sektörü ile İlgili Bazı Bilgiler




    Ciro Kapasitesi 2003 yılında sektörün toplam ciro kapasitesi 690 milyon dolar olarak gerçekleşirken, OMSİADa üye firmaların toplam ciro kapasitesi ise 255 milyon dolar oldu. İstihdam Yaklaşık 16 bin firmanın faaliyet gösterdiği ofis mobilyaları sektöründe 200 bin ile 240 bin arasında kişi istihdam ediliyor. Sektörün Durumu KOBİlerve aile şirketleri olarak faaliyetlerini sürdüren Türkiyedeki ofis mobilya sektörü son 30 yıl içinde büyük bir gelişim gösterdi; ülkemizde en son teknolojiyi kullanıp AR-GE çalışmalarına önem vererek yıllar içinde, yurtiçi ve yurtdışı pazarlarda ağırlığını hissettirdi. Sektör, yakaladığı üretim kapasitesi, kalite, kullandığı teknoloji, müşteri memnuniyeti ve AR-GE çalışmaları ile yurtiçi ve yurtdışında pazar payını artırmaya çalışırken, yaptığı ihracat cirosu ile ülke ekonomisine katma değer kazandırıyor. İhracat Ofis mobilyaları sektörü, Avrupa ülkeleri ağırlıklı olmak üzere Almanya, İtalya, Fransa, Danimarka, Belçika, İsveç, Yunanistan ve İsrail gibi ülkelere ihracat yapıyor. Dünyadaki gelişmelere paralel olarak yeni pazar arayışını sürdüren sektör, Ortadoğu, Kuzey ve Orta Afrika ve Türki cumhuriyetlere yönelik pazarları yakından takip ediyor. Sektör 2001 yılında toplam 67 milyon dolar ihracat yaparken, OMSİAD üyelerinin ihracatı 15 milyon dolar olarak gerçekleşti. 2002 yılında 117 milyon dolara çıkan ihracatta, OMSİAD üyelerinin payı 90 milyon dolar oldu. 2003 yılında ise ihracat 2002ye göre %55 gibi yüksek bir oranda artarak 231 milyon dolara ulaştı. Sektör, 2004 yılında 210 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. İthalat 2002 yılında, toplam 80 milyon dolar ithalat yapılan sektörde, OMSİAD üyeleri 30 milyon dolar ithalat gerçekleştirdi. 2004 yılında ise ithalat oranı 95 milyon dolara yükseldi. Sektörün başlıca ithalat pazarları, Almanya, Fransa, Hollanda, ABD, İtalya, İsveç, İtalya ve İspanya. Dış Ticaret Sektörel dış ticaret şirketlerinin kurulmasının teşvik edilmesi; rekabet gücünün artırılmasının yanı sıra, teknik ve ekonomik güçlerin birleştirilerek dış pazarlara açılma, dış ticarette uzmanlaşma ve teknik konulara uyma imkânları yaratıyor. Mobilya sektöründe önde gelen ülkelerden tasarım hizmetinin satın alınması ya da kiralanması sektöre yeni boyutlar kazandırabilir. Teknoloji Türkiyenin coğrafik özellikleri nedeniyle Avrupaya, Ortadoğuya ve diğer ülkelere yakın olması ofis mobilyaları sektörüne avantajlı bir konum sunuyor. Küreselleşen dünyada yerini belirleyen Türkiye, bu konuda dünya sıralamalarına girecek tesislere sahip. Kalite bilinci gelişen ve dünya devleri arasına girmeyi hedefleyen sektörün, bu hedefler doğrultusunda birlik ve beraberlik içinde güçlü bir dernek çatısı altında birleşmesi önem taşıyor. Sorunlar Ofis mobilya sektörü, 2004 yılında, Türkiye ekonomisine paralel gelişmeler gösterdi. Ofis mobilyaları sektöründe finansman, hammadde ve yan sanayi mamulleri temini, nitelikli eleman eksikliği, geri teknoloji ve düşük verimlilik,tasarım bilinçliliği eksikliği, standart üretimin olmayışı, AR-GEde yetersizlik ve enerjideki pahalılık en önemli sorunlar olarak gösterilebilir. Bunlar diğer sayfalarda daha ayrıntılı olarak tek tek ele alınacaktır. Sektörde yer alan büyük ölçekli firmalar çoğunlukla bu sorunları çözmektedir. Ancak vergi, sigorta, enerji fiyatları ve aşırı faizler gibi ana sorunlar devam etmekte. Ofis mobilyası ithalatında yaşanan işletme sermayesi sıkıntısı, hammadde temininde yaşanan güçlükler, dış pazarlardaki rekabetlerden kaynaklanan vadeli satışlarda finans sorunu, yetişmiş teknik personelin sektörde yeterince bulunmaması, kayıt dışı ekonominin önlenememesi , Eximbank kredilerinin daha çok yabancı firmalar ile yurtdışında iş yapanların lehine kullanılması ve yabancı firmalara verilen teşvikler gibi sorunları, 2005 yılında mobilya sektörünün aşacağına kesin gözüyle bakılıyor. Tasarım Bilinci Eksikliği Dünya pazarlarına açılma konusunda kısa zamanda büyük gelişmeler kaydeden Türk ofis mobilya sektörü, mobilya tasarımıyla ilgili sıkıntıları üniversitelerle işbirliği yaparak ve düzenlenen tasarım yarışmaları ile yetenekli gençleri teşvik ederek çözmesiyle Türk ofis mobilya sanayiinin yurtdışı pazarlarda etkinliğini artırması bekleniyor. Haksız Rekabet Sektörde, Uzakdoğu kaynaklı ürünler haksız rekabeti artırıyor. Uzakdoğu mobilyalarının ucuz olmalarına rağmen kalitesiz olması sektörü zorlayarak yaratılan istihdamı riske atıyor. Mobilya sektörünün desteklenmesini bekleyen üreticiler, dışarıdan gelen kalitesiz ürünler konusunda önlem alınmasını istiyorlar. Atıl Kapasite Ciddi bir yapılanma içinde olan sektörde bugün atıl kapasite sorun yaratıyor. Türkiyedeki sığ pazardan dolayı kapasiteleri doldurmakta zorluk çeken firmalar, Irak, Afganistan ve Afrika ülkeleri gibi hedef pazarlardaki yapılanmaları yakından takip ediyorlar. Kalifiye Eleman Sıkıntısı Nitelikli insan gücünün eğitimi ve ara eleman yetiştirilmesi, teknik konuları takip etmede ve kaliteli üretimin sağlanmasında önem taşıyor. AR-GE Sektörde, AR-GEnin teşvik edilmesi, yeni ürün ve üretim yönetimi ile teknolojiyi geliştirmeye yönelik projelerin uluslararası kurallara uygun olarak desteklenmesi amaçlanıyor. Laboratuvar, tasarım ve çizim çalışmaları,prototip üretimi, pilot tesisin kurulması, deneme üretimi, patent ve lisans çalışmaları ve satış sonrası sorun giderme hizmetleri gibi AR-GE çalışmaları ancak belli bir büyüklüğe erişen firmalar tarafından yapılıyor. Bu kuruluşların çoğalabilmesi için AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi gerekiyor. Kaynak:Dünden bugüne mobilya tasarımı ve teknolojisi kitabı.

      Türk Ofis Mobilya Sektörünün Analizi




    Ofis Mobilya Sektörü, Türkiyede son yıllarda en büyük atılımı yapan sektörlerden biri olurken, ekonomik krizler nedeniyle iç pazardaki sıkışıklık yüzünden ihracat çok önemli bir yer tutmakta. Teknoloji, tasarım ve kalite olarak kendini kanıtlayan ve yaklaşık 100 ülkeye ihracat gerçekleştiren sektör Avrupada ilk beş, dünyada ise ilk yedi arasına girmeyi başardı. Avrupa Büro Mobilyaları Birliğine 17. üye olarak giren Türk ofis mobilyaları sektörü, zamanla topluluk içinde oldukça önemli bir prestij elde etti. Türk ofis mobilya sektörü, dünya pazarlarında kendisine yer bulmuş, bu arenada birçok rakibini geride bırakmış, bununla da yetinmeyip kalitesiyle birlikte teknolojisini yenilemiş bir konumda bulunuyor. En son ve en genç teknolojiye sahip olan sektörümüz, bugün dünya pazarlarında gerçekten iyi işler yapıyor. Bundan sonra da sektör hedeflerini büyütecektir. Sektör B ve A grubu kategorilerinde üretim gerçekleştirme hedefi içindedir. Burada sayı olarak az, ama katma değeri yüksek üretim hedefleniyor. Çünkü en büyük sıkıntılarımızdan biri navlunlar. Bunu göz ardı edemeyeceğimiz için B ve A grubu üretime önem veriyoruz. Dünyada ofis mobilyaları 120 milyar dolarlık pazara sahip. Bundan bir iki sene öncesine kadar İtalya ve ABDnin elinde tuttuğu pazarda, bu payı % 13lere çıkaran Çin lider durumda. Arkasından İtalya geliyor. Türk ofis mobilya sektörü ise dünya pazarında ilk üçü zorluyor. Küreselleşen dünyada sektörün, Avrupa Birliği piyasasındaki rekabette istenilen seviyelere ulaşabilmesi için; yurt içinde olduğu kadar yurtdışı satışlarda hedef pazarların belirlenmesi, uygun ürün grubunun saptanması, tanıtım ve pazarlamada devlet desteğinin önemli bir rolü bulunuyor. Sektörde firmalar, ofislerin yanı sıra, hastaneler, okullar, kreşler, üniversiteler, restoranlar, oteller, sanayi kuruluşları gibi çok büyük bir alana hitap ediyor. Böylece pazarın hacmi de büyüyor. Bugün dünya ofis mobilya sektöründe ciddi bir pazar daralması yaşanıyor. Bunların içinde sektörün en hareketli ülkelerinden İtalyada üretim ve satış pazarı % 20lerde sabitlenmiş durumda. İngilterede bu daralma % 30lara çıkarken, Almanyada % 29larda seyrediyor. Daralan ofis mobilya pazarının Türkiyeyi de etkileyeceği düşünülürken, sektör olarak iyi bir manevra ile bu durumdan fazla etkilenmedik. Dünya pazarlarındaki daralma ekonomiye endeksliydi. Ofis mobilya sektöründeki hareketlilik veya durgunluk dünya ekonomisindeki barometre olarak değerlendiriliyor. Yeni bir yatırım, yeni bir ofis anlamına gelir. Daralmanın ana nedeni yeni yatırımların ve şirket oluşumlarının olmamasından kaynaklanıyor. Bunun 2010lara kadar süreceği söyleniyor. Bu piyasalardaki durgunluğu yaşamayan sektörümüz elbette diğer ülkeler gibi önümüzdeki dönemde daralmayı yaşayacaktır. Birçok sektörde devletimizin fonlarla korumacılık yaptığı görülüyor, ama nedense mobilya sektörüne böyle bir çalışma yapılmıyor. Bu çalışmaların yapılması gerekiyor. Bugün, Uzakdoğu mobilyasının çok ucuz olmasının yanı sıra kalitesiz olduğu gözden kaçırılıyor ve yaratılan istihdam riske atılıyor. Türkiyede tekstilden sonra en çok istihdam yaratan mobilya sektörü desteklenmelidir. Biz bu destekleri parasal olarak istemiyoruz. Ancak, dışarıdan gelen son derece sağlıksız ve kalitesiz ürünlerin ülkemize girmesine engel olunmasını istiyoruz. Sektörde, AR-GEnin teşvik edilmesini, yeni ürün ve üretim yönetimi ile teknolojiyi geliştirmeye yönelik projelerin uluslararası kurallara uygun olarak desteklenmesini amaçlıyoruz. Sektörde laboratuvar, tasarım ve çizim çalışmaları, prototip üretimi, patent ve lisans çalışmaları ve satış sonrası sorun giderme hizmetleri gibi AR-GE çalışmaları ancak belli bir büyüklüğe erişen firmalar tarafından yapılıyor. Bu kuruluşların çoğalabilmesi için AR-GE faaliyetlerinin desteklenmesi gerekiyor. Sektörel dış ticaret şirketlerinin kurulmasının teşvik edilmesi, rekabet gücünün artırılmasının yanı sıra, teknik ve ekonomik güçlerin birleştirilerek dış pazarlara açılma, dış ticarette uzmanlaşma ve teknik konulara uyma imkânları yaratıyor. Mobilya sektöründe önde gelen ülkelerden tasarım hizmetinin satın alınması ya da kiralanması yoluyla sektörümüze yeni boyutlar kazandırmak mümkündür. Nitelikli insan gücünün eğitimi ve ara eleman yetiştirilmesinin, teknik konuları takip etmede ve kaliteli üretimin sağlanmasında önem taşıdığı göz önünde tutulmalıdır. Kaynak:Dünden bugüne mobilya tasarımı ve teknolojisi kitabı.

      İyi Bir Ofis Koltuğu İçin Kriterler




    Peki, iyi bir ofis koltuğu için kriterler nedir?

    Amaca uygunluk (Örn. Kullanıcının üstlendiği görevi rahat ve verimli bir şekilde yapmasına imkân vermeli.)

    • İnsanların farklı beden ve ağırlıklarının koltukla uyum içinde olmasını sağlamalı.
    • Gövdenin rahat bir duruş içinde kalabilmesini desteklemeli.
    • Oturanın özgürce hareket edebilmesini sağlamalı.
    • Workstation ile; özellikle de çalışma yüzeyinin yüksekliği ve mobilya ile cihazların tasarımıyla uyumlu olmalı.

     

    İyi bir ofis koltuğu nedir?

    Tüm iyi ofis koltukları, en azından aşağıdaki özelliklere sahip olmalıdır:

    • Gaz silindir yükseklik ayarı (100 kg. üzerindeki insanlar için daha özel talepler gerekebilir.)
    • Yerde süzülerek giden tekerlekli beş ayaklı yıldız şeklinde sabit kaide.
    • Sırtın orta ve alt kısmını desteklemek için uygun beden ve biçime sahip bir arkalık (kol veya omuz hareketlerini sınırlamamalı).
    • İş gerektiriyorsa, kolluğa eklenecek kolaylık.

    Görev koltuk seçimini nasıl etkiler?

    İş ortamında koltuk tek başına dikkate alınamaz. Daima yazı yazma yüzeyi (çalışma masası) ile birlikte düşünülür; çünkü koltuk hem çalışma grubunun yüksekliğine hem de kullanıcının ihtiyacına uygun olmalıdır. Ergonomik ve rahat oturuş, kişinin oturarak yaptığı işe bağlıdır.

    İçerik Editörü / Ayla BAYER


      Ergonomik Ofis Koltukları




    Detay Ofis Mobilyanın ,Ofis Koltukları koleksiyonunda yer alan ergonomik koltuk modelleri rahat ve ergonomik oturuş sağlıyor.Modern görünümü ve formu ile ofislerin tüm beklentilerini karşılıyor.

      Tekdüzelikten sıyrılın





    Modern çalışma mekanlarının ihtiyacına uygun, esnek ve konforlu ürünler sunan Detay Ofis Mobilya renkli bekleme koltuk ve kanepeleriyle ofislere canlılık ve enerji katıyor.

      Mobilyanın en önemli unsuru olarak form




    Mobilya tasarımında form birincil önemde bir unsurdur. Fonksiyon ve estetik formda vücut bulur. Ürünlerin ilk izlenimleri form aracılığıyla gerçekleşir. Doku ve rengin seçiminden önce formun his dünyamıza gönderdiği sinyaller tasarımcılar tarafından planlanır. Teknolojiye yatırımın yükseldiği , ekonominin çizgisi pozitif olduğu dönemlerde mobilya formlarının evrim süreçleri hızlanır. Birkaç basamak birden çıkılır. Şaşırtıcı, etkileyici ve dönemini nitelendiren formlar mobilya tarihine geçerler. Ar-ge çalışmalarına yapılan teknoloji yatırımlarıyla sandalyeler hafifler, masalar incelir, kanepeler istenilen oturma beklentilerine göre elektronik sistemlerle form değiştirirler, tv sistemleri çok fonksiyonlu hale gelirler. Cesur olup, birbirinden farklı formları kombinlemekten çekinmemeliyiz. Tasarımda işlevsellikle yarışan formlar tasarımcıların hayal güçleriyle birleşerek bizlerle buluşuyor. Doku, Desen ve rengin tamamlayıcısı olan form, yuvarlak hatlar ve yumuşak çizgilerden biraz uzaklaşarak objektifini daha da netleştirmeye çalışıyor. Formların modernist çizgisinin yansımasını revaçta olan grafik desenlerde de görebiliyoruz. Formlar tasarımcıların becerikli ellerinde şekil aldıkça birbirinden farklı karakterlere bürünüyor. Hızına yetişemediğimiz teknoloji, bizi dijital çağdan esinlenen geometrik formlarla haşir neşir edeceğe benziyor. Dik açılar ve net çizgilerle hayat bulan tasarımlar, üzerinde hayat buldukları her malzemeyi de formların peşinde götürüyorlar.

      Almanya Köln Şehrinde Orgatec Ofis Mobilyaları Fuarı Gerçekleşti




    Ofis mobilyaları fuarı Orgatec 23 - 27 Ekim 2012 tarihleri arasında Almanyanın Köln kentinde gerçekleşti. Dünyanın en büyük ofis mobilyası üreticilerinin ve tasarımcılarının buluştuğu fuar büyük ilgi gördü. Mimarlardan iç dekoratörlere kadar birçok sektörde profesyonelliğe yönelik birçok özel etkinliğin de düzenlendiği fuarda, ofis mobilya ve ekipmanlarının yanı sıra akustikten zemine, aydınlatmadan aksesuara, bilişim teknolojilerinden ofis yönetim konseptlerine kadar çağdaş ve modern ofislerin gereksinim duyduğu tüm bileşenler ve bunlara yönelik en son trendler sergilendi.

      Detay Ofis Mobilya Masko Showroom Satış Mağazamız Yenilendi




    İstanbulda 34 yıldır faaliyet gösteren ve 1978 yılında kurulan Detayofis Mobilya Fabrikamızın 3ncü satış mağazası olan ve Masko Mobilyacılar Sitesi 8 A Blok No: 13-15 İkitelli İSTANBUL adresinde bulunan Showroom yenilenen yüzü ile yeniden karşınızda. Mağazamızda Ofis Mobilyaları,Makam Takımları,Bilgisayar ve Toplantı masaları,Bankolar ve Dolapların yanı sıra oturma Grupları, Ofis Kanepeleri,Bekleme Koltukları,Sinema ve Konferans koltukları da bulabilirsiniz.Ofis ve büro mobilyaları konusunda Her türlü rahatlığı ve konforu düşünerek tasarlanmış mobilyalar avantajlı fiyatları ile de dikkat çekiyor. Geniş ürün yelpazesine sahip Masko Showroom mağzamızda siz değerli müşterilerimizi ağırlamaktan büyük mutluluk duyacağız.

      Ofis Mobilyaları Kaliteli Olmalıdır...




    Ofisinize her gün onlarca insan girip çıkıyor. Bu insanları karşılayacağınız ofisiniz, lüks görünümlü ve bir o kadar da konforlu ofis mobilyaları içermelidir. Eğer ofisinizde yıpranmış, görüntü olarak göze hitap etmeyen ve konforu yeterince üst seviyede olmayan ofis mobilyası bulundurur iseniz, bu durum, ofisinize gelen müşterilerinizin gözünde iyi bir izlenim bıraktırmayacaktır. Ofisinize gelen insanların, size daha iyi bir gözle bakması adına, kaliteli ofis mobilyaları satın almanızı şiddetle tavsiye ederiz. Bu konuda sizleri aydınlatacak olan www.detayofis.com web sayfamız ve satış mağazalarımızdan destek alabilirsiniz...

      Ofis Mobilyaları Üreticileri OFFİCE EXPO Fuarı nda Buluştu..




    31 Ocak - 04 Şubat 2012 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezinde gerçekleştirilen Officexpo 3.0fis Mobilyaları Fuarı, ofis mobilyaları sektörünün üreticilerini İstanbulda global alıcılarla buluşturdu. Üniversite ve sanayi işbirliğine ilişkin proje çalışmalarının yanı sıra sektör yeniliklerinin görücüye çıktığı organizasyon yoğun ilgi gördü. Fuarı Orta Doğu, Körfez Ülkeleri, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Avrupadan 1.158 yabancı ziyaretçi ilgi gösterdi. Toplam 21.112 profesyonelin ziyaret ettiği organizasyon, nitelikli yurtdışı ziyaretçisi ile katılımcılarına moral oldu. OFFİCEXPO - İMOB fuarlarının ortak açılışı, İstanbul Valisi Sayın Hüseyin Avni ANIL tarafından gerçekleştirildi. Açılış törenini müteakiben Sayın Vali Officexpoyu gezerek, katılımcı firmaların stantlarını ziyaret ettiler. Ofis mobilyaları sektörü yurtdışı pazar payının amaçlandığı Officexpc Holding kuruluşlarında Fuarcılık tarafından Mobilyaları Sanayici v Derneği desteğinde dü ma alanlarında yeni jenerasyon kullanımı ve bu yöndeki yeni akımlara da ev sahipliği yapan ve yurtdışından büyük ilgi topladı. Nitelikleri alıcılar fuar katılımcılarıyla temas kurdular Fuarın katılımcıları; Suudi Arabistan, Libya, Fas, Lübnan, Irak, Ürdün, italya, Yunanistan, Hindistan, Singapur, ingiltere, İran, Umman, Makedonya ve Arnavutluktan gelen alıcılarla sıcak görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade ettiler. Katılımcılar hedef pazarlardan gelen alıcılarla buluşmanın kendileri ve sektör açısından önem taşıdığını vur¬guladılar. Abu Dhabi merkezli Elit Design & Engineering Consultancy LLC firması da ofis mobilyası üreticileri ile fuarda diyalog kurdu. Organizasyonda; Flekssit, Konfull, Casella, Ersa, Goldsit, Rapido, Panelkon ve R-Designın da aralarında bulunduğu 100ün üzerinde marka yer aldı. FEMB yönetimi OFFICE EXPO fuarını ziyaret etti FEMB-European Federation of Office Furnitureun başkanı ve federasyona üye 18 ülkenin sektör dernek başkanları da Officexpoyu ziyaret etti. Federasyonun yönetim kurulu toplantısı da fuarla eş zamanlı olarak istanbulda yapıldı. FEMB yetkilileri Türk ofis mobilyası sektörünün gücü ve Türkiyenin lokasyonunun büyük bir güç olduğunu ve bir sonraki Officexpoya yurtdışı katılım desteği sağlayacaklarını ifade ettiler. Üreticiler ve tasarımcılar aynı çatı altında... ODTÜ-OMSİAD işbirliğinde Bekleme Koltuğu Projesi, Safari Masası ve Tasarım Meydanı fuarda yapıldı. Safari Masasında tasarımcılar ile firma yetkilileri bir araya getirildi. Bekleme Koltuğu Projesinde yer alan 19 projenin prototipi 11 ayrı firma tarafından üretildi. Proje, ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü 4.sınıf öğrencileri tarafından tasarlandı. Proje ürünleri, tüm aşamalarını yansıtacak bir sergi düzenlemesiyle fuarda yer aldı. Tasarım Meydanında ise mobilya üreticileri, endüstriyel tasarımcılar ve tasarım eğitmenleri tasarlamanın önündeki engelleri ve yaratabileceği fırsatlar tartıştı. Türkiye Endüstriyel Tasarım Öğrencileri Platformu TETÖP çalıştayının da yapıldığı etkinlikler, ofis mobilyaları tasarımı alanındaki çalışmalara yeni bir boyut kazandırdı. Fuar süresince yapılan workshop ve etkinliklere üniversitelerden akademisyenlerin yanı sıra FEMB Başkanı Michelle Falcone, BDIA Başkanı Rudolf Schricker, italyan tasarımcı Claudio Bellini ve tasarımcı Derin Sarıyerin aralarında bulunduğu önemli isimler katıldı.

      Ofislerde 2012 Dekorasyon Trendleri




    Renk, Mobilya, Malzeme, Aydınlatma… Renk hayatta olduğu gibi ofislerde de ferahlık ve tazelik duygusunu sağlamak adına temel unsurların başında geliyor. Modern, çağdaş çalış­ma alanları yaratmada renkler öncelikli öğe. Önceki dönemlerde ofislerde pek de gündemde olmayan beyaz, mekanlara nefes aldırmak için tercih edilen başta gelen renk konumunda. Çalışma ortamını domine etmemesi ve karışıklığa izin vermemesiyle çok iyi bir fon görevi görüyor Bu yıl beyaz dışında antrasit, kahvenin tonları da yine ofis dekorasyonuna hakim renkler olarak ön plana çıkacak. Bu renklerle mekana ağır bir görünüm kazandırıp, birbirinden canlı renklere sahip ufak mobilya elemanlarıyla mekana daha sıcak bir görünüm kata bilirsiniz. Ofislerdeki çalışma ortamlarında doğru renk ve dokuların kullanılması motivas­yonu arttırıyor. Mobilya tasarımlarında işlevsellik, este­tik, kullanıcı odaklı ve her ihtiyacı karşı­lamaya yönelik fonksiyonel çözümler, ofis anlayışına yeni bir boyut kazandır­mayı hedefliyor. Yaratıcı formlar tekdüzeliğe meydan okuyor, dinamik bir ofis ortamı yaratıyor. 2012 yılında mekanlarda aydınlatma tasarımları ön plana çıkarken tasarım­larda sanatsal öğelerin izlerini net bir şekilde göreceğiz. Perde, döşemelik kumaş ve duvar kağıdı gibi ürünlerde sadelik ve doğallık ön plana çıkarken dekorasyonda renk paletlerinin ser­bestçe kullanılacağı bir yıl olacak. Yenilikçiliğin ön plana çıkacağı 2012 yılında doğu ve batı kültürlerinin ürün­leri bir arada kullanılacak. Modern bir anlayışla dekore edilmiş mekanlarda iran ve Hindistan halılarını görebilecek aynı ortam içinde Uzakdoğu kültürüne ait ahşap ürünlere de rastlayacağız. Minimalist dekorasyon anlayışı yerini doğal ahşap malzemeli mobilyalara, day light olarak tabir edilen yerden aydınlatma ürünlerine ve daha önce­sinde tercih edilmesi cesaret isteyen canlı ve zıt renklerin beraber kullanıldı­ğı ortamlara bırakacak. Ofis dekorasyonunda büyük önem taşıyan aydınlatmada günümüz trendi; sarkıt aydınlatmalar ve tavana ankastre kullanılabilen yeni nesil gün ışığı led aydınlatmaları. Işığın doğru tasarlanması çalışanların motivasyonunu pozitif etkiliyor. Her yıl farklı mimari trendlerin benim­sendiği dekorasyon dünyasındaki hızlı değişim, çağımızın gereklilikleri doğ­rultusunda şekillenmeye devam edi­yor. Her ne kadar trendler geçici fikir­lerden ibaret olsa da, gerektiği düzey­de abartılmadan yararlanılması ya da fikir oluşturmada örnek alınması mimarlık adına doğru bir yol. Kısacası bu yıl gerçeklik duygusu veren, sıradanlıktan uzak, seçim özgürlüğü­nün ön planda olduğu mekanlar ortaya çıkacak. Sizler için hazırladığımız ofis mobilyala­rında bu yılın en yeni trendlerini içeren dosyamızı beğeninize sunuyoruz.

      Orgatec 2012 Küresel Sektör Buluşma Noktası




    Dünya çapındaki ofis mobilyaları ve taahhüt işleri sektörü Ekimde Kölnde görücüye çıkıyor. Ana konu, ofis çalışmalarının geleceği üzerine görüşmeler, uluslar arası diya­log ve dünyanın her yerinden uygula­ma örnekleri. Orgatec Uluslararası ofis ve kuruluşlar için ticaret fuarı Kölnde 23-27 Ekim tarihleri arasında, bir kez daha modern çalışma alanları için her şeyin bir araya geldiği küresel sektörün buluşma nok­tası olacak. Ofis ve kuruluşlar için lider uluslar arası iş platformunda, katılımcı sektörden aralarında özellikle pazar lideri ve innovasyon yapan 40 ülkeden 60 üretici firma bekleniyor. Pek çok daha önce katılmış firma ve katılımcı­larla birlikte, Artemide, Assmann, Bert Plantagie, de Sede, Flötotto, InterfaceFLOR, LindnerGroup, Mauser, Mobica, Scandinavian Busi Seating, SchulteElektrotechnik, S Design, Strâhle, tretford ve Wief Hager gibi ilk defa katılan tanı markalar da fuara kayıtlı. Köln Fuar Merkezinin İcra Kurulu Üyesi Katharina C. Hamma Mobilya, aydılatma, zemin, akustik ve medya te lojisindeki son derece kaliteli ve uluslararası bu çeşitlilik dünya çapında dir ve ticari ziyaretçilere profesyonel amaçlı odaların bütünsel tasarımı için yenilikçi yaklaşımlara kapsamlı bir bakış imkanı sağlar.dedi. çerik açısından fuar, modern çalışma dünyasının talepleri ile ilgilidir. Fuar katılımcısı firmalar tarafından, iyi tasar­lanmış çalışma mekanlarının çalışanla­ra nasıl kendilerini iyi hissettirip, onla­rın yaratıcılıklarını artırdığı ve bu süreç­te şirket verimlilik ve üretkenliğini nasıl geliştirdiğini göstermiştir. Etkinlikteki destek programı, bu sene dünyanın her yerinden gelen katılımcıların mevcut trend ve bunların gelişmelerine pratik uygulama örnekleri sergilemesiyle daha güçlü bir uluslar arası odaklanma sağlamıştır.Sektörün temalı fuarı Orgatecin gele­cekle ilgili konular ve çözümler, trend tanımlamaları ve iş ve iletişim kapsa­mında büyük sunumlar yaptığını söy­leyen Hamma Dünyanın her yerindengelen tanınmış katılımcıların açık ilgisi­ni bu kavramın teyidi olarak görüyo­ruz dedi.Muhtemelen Kölndeki katılımcıların yarısından fazlası başka ülkelerden gelecek. Almanyaya en geniş kapsamlı katılım; İtalya, İspanya, Danimarka, isveç ve Türkiyeden yapılıyor. Üreticiler tarafından 105,000 m2 civarındaki brüt sergi alanında uluslar arası çaplı sunum gerçekleştirilecek.

      Endüstriyel Tasarımcılar, Ev ve Ofis Mobilyaları Sektörleri İle Buluştu!




    Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu Derneğinin (ETMK) istanbul Kalkınma Ajansının mali desteği ile yürüttüğü, Endüstriyel Tasarım Tanıtım Ajansı (ETTA) ve Endüstriyel Tasarım Sanal Müzesi (ETSM) projesi kapsamında düzenledi­ği sektörel toplantıların Ev Mobilyaları ile Ofis Mobilyaları konulu sekizinci ve dokuzuncu toplantıları gerçekleşti­rildi. Türkiye ihracatçılar Meclisi Toplantı Salonunda yapılan toplantıla­ra MOSDER, OMSİAD üyesi mobilya sektörlerinin üst düzey yöneticileri ve ETMK üyesi endüstriyel tasarımcılar katıldı. Ev ve Ofis Mobilyaları konulu toplantılarda katılımcıların karşılıklı beklentileri ve sektörün sorunları konu­şuldu. Tespit edilen sorunlara çözüm önerileri geliştirildi.Ev Mobilyaları toplantısının moderatörlüğünü ETMK üyesi Delta Ofis tasarım yönetmeni Alp Nuhoğlu, Ofis Mobilyaları toplantısının moderatörlüğünü ise ETMK üyesi Stüdyo Tasarımın kurucu ortağı Sezgin Akan üstlendi. Hem Ev Mobilyaları Toplantısında, hem deOfis Mobilyaları Toplantısında konuşulan sorunlar ve çözüm önerileri şu şekilde tespit edildi; Endüstriyel tasarımcılar ve mobilya fir­malarının iletişimi yetersizdir. Bunu düzeltmek için eğitimde başlayan kar­şılıklı birbirini tanıma süreçlerinin yaşanması gereklidir. Firmaların öğren­cilere staj imkanı sunması, mezuniyet projelerine dahil olması ve okul gezile­rine fabrikalarını açması gerekmekte­dir. Endüstriyel tasarım öğrencilerinin projelerinde maket ve numune üretim­ler için okullarında kullandıkları atölye­lerin makine teçhizatı çok yetersizdir. Bu yüzden öğrencilerin malzeme ve üretim bilgileri kısıtlı kalmaktadır. Pazarın talep ettiği üretilebilir ve mali­yetine katlanılabilir projeler yapabilme­leri için mobilya üretici firmalarının atölyelerin donatılmasında okullara destek sağlaması gerekmektedir. Her yıl % 10 büyüyen ve milyarlarca dolar ihracat gerçekleştiren, imalat tek­nolojisi anlamında gelişen ev mobilya­ları sektörünün, ofis mobilyaları sektö­rü gibi, tasarım alanında da gelişmesi için firmalarda ergonomi konusunun kavranması, endüstriyel tasarım kültü­rünün geliştirilmesi ve kurumsal olarak içselleştirilmesi gereklidir. Bu da ancak etkin bir tasarım yönetiminin başarıl­ması ile gerçekleşir. Bu anlamda firma­larda tasarım yöneticilerinin çalıştırıl­ması gereklidir. Üreticilerin ve endüstri­yel tasarımcıların birbirlerine güven­mesi çok önemlidir. Pazarlama ve ürün geliştirme departmanlarının tasarım süreçlerinin farkında olmaları ve takip etmeleri gerekir.Mobilya sektörü taklit ile öğrendi, büyüdü ve şimdi sıkışma dönemini yaşıyor. Tasarımcılar Kayseri, Antep gibi

      Tasarımlar Yarıştı, Mobilya Sektörü Kazandı..!




    Başarılı tasarımcılarla üretici firmaları buluşturup yurt dışına ihraç edilebilir niteliklerde ürünlerin ortaya çıkarılmasına ön ayak olma amacını taşıyan 5.Ulusal Mobilya Tasarım Yarışması Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayanın da katıldığı ödül töreni ile sonuçlandı. Bu yıl 808 başvurunun olduğu yarışmada 21 kişi toplam 74 bin tl ödülün sahibi oldu. Ekonomi Bakanlığı koordinatörlüğü, Türkiye ihracatçılar Meclisi işbirliği, Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri organizatörlüğü, İstanbul, Ege ve Akdeniz ihracatçı Birliklerinin katkısıyla bu yıl beşincisi gerçekleşen Ulusal Mobilya Tasarım Yarışmasının ödül töreni 2 Mart Cuma günü, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayanın katılımıyla İstanbul Rahmi Koç Müzesinde yapıldı. Türkiyede tasarım alanında katılımı en yüksek olarak bilinen ve ev, ofis ve mutfak-banyo mobilyaları olmak üzere 3 ana kategoride düzenlenen yarışmaya bu yıl toplam 808 tasarımla başvuru oldu. Bu tasarımlar arasından 65i ikinci aşamaya kalırken, 21 tanesi toplam 74 bin tllik ödülün sahibi oldu. En iyi tasarım sahiplerine ödüllerini Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan verdi. Sadece Türkiye değil, Fransa, İtalya, Almanya ve KKTCde eğitim gören ya da yaşayan Türklerin de tasarımlarıyla ilgi gösterdiği yarışmanın kazananlarını tasarımın ve sektörün Türkiyedeki duayenleri; Prof. Dr. Önder Küçükerman, Reşit Soley, Aziz Sarıyer, Jan Nahum, Mustafa Toner, Memduh Şen, Kaan Dericioğlu, Ahmet Kaleli, Didem Çapa ve Fatih Kıral belirledi, ilk düzenlendiği yıl olan 2008den bu yana başvuru sayısı her yıl artan yarışma TRT, Mimarlar Odası, İç Mimarlar Odası ve Yaratıcı Çocuklar Derneği işbirliğinde gerçekleşiyor. Yarışma ayrıca Bürotime, Gentaş, Ersa, Emohome, Atagür ve Sanset İkoor gibi Türkiyenin önde gelen mobilya üreticilerinin sponsorluklarıyla da destekleniyor. Mobilya sektörünün, bu ve bunun gibi tasarım çalışmalarının meyvelerini almaya başladıkça, dünyadaki büyük yarışta rakip ülkeler karşısında ilk sıralarda koşacağına da kaçınılmaz olarak Bakılıyor. Üretim Aşamasında ham maddelerin hemen hemen tamamını kendi ülkesinden sağlayan tekstil malzemeler metal ve cam malzemeler gibi) mobilya sektörü katma değeri yüksek ürünler üreten bir sektör olarak gösteriliyor bundan 10 yıl önce sadece 131 milyon $ değerinde ihracatı olan mobilya sektörünün hızlı ve güvenli adımları dikkat çekici .2011 yılını 1,4 milyar $ lık ihracat değeri ile kapatan mobilya sektörü dünya pazarında hak ettiği payı almak için hızlı adımlarla ilerlemekte. 2011 yılında en fazla mobilya ihracatı yapan ülkeler Irak, Almanya, Azerbaycan, İran , Türkmenistan, Fransa, Hollanda, S.Arabistan ve İngiltere gibi farklı kültürlerde ülkelerden oluşmuş. Bu yelpazeden de görülüyor ki; mobilya sektörü yüksek hareket kabiliyetine sahip, dinamik bir sektör..! bakılıyor..! Üretim aşamasında hammaddelerinin hemen hemen tamamını kendi ülkesinden sağlayan (tekstil malzemeleri, ahşap malzemeler, metal ve cam malzemeler gibi) mobilya sektörü, katma değeri yüksek ürünler üreten bir sektör olarak gösteriliyor. Bundan 10 yıl önce sadece 131 milyon $ değerinde Bu yarışmanın diğer Tasarım Yarışmalarından en büyük farkı genç nesilleri de Tasarım fikri ile buluşturmasıdır. İlk ve orta öğretim öğrencilerini de ayrı bir kategoride toplayan yarışma kapsamında tasarım alanında geleceğin tasarımcılarının yetişmesi için uzun vadeli bir yatırım yapılmaktadır. Tüm bunlar göz önüne alındığında, dünya mobilya sanayinde Türkiyenin de söz sahibi olabilmesi ve Türk mobilya sektörünün hak ettiği şekilde diğer ülke pazarlarından pay alabilmesi için Ulusal Mobilya Tasarım Yarışmasının önemi büyük ve bu yarışma sektörün dikkatini tasarıma çekme aynı zamanda iyi tasarımları sektöre kazandırabil- me adına büyük bir adım..

      Hayatının Çoğunu Oturarak Geçirenler için En Önemli Silah Ergonomik Ofis Sandalyesidir.




    Günümüzde ortalama bir kişi pek çok saatini oturarak geçirir ve sonucunda sıklıkla sırt ve baş ağrısı, RSI yağlanmaya maruz kalır. Bilgisayar kullanıcılarını düzenli olarak kollarını ve bacaklarını esnetmeye teşfik eden programlar stress topları, bilek destekleri ve ayak iskemleleri gibi acıyı hafifletmek amaçlıdır. Hayatının çoğunu oturarak geçirenler için en önemli silah ergonomik ofis sandalyesidir ve daha sağlıklı bir beden vaat edenlerinin en yenisi ise VVİlkhahnın ON sandalyesi. Alman üretici yeni ofis sandalyesinin geliştirilmesine neredeyse beş yıl ayırmış. Mevcut olan modelleri geliştirmek yerinde tamamen farklı bir yaklaşım keşfetmek üzere yola çıktık,diyor ürün geliştirici Carsten Gehner. Tamamen projeyle ilgilenen bir uzman ekibi için bir oda ayırdık. Ekip hem deneyimli

    hem de yeni gelen çalışanlardan oluşuyordu ve kinezyolojistler, malzemebilimciler, tasarımcılar ve Gehner gibi ürün geliştiricileri içeriyordu. Wilkhahn tarafından kurulan ve şimdi bağımsız olan VVİege tasarım stüdyosu daha sonraki bir aşamada dahil oldu. Dört önemli etkeni dikkate alarak pek çok kuralsız beyin fırtınası oturumları yaptık: psikoloji, ergonomi, eğilimler ve pazar,diyor Gehner, süreci açıklayarak proje odasında gezinirken. Ekibin noktalan birleştirmesini sağlayan görsel bir derleme oluşturacak tüm keşifler ve fikirler burada bir araya getirildi. Odanın bir duvarında çeşitli firmalar tarafından üretilen en popular ofis sandalyelerini gösteren bir dizi görsel içeriyor. Pazarı sadece teknoloji anlamında değil ayrıca duygu algısı anlamında da inceledik. Farklı sandalyelerin karakterlerini analiz

    ettik ve her birinin kullanıcıya verdiği hissi dikakte aldık. Örneğin bazı Amerikan sandalyeleri verandada oturan bir kovboy imgesini çağrıştırıyor. Bir duvar ise çeşitli malzemelerden sandalyeler yapmak için kullanılan bir dizi yöntem için bir zemin oluşturuyor. Araştırmamızın bir kısmı en iyi malzeme ve teknoloji birleşimini bulmaya odaklan mıştı,diyor Gehner. Projemize dünya sandalyesi anlamına gelen VVeltstuhl adını verdik. Sonucu sadece niş bir pazarı değil herkesi ilgilendirmeliyd bu yüzden maliyetleri düşük tutmak önemliydi. Ayrıca, yeniliğin teknolojideki yeni gelişmelerle yakından ilgili olduğunu da unutmayın.


      Detay Ofis Caner Öztürk




    Türkiye ofis mobilyaları sektörünün yakaladığı hızlı yükselişin arkasında günümüz gereklerini temelden kavrayan ve gelişimini bu gereklilikler etrafında şekillendiren, yenilikçi bir yönetim anlayışı yatıyor. Ofis mobilyası sektörü bugün yaşadığı hareketliliği Türk şirketlerinin büyümesi ve kurumsal kimlik oluşturmak istemelerine, firmaların rekabet ortamından doğan zorunluluklarla imajlarını iyi yansıtmak istemelerine borçlu. Çalışanların verimliliğini artırmasında, oturulan koltuktan çalışılan masaya kadar mekanın sahip olduğu özelliklerin önemli bir etkenolduğu, şirket sahipleri tarafından kabul ediliyor. Firmalar müşteride oluşan izlenimin önemini de kavramış durumdalar. Verilmek istenilen güven, yenilikçilik ve modernlik gibi mesajlarda dekorasyonun önemli önemli bir paya sahip olduğu düşünülüyor.
    2012 Yılı Hedef Ve Beklentileriniz Nelerdir?
    2012 Yılında; gerek iç, gerekse dış piyasada proje, distribütörlük ve bayilik bazında doğru alıcılara ulaşarak, satış ağımızı genişletmeyi amaçlıyoruz.

    Firmanız ve Ürünleriniz Hakkında Kısaca Bilgi Alabilir miyiz?

    Türkiyenin en büyük VİP ofis mobilyası üreticilerinden Detay Ofis Mobilyaları, 120 kişilik personeli ve 15.000 m2 alanda TSE ve ISO:9001 belgeli üretim yapmaktadır. Üst düzey yönetici ofislerinden, personel çalışma guruplarına kadar tüm ihtiyaçları karşılayabilecek ürün gamına sahip firma, müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutarak, fabrika satış mağazaları ( MASKO ve Bahçeşehir Mobilya Çarşısı) ve internet sitesi (www.detayofis.com ) üzerinden, perakende satış da yapmaktadır.

    Fuarda Sergileyeceğiniz Yeni Ürünleriniz Ve Fuardan Beklentileriniz Nelerdir?

    Yeni ürünlerimizin fazla olmasından dolayı fuarda sınırlı sayıda en son üretimler sergilenecek. Yönetici takımları arasında olan: Flora, Mercury, Smart, Elips... Cilalı bankolarımız Conical ve Half... Melamin makam takımlarımızdan: Klass, Luna, Leo yer alacaktır.

    Ofis Mobilyaları Sektörünü Kısaca Değerlendirir misiniz?

    Mobilya sektöründe önemli bir yer tutan ofis mobilyaları, son yıllarda büyük bir gelişme göstererek dünya mobilya devleri ile rekabet eder hale geldi. Ofis mobilyaları, bir kurumun kimliğinin, hedeflerinin, vizyonunun ve ilkelerinin insanların belleğinde yerleşmesinde etkin rol oynuyor. Türkiye son on yılda bu sektörde hayli yol almış durumdadır. Dünyada yedinci, Avrupada beşinci sıraya yerleşen Türkiye ofis mobilyaları sektörünün yakaladığı hızlı yükselişin arkasında, günümüz gereklerini temelden kavrayan ve gelişimini bu gereklilikler etrafında şekillendiren, yenilikçi bir yönetim anlayışı yatıyor. Ofis mobilyası sektörü, bugün yaşadığı hareketliliği Türk şirketlerinin büyümesi ve kurumsal kimlik oluşturmak istemelerine, firmaların rekabet ortamından doğan zorunluluklarla imajlarını iyi yansıtmak istemelerine borçlu. Çalışanların verimliliğinin artmasında, oturulan koltuktan çalışılan masaya kadar mekanın sahip olduğu özelliklerin önemli bir etken olduğu kabul ediliyor. Firmalar, müşrteride uyandırılan izlenimin önemini de kavramış durumda. Verilmek istenilen güven, yenilikçi ve modernlik gibi mesajlarda dekorasyonun önemli bir paya sahip olduğu düşünülüyor” şeklinde konuştu.


      Üniversite Sanayi İşbirliği, Fuarda Genç Tasarımcılara Yeni Ufuklar Açıyor!




    31 Ocak - 04 Şubat 2012 tarihleri arasında istanbul Fuar Merkezinde gerçekleştirilecek Officexpo Ofis Mobilyaları Fuarı, ülkemizde 3 milyar dolarlık pazar payına sahip ofis mobilyaları sektörünün üreticilerini istanbulda global alıcılarla buluşturuyor. Üniversite-sanayi işbirliğine ilişkin proje çalışmalarının yanı sıra sektör yenilikleri de fuarda görücüye çıkacak. DMO(Devlet Malzeme Ofisi)nun stan-dlı katılım göstereceği fuar kapsamında Avrupa Ofis Mobilyaları Sanayici ve İş Adamları Federasyonu(FEMB) yönetim kurulu toplantısı da İstanbulda yapılacak. Ofis mobilyaları sektörünün yurtiçi ve yurtdışı pazar payının artırılmasının amaçlandığı Officexpo Fuarına ilişkin gelişmeler düzenlenen bir toplantıyla basınla paylaşıldı. CNR Ekspo Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Gürkan Sekmen, OMSİAD(Ofis Mobilyaları Sanayici ve İş adamları Derneği) Başkanı Ercan Ata ve fuarın konsept danışmanı Sezgin Akanın konuşmacı olarak katıldığı top- lantıda üniversitelerle işbirliği içine girildiği, sektörün kaldıracının tasarım ve kalite olacağı belirtildi. Tasarım olmadan marka olmaz CNR Ekspo Fuarcılık tarafından OMSİAD desteğinde gerçekleştirilecek fuarda sektörün en büyük alıcısı konumundaki Devlet Malzeme Ofisinin de yer alacağı duyuruldu. DMOnun ilk kez bir fuarda yer aldığını ve bunun katılımcı firmalar açısından altın fırsatlar sunacağını belirten CNR Ekspo Fuarcılık Genel Müdürü Gürkan Sekmen, Officexponun tanıtım faaliyetleri hakkında da bilgiler verdi. CNR Ekspo Fuarcılık Genel Müdürü, yurtdışından 3.000e yakın alıcının organizasyon için ön kayıt yaptırdığını ifade etti. Tasarım olmadan marka olmaz diyen Sekmen, fuarda düzenlenecek etkinliklerin, firmalar ve genç tasarımcılar açısından önem taşıdığını da sözlerine ekledi. Kendi ürünümüzü, kendi markamızla yaratmak istiyoruz Hükümetin yerli üreticiye destek sağlamak amacıyla alımlarda Türk firmalarına öncelik verdiğine işaret eden OMSİD Başkanı Ercan Ata ise fuarda DMO yetkililerinin olmasının sektörün 2012 hedefleri açısından önem taşıdığını vurguladı. DMOnun ilk kez bir fuara destek verdiğini söyleyen OMSİAD Başkanı Ata, DMO ile katılımcı firmaların fuar sırasında yakın diyaloğa geçeceğini belirtti. Ata, Avrupa Ofis Mobilyaları Sanayici ve İş Adamları Federasyonu(FEMB) yönetim kurulu toplantısının da fuar kapsamında İstanbulda yapılacağını söyledi. Tasarıma büyük önem verdiklerini bu nedenle üniversitelerle işbirliğine gittiklerinin de altını çizen OMSİAD Başkanı, Kendi ürünümüzü kendi markamızla yaratmak istiyoruz dedi. Ata, ilköğretimden başlayarak öğrencilere fabrikaları gezdirdiklerini ve öğrencilerin sektörü tanımalarına yardımcı olduklarını kaydetti. ODTÜ(Orta Doğu Teknik Üniversitesi) ile çalışma içerisinde olacaklarını vurgulayan Ercan Ata, Türkiyede 8 milyar dolarlık büyüklüğe sahip mobilya sektöründen ofis mobilyaları üreticilerinin %35- 40 oranında pay aldığını dile getirdi. Ata, Officexponun Avrupanın ikinci büyük ofis mobilyaları fuarı olduğunu vurguladı. Tasarım ve sanayinin birlikteliği Toplantıda fuar esnasında yapılacak projeler ve etkinlikler hakkındaki bilgileri ise, Officexponun konsept danışmanı tasarımcı Sezgin Akan verdi. Akan, firmaları üniversiteyle buluşturduklarını ve projeler oluşturduklarını belirtti. Sezgin Akan, ODTÜ-OMSİAD işbirliğinde Bekleme Koltuğu Projesinde, proje öğrencilerinin 11 farklı firmadan destek aldıklarını ve 20 projenin prototiplerinin destek veren firmalar tarafından yapılmakta olduğuna dikkati çekti. Akan projenin, tüm aşamalarını yansıtacak bir sergi düzenlemesiyle fuarda izlenebileceğini söyledi. Safari Masası etkinliğinde tasarımcılar ile firma yetkililerinin bir araya getirileceğini söyleyen Akan, bu buluşmanın taraflar için işbirliği olanakları yaratacağını vurguladı. Tasarım Meydanında ise mobilya üreticilerinin, endüstriyel tasarımcıların ve tasarım eğitmenlerinin bir araya geleceğini b diren Sezgin Akan, mobilya Türkiyede tasarlamanın önünde engelleri ve yaratabileceği fırsatları t; tışacaklarını söyledi.

      OMSİAD Yönetimi Ve Dernek Üyeleri OMSİAD İzmit Toplantısı nda Buluştu...




    24 Aralık 2011 tarihinde gerçekleşen OMSİAD İZMİT TOPLANTISI programı gereğince, OMSİAD Yönetimi ve katılımcı dernek üyelerimiz, toplantımızın ev sahipliğini üstlenen YILDIZ ENTEGRE A.Ş. Yönetimi ile İzmit-Kartepe deki Arslanbey Organize Sanayi Bölgesindeki YILDIZ ENTEGRE A.Ş. tesislerinde buluştu... Daha sonra hep birlikte, YILDIZ ENTEGRE A.Ş. üretim tesisleri gezilerek, yetkililerden bilgi alındı... Daha sonra, toplantımızın gerçekleştirileceği İzmit-Kartepe Green Park Otel e hareket edildi. Yoğun kar yağışı altında zor ve zahmetli olduğu kadar da güzel geçen uzun bir yolculuktan sonra otele varıldı. Daha önceden otele ulaşan davetliler ve katılımcılar ile birlikte yenen öğlen yemeğinden sonra toplantı salonuna geçildi. Program gereğince; Derneğimiz OMSİAD ın kısa bir tanıtım sunumundan sonra. Ekonomi Bakanlığı ihracat Genel Müdürlüğü yetkilisi İhracat Geliştirme Uzmanı Sn. Zeynep İYİLER tarafından; 2011 1 Sayılı Pazar Araştırması ve Pazara Giriş Desteği, 2010/8 Sayılı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi Desteği, tebliğleri kapsamında ayrıntılı bir sunum gerçekleştirilerek, katılımcı üyelerimiz bilgilendirildi. Daha sonra, Officexpo -2012 Fuar çalışma ve etkinlikleri hakkında ve buna bağlı olarak, OMSİAD-ODTÜ EÜTB işbirliğinde gerçekleştirilen Bekleme Koltuğu tasarım projesi hakkında, ODTÜ Öğretim Görevlisi Tasarımcı Sn. Sezgin AKAN tarafından bir bilgilendirme sunumu yapıldı. Bunu müteakiben, Sn. Dr. Mahfi EĞİLMEZ tarafından; 2012 Yılına girerken ülkemiz ve dünya ekonomisinin mevcut durumu ve 2012 yılından beklentiler konusunda, değerli görüş, öneri ve tecrübelerini bizlerle paylaştığı bir sunum gerçekleştirildi. Daha sonra; DMO Genel Müdürlüğü II Nolu Satınalma Daire Başkanı Sn. Nusret HEKİMOĞLU, DMO Genel Müdürlüğü Strateji Planlama Daire Başkanlığı Şube Müdürü Sn. Hamdiye SAROS ve DMO Genel Müdürlüğü II Nolu Satınalma Daire Başkanlığı Şube Müdürü Sn. Aydın ASIL ın katıldıkları toplantıda; Sn. Hamdiye SAROS tarafından DMO Genel Müdürlüğü nün gelecek perspektifi ve bu konuda yürütülen çalışmalar ile sektöre ilişkin beklentilerkonusunda ayrıntılı bir sunum gerçekleştirildikten sonra üyelerimizin tevdii etmiş olduğu çeşitli sorular, DMO yetkililerince cevaplandırıldı. Son olarak, katılımcı üyelerimizle, sektörde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin dile getirildiği kısa bir değerlendirme toplantısından sonra, toplantımız sona erdi.

      OMSİAD Yönetimi Ortaköyde Buluştu




    OMSİAD Yönetim Kurulu; Başkan Ercan ATA, Başkan Vekili Cihat ÇAKIR ve Yönetim Kurulu Üyeleri Adem YILMAZ, Aron HABİB, İsmail CEH- LAN, Selahattin İNCE ve A. Tahsin ATA nın katılımları ile 07 Ocak 2012 da, Cumartesi günü, saat: 10:00 Beşiktaş/Ortaköyde buluştu. Eski Vapur İskelesi meydanında bulunan nezih bir mekanda, kahvaltı eşliğinde gerçekleştirilen toplantıda; OMSİAD- ODTÜ/EÜTB işbirliğinde gerçekleştirilen Bekleme Koltuğu Projesi çalışmasında seçilen projelerin prototiplerini üretmek suretiyle projeye destek veren üye firmalardan SEMPRE MOBİLYA yetkilisi Murat ÖZKARDEŞ, TUNÇ ENDÜSTRİYEL (OFFİ) yetkilisi Canan KARALAR, UYGUL BÜRO MOBİLYALARI yetkilisi Musa UYGUL, YENİFORM METAL yetkilisi Serhan MENEMEN ile ERSA firmasından Yalçın ATA, Bekleme Koltuğu Proje çalış-malarını ve Officexpo Ofis Mobilyaları Fuarı etkinliklerinin Designerliğini üstlenen tasarımcı ve ODTÜ-EÜTB Öğretim Görevlisi Sezgin AKAN ve CNR Ekspo Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü Gürkan SEK¬MEN de hazır bulundular. Toplantıda; 31 Ocak - 04 Şubat 2012 tarihleri arasında istanbul Fuar Merkezi nde, üçüncüsü düzenlenecek olan Officexpo Ofis Mobilyaları Fuarı ile ilgili çalışma ve hazırlıklar ile fuar süresince gerçekleştirilecek olan etkinlik programı gözden geçirilerek değerlendirildi ve karşılıklı bilgi alış-verişinde bulunuldu. OMSİAD, Kayseride Düzenlenen Sektör Toplantılarına Katıldı... IİB tarafından, 09 Ocak 2012 Pazartesi günü, saat: 11:00 de, Kayseri/Hilton Otel de,Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri ihracatçı Birliği Sektör Kurulu Toplantısı na ve bunu müteakiben,Akdeniz ihracatçı Birlikleri ve MOSDER işbirliğinde, yine aynı yerde saat: 14:30 da, gerçekleştirilen Mobilyada Inovasyon ve ihracat konulu toplantıya; OMSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan ATA ve Başkan V. Cihat ÇAKIR katıldılar.

      Türk Ofis Mobilya Sektörü




    OMSIAD Kurucu Başkanı Sn. Adem Yılmazın Türk ofis mobilyaları sektörü üzerine yaptığı değerlendirmeyi sizlere aktarıyoruz. Ülkemizin en genç sektörlerinden biri olan ofis mobilya sektörü son on yıl içerisinde inanılmaz gelişme göstererek dünya pazarlarında çok önemli projelere imza atmaya devam etmekte. Avrupa da yaşanan ekonomik kriz, yükselen maliyetler eskiyen teknoloji ülkemiz ofis mobilya firmaları tarafından bir fırsat olarak görülmüş en son ,en genç teknoloji ile bu pazarları kısmen de olsa eline geçirmiş durumdadır. Bugün İtalya gibi mobilya üretiminin en önemli pazarında Türk ofis mobilyalarının alıcı bulması sektör firmalarının iştahını kabartmakla kalmayıp kendilerini daha da geliştirme adına motivasyonlarını da arttırmakta. Sektörün en önemli eksiği olan tasarım konusunda da yatırım yapmaları, üniversiteler ile iş birliğine girmeleri gelecek yıllarda da ihracat çıtasının daha da yukarıya çekilmesini sağlayacaktır. Bugün için Ofis mobilya sektörünün pazar paylaşımında lider durumda olan Çinin pazarlara olan uzaklığının ,kalite probleminin çok iyi değerlendirilmesi halinde sektör kendisini farklı yerlerde bulacaktır. Mobilya Sektörü Bir Çatı Altında Toplanıyor OMSIAD Kurucu Başkanı Sn. Adem Yılmazın Türk ofis mobilyaları sektörü üzerine yaptığı değerlendirmeyi sizlere aktarıyoruz. Lllke istihdamı bakımından da önem arz eden mobilya sektörünün dün olduğu gibi atölye bazında değil on binlerce metrekarelik alanlarda üretim yapması ve insan gücüne dayalı üretimlerini de sürdürmesi bu sektörün önemini bir kat daha arttırmakta. Bu nedenle ülkemizde hızla gelişen mobilya se nün branşlaşma konusunda n kat etmesinin ardından kurular , federasyonlaşarak bir çatı a buluşacaklar. Kurulacak olan federasyon tüm firmalarının ar-ge konusunda sorunlarına çözüm bulmasının ya yurt içi ve dışında dağınık ve fuar organizasyonlarını da düzecek. Kurulacak olan Federasyon ulusal, benzer kuruluşlar ile iş birliğine kullanıcı lehine her türlü starlar ve akreditasyonların uygulan getirilmesini de sağlayacaktır. Adem OMSİAD Kurucu B

      Yaratıcılığınızın Bir Parçası Olun




    Bir Projeyi Yetiştirmeye Çalışırken Yeni Bir Reklam kampanyası yaratırken ne kadar çabaladığnızın ve yorulduğunuzun farkındayız. Sırt desteği ergonomisi ve Detay Ofis kalitesiyle Öne Çıkan Blanço,yu Masa başından kalkmayan siz çalışkan kreatif beyinler için tasarladık.

      Tasarımları kuvvetli olmayan mobilyacının, başarılı olma şansı yok




    Modokonun Yönetim Kurulu Başkanı Etem Özçelik, mobilya sektöründe artık tasarımın vazgeçilmez bir unsur olduğunu söyleyerek, Bugün iç mimarla çalışmayan mobilyacının başarılı olma şansı yok dedi. Mobilyada tasarım üssü Modokonun Yönetim Kurulu Başkanı Etem Özçelik, Türk mobilya sektörünün dünya yıldızı olması için tasarımı öncelikli iş olarak gördüklerini söyledi. Modoko olarak bu konuda çok hassas olduklarını anlatan Özçelik, mobilya mağazalarının yüzde 80inde iç mimar çalıştığı bilgisini verdi. Artık mobilya sektöründe en önemli işin iç mimarlara ait olduğunu dile getiren Özçelik, bu nedenle ayakta kalmak ve ilerlemek isteyen mobilyacının mutlaka iç mimarlarla çalışması gerektiğini ifade etti. İç mimarlığın üniversitelerde her yıl 1700 öğrenci kabul eden ve mezun eden bir meslek alanına dönüştüğünü belirten Özçelik, bunun çok önemli bir sayı olduğunu aktardı. Türkiyede hızlı nüfus artışıyla orantılı olarak, yılda yaklaşık 600 bin konut için yapı ruhsatı veridiğini de paylaşan Etem Özçelik, Turizm sektöründeyse bir yandan yaz turizmine ait yapılandırmalar sürerken; doğa turizmi, termal turizm gibi yeni turizm sahaları açılıyor. Yapılmış turizm yapılarının da ortalama beş yılda bir yenilenmesi gerekiyor. İnsanlar için daha önce lüks olan birçok şey artık temel ihtiyacı haline geldi. Bu ihtiyaçlardan biri de iyi bir yaşam alanı. İnsanlar, yaşadıkları alanlara ve çevrelere özen gösterirler. Bunun için çaba gösterirler. İşte iç mimarlığın çıkışı bu nedenledir. İnsanların estetik ve güzellik ihtiyacına en iyi şekilde cevap vermeyi prensip edinen iç mimarlık, iyi bir iç mimarinin ve iç dekorasyonun sağlanması için vardır. İç mimar evinizin, çalışma alanınızın ya da işletmenizin,dizayn edilmesini sağlar. Size bu konuda fikirler verir. İyi bir iç mimar,farklı görüş açısına sahip olmalıdır. Normal insanların göremediği ayrıntıları görebilmeli,olumsuz durumlara karşı hemen çözüm üretebilmelidir.Bu tür özellikleri barındıran iç mimarlar,işlerinde başarılı olurlar ve kendilerini daha da geliştirme imkanı bulurlar diye konuştu. İç mimar sanatçıdır, onlara danışmaktan vazgeçmeyin İç mimarların dekoratörlüğün yanı sıra görselliğe de önem verdiğini anlatan Modoko Yönetim Kurulu Başkanı Özçelik, şunları söyledi: İç mimar tasarımlarını uyumlu bir dile Çevirir, konsept doğrultusunda gözle görülür bir atmosfer ortaya çıkarır.Teknikleri vardır, fakat ilk amaçları konforlu, pratik, ergonomik, kullanışlı ve çevre dostu çözümler üretmektir. Kullanılacak alanı amacına yönelik şekillendirir, konsept doğrultusunda görsel zevke uygun hale getirir. İç mimarlar sanatçıdır; kendini ifade edebilmek için binaları ve duvarları kullanır, onları baştan yaratır. İç mimarlar daha keyifli atmosferlerde Yaşamak, verimli ve çevre dostu bir dünya için varlar. Onlara fikir danışmaktan ve dinlemekten vazgeçmeyin.

      İngiliz Bahçe Mobilya Sektörü Satışları Mevsim Ortalamasının Üzerine Çıktı




    İngiliz mobilya perakendecilerin yaptığı açıklamaya göre, Haziran ayı itibariyle bahçe mobilyaları sektörü satışlarında önemli bir artış kaydedildi. Her yıl büyük tüccarlar, dağıtım kanalları ve süpermarket satışlarının da dahil olduğu istatistikler yayınlayan mobilya perakendecileri, bu yıl, 25. hafta itibariyle bahçe mobilyaları satışlarındaki artışın %71i bulduğunu ifade ediyorlar. Aslında mevsim itibariyle her yıl bu dönemde bir artış olmasının doğal olduğunu ancak bu yıl, bahçe mobilyası satışlarının mevsim ortalamasının oldukça üzerinde bir seyir izlemekte olduğunu belirten yetkililer, bunun alışveriş dünyasının olumlu psikolojisine işaret etteiğini ve mobilya sektörü açısından oldukça sevindirici olduğunu da ifade ediyorlar.

      İnşaat ve mobilya sektörü Libyada buluşacak




    L.I.F. Uluslararası Mobilya, Ev Tekstili, Otel Ekipmanları, Züccaciye Fuarı ile CONS-TR Uluslararası Yapı ve İnşaat Fuarı , 27-30 Haziran tarihleri arasında, Libyada Trablus Uluslararası Fuar Alanında kapılarını açacak. Yayın Grubumuzun da katılımcısı olduğu fuarda Mobilya ve Furniturk dergileri de sektör profesyonellerine dağıtılacak. Pyramids Group Fuarcılıktan yapılan açıklamaya göre, Ekonomi Bakanlığının izni ve teşviki ile düzenlenecek fuarlar, Pyramids Group Fuarcılıkın ana organizatörlüğünde yapılacak. CONS-TR Yapı ve İnşaat Fuarı, 15 ülkeden 150 firmanın katılımı ile 5 bin metrekarelik alanda gerçekleşecek. Fuara Türkiyeden Yurtbay Seramik, Sahra Granit, Kütahya Seramik, Turkuaz Seramik, Trakya Ahşap, Etyemezler, Beşler Alüminyum ve Adana Çimento, yurt dışından ise Katardan Promer Qatar, Suriyeden Madar Shutter Syria, Bulgaristandan Eurostil, Tunustan Tunusie Cables, Libyadan L.A.T. Co., Portekizden Primus ve Koreden Daewoo Co. katılacak. Fuara, İtalya, Mısır ve Belçika firmaları mobilya, iç tasarım ve halı ürünleriyle katılacak. İtalyan otel ve restoran tasarım firması Design&Design, Libyada yeni otel ve uydu kent projeleri için fuarın öne çıkan firmaları arasında yerini alacak.

      Türk sanayisi ve pazarı, dünyadaki krizden çok fazla etkilenmedi




    80den fazla ülkede, 60.000 çalışanı ve global markaları ile farklı sanayi dallarında faaliyetlerini sürdürmekte olan ve 1998 itibariyle Marshallın çoğunluk hissesini satın alarak ülkemizde rekabetin önemli bir unsuru haline gelen AkzoNobel, Genel Müdürü Dick Velings, verdiği demeçte Türkiyenin hızlı büyüyen bir ekonomiye sahip olduğunu vurgulayarak burdaki yatırımlarının devam edeceğini ifade etti. Türk sanayinin dünyadaki krizden çok fazla etkilendiğini düşünmediğini belirten Velings, pazarın şu anda pozitif durumda olduğunu ve büyümeye devam ettiğini vurguluyor. Velings, global kriz döviz kurları, hammadde maliyetleri ve diğer unsurlar üzerinde etkili olduğundan dünyada olup bitenlerin tamamen göz ardı edilmemesi gerektiğinin altını çizerek buna karşın tüm olumlu göstergeleriyle faaliyet gösterdikleri diğer alanlarda olduğu gibi ambalaj ve dekoratif boya sektörü için de Türkiye pazarının doğru taşıma kapasitesinde olduğuna inandığının altını çizdi.

      Kentler, İnşaat Sektörü ve Ahşap Kullanımı




    Biriken malzemelerdeki sürekli artış kentlerde sorunlar yaratmaktadır. KENTLER, İNŞAAT SEKTÖRÜ VE AHŞAP KULLANIMI Dr. Yük. Mim. M. Elif Somer ÖZET Biriken malzemelerdeki sürekli artış kentlerde sorunlar yaratmaktadır. İnşaatlarda çevre dostu inşaat malzemeleri kullanılır, binalarda enerji verimliliği arttırılır, atıklar daha iyi yönetilir veya yeniden kullanılırsa bu sorunların önüne geçmek mümkün olacağından yenilenebilir, çevre dostu inşaat malzemeleri ve alternatif inşaat metotlarının daha yaygın kullanımı araştırmalara konu olmaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde yeni yaklaşımlar hızlı gelişim ve değişim süreçleri ile doğru orantılı olarak daha yaygın uygulanabilir ve pozitif veya negatif etkilerini çok kısa zamanda gösterebilirler. Yenilenebilir bir hammadde olan ahşabın ise ekolojik açıdan çözüm yaratma potansiyeli çok yüksektir. Bu yaklaşımlar ışığında geliştirilen çalışma sürdürülebilir bir konut sektörü için geçerli olabilecek noktaları saptamayı hedeflemiştir. Bu amaçla Türkiye ahşap teknolojilerinin konut sektöründe uygulanabilirliği açısından incelenmiş ve sanal bir prototip yaratılmıştır. Prototip modüler inşaat metotlarının strüktürel problemlere cevap verebilecek uygun bir gelişim yolu olabileceğini ortaya koymuştur. Sonuçta belirli koşullar altında ahşap teknolojilerinin yaygın kullanılan teknolojilere ödenebilir ve rekabet edebilir bir alternatif oluşturabileceği söylenebilir. Dünyada genel olarak yüksek bir gelir ve nüfus artışı gözlenmekte, buna bağlı olarak tüketim hızla artmaktadır. Artan nüfus ağırlıklı olarak kentlerde yoğunlaşırken artan inşaat etkinlikleri ile beraber çevre sorunları baş göstermektedir. Bu olgu sınırlı kaynaklar ve çevre sorunlarına bağlı olarak ekonomik optimizasyon ve ekolojik etkinlik gereğini ön plana çıkarınca yapıların geleceğe dönüklüğü gittikçe daha fazla ekolojik özellikleri tarafından belirlenmeye, yapılar ve yapı malzemeleri için yeni kriterler öngörülmeye başlanmıştır (Herzog et.al. 2003,48). İnşaat sektöründeki öncelikler düşük yapım maliyetlerinden uzun kullanım süreçleri, yapı bileşenlerinin yeniden kullanımı, atıkların değerlendirilebilmesi yönüne kayarken yenilenemeyen fosil enerji kaynaklarının tüketiminden ve üretimde oluşan atıklardan uzaklaşma gerekliliği de ortaya çıkmıştır (Merl 2005). İşletme ve bakım maliyetlerinin düşürülmesi, yapım süresinin kısaltılması, çevre zararlarının azaltılması, enerji verimliliğinin ve kullanım esnekliğinin arttırılması, kalite garantisi, inşaat süreçlerinin optimizasyonu gibi faktörlerin ön plana çıkması sürdürülebilir inşaat kavramını doğurmuştur (Rupli 2002), (Bayerl 2005). İnşaatta sürdürülebilirlik doğal kaynaklar, teknolojik imkânlar ve işgücünden oluşan üretim strüktürünün hem girdiler hem de bina yapım süreci açılarından irdelenmesi ve optimize edilmesi ile sağlanabilir. Talep artışı daha fazla üretim gerektirdiğinden üretim sürecinde gerçekleşecek düzelmelerin inşaat talebinin yüksek olduğu ülkelerde çok daha fazla etkin olacağı açıktır. Habitat raporlarından kentsel nüfus yıllık büyüme oranının 1995 ve 2015 yılları arasında gelişmiş ülkelerde %0.60, gelişmekte olan ülkelerde %2.90, az gelişmiş ülkelerde ise % 4.60 oranında olmasının beklendiği görülmektedir (Habitat 2001). İnşaat talebi kentleşmeye bağlı olduğundan hızlı ve kontrolsüz kentleşmeye yol açabilecek düzeydeki bu oranların sosyal, ekonomik ve ekolojik sorunlar doğurması kaçınılmazdır. Nitekim gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkelerde kalite düşüklüklerinden başlayıp gayri kanuni oluşumlara dek varan yapılaşma ve konut sorunları özellikle yaygındır. Büyüyen şehirler biriken malzeme ve artan atıklar anlamına da geldiğinden hızlı gelişmekte olan ülkelerde inşaatlarda kullanılan malzemelerin miktarı ve ekolojik niteliği ön plana çıkmaktadır. Yoğun inşa aktivitesi ama az atık, hızlı yapılaşma ama kalite garantisi ve uzun süreli kullanım ama az enerji tüketimi olarak özetlenebilecek ihtiyaçlar malzeme, teknoloji seçimi ve alternatif teknolojilerin yaratılıp kullanılması yolu ile çözümlenmeyi beklemektedirler(Tübitak 2003), (Lippke et.al. 2004), (Eccredi 2005). Bu yeni yaklaşım yenilenebilir malzemelerin yaygınlaşmasını küresel boyutta kolaylaştırmış, böylelikle inşaat malzemesi olarak ahşap Avrupada yeniden gündeme gelmiş ve potansiyeli arttırılarak kullanımının çok katlı konutlara yayılması sağlanmıştır. Yoğun araştırmalar sonucu giderek daha fazla ihtiyaca cevap verebilen sektörün rekabet gücü de gittikçe artmaktadır (bkz. Şekil 1, Şekil 2) (Affentrenger et.al. 2000). Gelecekteki inşaat sektörünün ihtiyaçlarına önüretimli ahşap sistemlerin cevap verebilecekleri öngörülse de Amerika kıtası ve Kuzey Avrupa ülkeleri dışında birçok ülkede yönetmelikler, özellikle yangına yönelik kısıtlamalar ile ilgili sıkıntılar mevcuttur. Bu bazı ülkeleri yönetmeliklerinde malzemelerin tutuşabilirliğini değil yanma hızlarını öne çıkaran bir tutumu benimsemeye götürmüştür. Yönetmeliklerde ahşaba yönelik hesap kriterleri ise hala eksiktir, örnek sayısı da az olduğundan deneme yanılma metodu ile veya özel izinlerle ilerlemek durumunda kalınmaktadır (bkz. Şekil 3) (Affentrenger et.al. 2000 / S. 16). Orta Avrupada ahşap malzeme kullanımı ile yapılabilecek konutlarda kat sınırlamaları ülkeden ülkeye hatta eyaletten eyalete değişse de yönetmeliklerin izin verdiği yükseklikler belirli kurallar dâhilinde beş ila dokuz kat arasında değişebilmektedir. Örnek vermek gerekirse Berlindeki yedi katlı E3, Bad Aiblingdeki sekiz katlı B&O veya Londradaki dokuz katlı Murray Grove apartmanını (bkz. Şekil 4) göstermek mümkündür. Konut projelerinde ahşap-çelik veya ahşap-beton almaşık tekniklerin kullanımı ise yaygındır. TÜRKİYEDE KONUT VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KRİTERLERİ Türkiye hızla büyüyen kentsel alanlara sahiptir, bina stoğunun ve inşaat aktivitelerinin çoğunu konutlar oluşturur ve bunların ortalama yarısı en azından kısmi olarak kanun dışıdır. Türkiyenin koşulları mimari çeşitlilik, planlama süreçleri, yapı malzemeleri, kaliteli işgücü gibi faktörler konusunda kısıtlamalar oluşturmakta, yapım teknikleri ve kontrol sistemleri yetersiz kalmaktadır. Bu bilgiler Türkiyenin deprem kuşağında yer aldığı gerçeği ışığında değerlendirildiğinde konut sektöründeki sorunların ivedilikle çözülmesi gerektiği sonucuna varmak güç değildir. Güvenli, kontrollü, hızlı ve finansal açıdan rekabet edebilir yapı metotlarının gerekli olduğu kabul edilse de pratiğe yönelik çözüm ve alternatifler oluşturulmakta zayıf kalınmaktadır. İnşaat sektörü için alternatifleri işleyen, Vizyon2023 panelinin program içeriğine ahşap konusu da eklemiş fakat sonuçta rapor bu konu tartışılamadan tamamlanmıştır. Bunda ahşabın inşaat alanında ancak kısıtlı bir şekilde kullanılabileceği yönündeki yaygın görüş yanında etraflı bilgi edinmenin güç olmasının etkisi de vardır (Tübitak 2003/ S.26). Türkiye için geçerli alternatif senaryoların hızlı büyüyen başka ekonomiler için de büyük oranda geçerli olacağı düşünüldüğünden bu konu bir doktora tezi çerçevesinde değerlendirmeye alınmış ve öncelikle Türkiye için inşaatta sürdürülebilirlik kriterleri oluşturulmuştur. Sonuçta Türk konut sektörünün kapsaması gereken genel özellikler alttaki tabloda yer almaktadır. Her ne kadar devlet politikası kaynaklı faktörlerin kentsel planlama ve kentsel gelişim üzerinden daha yüksek kalite anlamına gelen legaliteyi doğrudan etkilediği izlense de yapılan değerlendirmeler konutta ihtiyaçların birçoğunun mimar ve inşaat mühendislerinin müdahele edebildiği planlama, teknoloji seçimi ve malzeme seçimi ile de etkilenebildiğini göstermiştir (Somer 2008). Betonarme büyük yükler taşımaya elverişli ama ağır bir sistemdir. Tablo ışığında bir değerlendirme yapıldığında betonarmenin şu an için deprem dayanıklılığı, hızlı yapım, nakliye kolaylığı, daha az atık, önüretime uygunluk, kendin yap sistemleri, kolay üretim, yenilenebilir malzeme kullanımı, düşük enerji kullanımı, yeniden kullanılabilirlik, esneklik v.b. gereklilikleri yeterince karşılayamadıkları görülmüştür. Çelik sistemler esnek ve hızlı çözümler sunmakla beraber hassas bağlantılar yüzünden kendin yap sistemlerine uygun değildirler. Daha çok büyük açıklıklara hitap ederler ve çok katlı konut sektörü için pahalı sistemler oluştururlar. Sürdürülebilirlik için enerji tüketiminin mümkün olduğunca kısıtlanması ihtiyacı çelik üretiminde gerekli olan oldukça yüksek miktardaki enerji tüketimi ile çelişmektedir. Ahşap sistemlerin ise tablodaki gereksinimleri büyük ölçüde karşılayabilecek potansiyele sahip oldukları görülür. Ahşap geleneksel bir yapı malzemesidir, yenilenebilir, atık oluşturmadan kullanılabilir, dışarıdan eklenmediği sürece zehirli madde içermez, üretiminde kullanılan fosil enerji miktarı düşüktür (Herzog et.al. 2003), bünyesinde karbondiyoksit barındırır. Ahşap öğeler ömürlerinin sonunda yeniden kullanılabilir, biyolojik yolla yok edilebilir, enerji veya hammadde olarak değerlendirilebilirler, ön üretime ve seri üretime elverişlidirler. Ahşap hafiftir bu yüzden depolanabilir, nakledilebilir, deprem açısından avantajlıdır. Ayrıca ısı ve ses yalıtımı konusunda elverişlidir. Fakat unutmamak gerekir ki ahşap tasarımların üretimi ve uygulanması yüksek ölçüde kalite kontrolü ve planlamada disiplin gerektirmektedir. Malzeme ve sunduğu imkânlar hakkında geniş bilgi şarttır (Affentrenger et.al. 2000). Ayrıca Ahşap sektörünün potansiyeli ve hammadde konularının aydınlatılması gereklidir. ORMANLAR VE AHŞAP SEKTÖRÜ Dünya genelinde çoğunluğu tropik bölgelerde olmak üzere doğal ormanlık alanlar azalsa da Avrupanın endüstrileşmiş ülkelerinde orman alanları artmakta fakat yaşlanmaktadır. Çünkü endüstri ağırlıklı olarak çapları dar, genç tomruklara odaklanmıştır. Bu ülkeler üretimlerinin az bir kısmını küresel pazara sunabilmekte, gelişmekte olan ülkelere yeterince ulaşamamaktadırlar. Ahşap stoğunu tüketmek için strateji ve proje arayışları sürmekte; yarışmalar, seminerler ve ödüller yoluyla ahşap kullanımı ve araştırmaları desteklenerek çözüm yaratılmaya çalışılmaktadır (FAO 2003-XII/S.146,147), (Merl 2005), (Affentrenger et al. 2000), (Herzog et.al. 2003). Standart özelliklerde ürün, enkesitler ve uygun fiyatlı yumuşak ağaç tercih eden piyasalar ise insan eliyle ekilmiş monokültür ormanları desteklemektedir. İlerde ahşap ihtiyacının daha çok plantasyonlarla karşılanması beklenmektedir (IIED 2003). Türkiye topraklarının %26 sı orman alanıdır ve yetmişlerden itibaren hem alan hem hacim olarak artış göstermişlerdir (DPT 2001-IV Orman s 12,30). Bu büyüme Avrupa ülkelerine göre daha düşükse de hesaplar teorik olarak orman miktarında azalmaya yol açmadan yıllık 10 milyon m? daha fazla üretimin mümkün olduğuna işaret eder (DPT 2001-IV/ S.40) (Somer 2008Tablo 4/ 33-37). 1999 verilerine göre yılda 28 milyon m? olan üretim hacminin 2/3 kadarı yakacak olarak kullanılmaktadır (Konukçu 2001). Verimsiz ormanların potansiyeli, iğneli ağaçların miktarı artırılabilirse ve kanun dışı kullanım kontrol altına alınabilirse üretim hacminin de artması beklenebilir. Ormanları sadece hammadde olarak görmek tabii ki yanlıştır fakat yine de Türkiyenin ahşap endüstrisini ileriye götürecek potansiyelin bulunduğu söylenebilir(DPT 2001-IV/S.12,92), (FAO 2003-XII/S.133,134). Gümrük birliği sonrasında ithalatta darboğazların kalkmasıyla Türk ormanlarının üzerindeki baskı azalmış, 2002 yılından sonraki ekonomik gelişme tüm inşaat sektöründe olduğu gibi bu sektörde de ithalatı ayrıca artırmıştır (Sezgin 2005/S.9). Ahşap malzemeleri endüstrisi son 20 yılda hızla gelişmiştir (TOBB Mobilya 2005/S.3), (Yeniçeri 2005, 6). AHŞAP İNŞAAT SİSTEMLERİ VE ÖNERILEN TEKNOLOJİ Ahşap yaşayan ve kendini yenileyebilen bir hammaddedir. Ahşap ile gerçekleştirilen strüktürlerin dayanımlı ve uzun ömürlü olması için fiziksel, mekanik, anisotropi ve nem gibi faktörlerin göz önünde bulundurulması şarttır. Ahşap araştırmaları ahşabın bu özelliklerini kontrol altına almaya yoğunlaşırken deformasyon dayanımları doğal keresteye göre daha yüksek olan ahşap bileşimli malzemeler ve sistemler yolu ile gittikçe azalan hammadde ve düşük kaliteli malzeme kullanımına da cevap vermeye çalışırlar (Affentrenger et. al 2000/) (Pfeifer et.al. 2001/S.14). 90 lı yıllarda üretiminde çeliğe göre çok daha az gri enerji harcayan ahşabın büyük açıklıklarda çelikle boy ölçüşebileceği kanıtlandıktan sonra çok katlı binalarda kullanımı tartışılmaya başlanmış, 21. yüzyıl başlarında yaygın olan çerçeve metodlarından sonra ahşap laminasyon işlemlerinin büyük aşamalar kaydetmesi ile birlikte iskelet ve masif sistemler de atağa kalkmıştır. Yine de günümüzde kullanılan ahşap teknolojilerinin yoğun kentleşmenin gereksinimlerine tam olarak cevap verecek düzeyde gelişmiş oldukları söylenemez. Buna cevap verebilecek çözüm önerisinin tanıtımına geçmeden önce 1900lerden sonra oluşmuş az veya çok ön üretime elverişli güncel ahşap metotlarına kısaca değinmek gereklidir (Herzog 2003), (Aichholzer 1999), (Schober 2002) İskelet sistemler İskelet sistemler karkas yapılardan türemişlerdir. Belirli bir modülasyonda kolon ve kirişlerle çalışırlar, büyük açıklık geçebilirler, plan esnekliği yüksek sistemlerdir. Bazı bölümleri yatay kuvvetlere karşı döşemeler, çaprazlar veya düzlemlerle sabitlemek gerekir. Bağlantılar genelde özel üretilen çelik elemanlarla gerçekleştirilir. Sistemi oluşturan çubuk elemanlar montaj sürecini, montaj maliyetini ve kontrollü inşaat gereksinimini olumsuz etkileyebilirler. En büyük dezavantajları pahalı ve birinci sınıf ahşap malzemeye ihtiyaç duymalarıdır. İskelet sistemler dışındaki tüm sistemler yükleri plak şeklinde elemanlar vasıtası ile yayarak taşırlar. Kullanılan her katman taşıyıcı veya rijitleyicidir. Bu nedenle planlamada öngörülen boşlukların şekli ve yeri sonradan kolayca değiştirilememekte, yapılabilecek mekânsal değişiklikler sınırlı kalmaktadır. Çerçeve Yapılar Dikmelerle çalışan Kaburgalı sistemlerdir. Balloon-frame, Platform-frame, Timber frame gibi isimlendirilmektedirler. Eleman montajını inşaat alanında gerçekleştirmek günümüzde tercih edilmemektedir. Bunun yerine ön üretimde dikmeler iki taraflı kaplanarak kentsel oluşumlara daha uygun çerçeve, panel, hücre yapı sistemleri oluşturulmuştur. Sistem boyutları büyüdükçe (hücre) nakliye ve montaj zorlaşır. Genelde az katlı yapılar için geliştirilmiş sistemlerdir, kat sayısı arttıkça standart elemanlar ile çalışmak güçleşir, oturma hassasiyeti artar. Yüksek ağırlıkları kaldıramazlar, yanal yüklere karşı sabitleme yetileri özel olarak desteklenmedikçe kısıtlıdır. Planlamada serbestlik sunmakla beraber sonradan yapılacak değişikliklere el vermezler (Bednar et.al 2005). Yeni Masif Sistemler Tarihleri ahşap yığma sistemlere dayanır. Günümüzde ahşap katman veya parçaların birbirlerine yapıştırılarak, vidalanarak, çivilenerek dilenen forma getirilmesi ile oluşturulurlar. Basit detaylarla çalışabilirler, bağlantıları özen gerektirir, ses ve ısı yalıtımı açısından çok iyidirler. Düşey yükleri ve yanal stabiliteyi taşıyıcı duvarlar üstlenir. Önüretime elverişlidirler ama planlama aşamasıda çok iyi detaylandırılmaları gerekir çünkü sonradan değişikliklere pek olanak vermezler. Şu anda çerçeve sistemlerden sonra konut sektöründe en çok kullanılan sistemlerdir. Masif ahşabın geçigenlik katsayısı iç kısımların çabuk ısınmasını engeller, yandığında çeperinde oluşan kömür tabakası oksijen alımını güçleştirir. Ayrıca çelik gibi enkesiti ve formu değişmediğinden yangın davranışı uygundur (Pfeifer et al. 2001 / S. 12). Dezavantajları ağırlık ve malzeme tüketimi faktörleridir. Şekil 5 teki tablodan da izlenebileceği gibi alternatif bir yapı sisteminin her şeyden önce ödenebilir yeni üretim ve finansal rekabet gücü gerekliliklerini karşılaması gerekmektedir. Bu yüzden güncel sistemlerin fiyatı doğrudan etkileyen faktörlerden olan ön üretim derecesi, inşaat alanında montaj ve nakliye kolaylığına göre değerlendirilmeleri gerekir. Uzun vadeli kullanım ve değişen ihtiyaçlara uyum anlamına gelen plan esnekliği de göz önünde bulundurulduğunda çubuk yapı ve plak yapı sistemlerinin farklı avantajlarının bulunduğu ve geliştirilecek teknolojinin mümkün olduğunca her iki sistemin avantajlarını kapsaması gerektiği ortaya çıkar. Hedeflenen teknolojinin özellikleri mekânlar arası olabildiğince geçirgen ve esnek bir yapı; basit eleman bağlantıları; sınırlı eleman boyutları; hızlı ve kolay montaj; mümkün olduğunca az hammadde tüketimi; çok katlılığa, zaman içinde genişlemeye ve kendin yap metotlarına uygunluk ve deprem dayanıklılığı şeklinde özetlenebilir. Önerilen sistem: Yukarıda açıklanan yolla geliştirilen teknoloji iş akışlarında tekrarın getirdiği hızlı üretim avantajlarından yararlanmak için birbirleri ile bağlantılı olmak üzere planlanmış, ahşap bir yapı/eleman sistemidir. Sistemin yapı elemanları işlevlerine göre ikiye ayrılır. Perde Kolon Elemanı, Kolon Bağlantı Elemanı, Döşeme Elemanı, Kiriş Elemanı Taşıyıcı Sistem Grubunu; Mesnet şeridi, Mesnet köşebendi, Duvar elemanları, İkincil elemanlar Tamamlayıcı Sistem Grubunu oluştururlar. Temel yapıtaşı değişik kullanımlara elverişli, genişlemeye uygun, şekli ve boyutu değişebilen bir Hücredir. Yatay yönde genişlemeye sınır yoktur. Düşey yönde genişleme olanağı eleman bağlantıları ve hammaddenin özelliklerine göre değiştirilebilir. Sistemin en önemli parçaları hem düşey hem de yatay kuvvetleri iletmekle yükümlü perde kolon elemanlarıdır. Bir çeşit perde duvar teşkil ederken kalan boşluklar sayesinde esnek ve geçirgen bir yapı sunarlar. Düşey yükleri noktasal ileten, yatay yüklere karşı özel önlemlere ihtiyaç duyan İskelet; düşey yükleri yayarak iletirken yatay stabiliteyi de üstlenen Masif ve Çerçeve sistemlerden farklılaşırlar. Perde kolon elemanlarına sabitlenerek adeta bir kaynak dikiş oluşturan kolon bağlantı elemanları ile farklı düzenler oluşturulabilir. Perde kolon elemanlarına tek veya iki yönden sabitlenebilen kiriş elemanları ile birlikte sistem rijit çerçeve şeklinde işler. Döşeme elemanları temel alınan hücre boyutlarına endeksli parçalardan oluşur. Döşeme elemanları için kiriş elemanlarına dört taraftan sabitlenecek şeritsel mesnetler tercih edilmiştir. Hücrenin döşeme seviyesindeki yatay stabilitesi ise döşemeden bağımsız olarak mesnet şeritlerinin mesnet köşebentleri sayesinde rijitlenmesi yolu ile gerçekleştirilmiştir. Böylelikle döşeme elemanlarının binanın taşıyıcı özelliklerini bozmadan takılıp çıkarılabilme olanağı sağlanmıştır. Döşeme elemanları aralarında irtibatlandırılarak gerektiğinde diyafram olarak davranmaları sağlanabilir. Kontrollü ve hızlı inşaat için cephenin hızlı tamamlanması ve iç mekânlarda arzulanan esnekliğin sağlanması ince inşaatın belirli ve planlı bir şekilde yürütülebilmesine bağlıdır. Bu nedenle Taşıyıcı Sistem Grubuna eşlik etmek ve tamamlamak üzere ikincil elemanlar düşünülmüştür. Tamamlayıcı Sistem Grubu söz konusu sistemden başka sistemler ve malzemeler ile birlikte kullanılabilir. Bu elemanların en önemlileri duvar elemanlarıdır. Duvar elemanları sıva için alt zemin sunarken istenirse kaplanabilirler. Dış ve iç mekâna bakan duvar elemanlarının dış yüzeyinde yangın ve ısı koruması dilenen malzemeyle sağlanabilir. Kiriş veya Döşeme elemanlarından aşağı doğru asılacak biçimde planlanırlarsa az sayıdaki noktasal bağlantılar yolu ile zemine sabitlenebilirler. Bu sayede yerden yürütülecek teknik aksama dokunmadan iç mekân değişiklikleri yapılabilir, zeminin üst katmanları dilendiği şekilde kaydırılabilir. Cepheyi oluşturabilmek için pencere, çıkma ve konsol elemanları, iç mekânlar içinse kapı ve dolap elemanları geliştirilmiştir. Bu elemanlarının boyut ve şekilleri ihtiyaca göre düzenlenebilir, duvar elemanları ile veya kendi aralarında kombine edilebilirler. Örneğin dolap elemanları kapısız kullanılarak nişler oluşturulabilir. Böldükleri mekânın iki tarafından geçiş imkânı tanınacak şekilde uygulandıklarında odadan odaya geçiş mekânı sunabilirler. HEDEFLENEN AVANTAJLAR Yapı/Eleman Sistemi güvenlik, kalite, esneklik, maliyet kontrolü, daha az atık, kontrollü enerji ve kaynak tüketimi anlamına gelen endüstriyel ön üretime uygundur. çevre ve sürdürülebilirliğe katkı sağlayıcı özelliklere sahiptir. Her bir sistem elemanı başka sistemlerle beraber; örneğin döşeme elemanları her tür iskelet yapılarla, perde kolon elemanları kompozit döşeme sistemleri ile beraber kullanılabilir. Yapı/Eleman Sistemi üretimini takiben depolanmaya uygundur. Bu sayede hızlı bir biçimde kurulabilir, geçici yapılar söz konusu olduğunda zarar görmeden sökülebilir, saklanabilir ve ihtiyaç duyulduğunda yeniden kullanılabilir. Bu yüzden sistem kırsal, tarımsal yapılar, tatil evleri ve koruma alanlarında inşaat yapmaya elverişlidir. Yeniden kullanım yolu ile çevre kirliliğine hassasiyet gösterilmekte ve kaynak tüketimi azaltılmaktadır. Bugünkü genel uygulama afet konutlarını önce kurup sonra kaldırmaktır. Hızlı bir biçimde kurulabilmesi sistemin afet konutu olarak kullanılabilmesine olanak sağlar. Sistem dâhilindeki yapı grupları zaman içinde geliştirilerek belirli bir senaryo eşliğinde kalıcı konut alanlarına ardından yörenin merkezileşmesi durumunda yoğunlaştırılarak büro alanlarına dönüştürülebilirler. Kısacası kademeli inşaata uygundurlar. Zaman içinde binaların fiziksel özellikleri iyileştirilebilir, hücre parçaları eskidikleri veya zarar gördükleri takdirde değiştirilebilirler. Hazır elemanlar sayesinde kaba inşaat süreci temelde bir montaj sürecine dönüşür, bekleme süreçleri ve inşaat alanında iş süresi kısalır. Bu kentsel ortamda inşaat açısından avantaj sağlayarak, sektörün arz esnekliğini arttırır. Şehir yenileme projelerinde, gecekondu alanlarının ıslahında ve mevcut binaların yenilenmesinde etkin bir alternatif oluşturabilir. Hafif olduğundan mevcut binalara kat çıkmak, yatay düzlemde mekân eklemek mümkündür. Sistemde perde kolonlar mekânlar arası geniş boşluklara imkân verebilecek şekilde düzenlenmiştir. Ayrıca duvar elemanlarının veya ikincil elemanların taşıyıcı ana sisteme ağırlık dışında etkisi bulunmaz. Bu yüzden mekân planı, mekân işlevi ve cephe düzeni kullanıcı tarafından ihtiyaca göre zaman içinde değiştirilebilmekte, kullanım amacı ve ihtiyaç değişikliklerine cevap verilebilmektedir. Böylelikle kullanıcıya mekân ile özdeşleşme olanağı, farklı kullanım tarzlarına uyum esnekliği sağlanmaktadır. Ayrıca elemanları farklı şekillerde giydirerek fiziksel özelliklerini güncelleştirmek mümkündür. KAYNAKLAR Affentranger et al., 2000 : Bauten und Fassaden mit Holz Prix Lignum, ISBN: 3-85565-247-3 Aichholzer et.al., 1999, Mehrgeschossiger Wohnbau In Österreich-Rahmenbauweise, proHolz Austria, Wien, Art.Nr.: 0009 Bayerl et.al., 2005, Leitfaden Nachhaltiges Bauen, Bundesministerium für Verkehr, Bau und Wohnungswesen, PDF, http://www.bbr.bund.de Bayern, 2002, Wohnungen in Holzbauweise / Wohnmodelle Bayern, ISBN: 3-7667-1538-0 Bednar et.al., 2005, Holzbauweisen im verdichteten Wohnungsbau, ISBN 3-8167-6437-1 DIE, 2000, Bina Sayımı, ISBN: 975-19-2819-2. DIE ve TOKI, 2004, 1999 Türk Konut Araştırması, ISSN: 1304-6748. DPT, 2000, Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Ankara, T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı, http://ekutup.dpt.gov.tr/plan/viii/plan8str.pdf DPT, 2001-I, Konut Özel İhtisas Komisyonu Raporu, ISBN: 975-19-2759-5. DPT, 2001-IV, Ormancılık Özel Ihtisas Komisyonu Raporu, ISBN: 975-19-2555 ECCREDI, 2005, E-Core Strategy for Construction RTD, Brüksel, The European Council for Construction Research, Development and Innovation, http://www.e-core.org/strategy/. FAO, 2003, Annex 2 Data Tables, Rome, Food And Agriculture Organization Of The United Nations, ISBN: 92-5-104865-7, ftp://ftp.fao.org/docrep/fao/005/y7581e/y7581e11.pdf, 03-Haziran-2007, 14:18 HABİTAT, 2001, A world of cities / An urbanized world, Nairobi, United Nations Development Programme - Centre for Human Settlements, http://ww2.unhabitat.org/istanbul+5/10-11.pdf Hegger et.al., 2005, Baustoffatlas, ISBN-10: 3764372729 Herzog et.al., 2003, Holzbauatlas, ISBN 3-7643-6984-1 IIED 2003, Trade And Forests: Why Forest Issues Require Attention In Trade Negotiations, London, International Centre for Trade and Sustainable Development (ICTSD) and the International Institute for Environment and Development (IIED), http://www.trade-environment.org/output/ictsd/resource/trade_and_forests.pdf, 11-Haziran-2007, 17:12 Konukçu, M. 2001, Ankara, Ormanlar ve Ormancılığımız, DPT, ISBN 975-19-2875-3 Lippke et.al., 2004, Life Cycle Environmental Performance of Renewable Building Materials, CORRIM, Vol. 54, No.6, http://maineghg.raabassociates.org/Articles/CORRIM Merl, A.D. 2005, Resource Management for the Construction Sector in Urban Spaces, doktora tezi, Viyana Teknik Üniversitesi Kütüphanesi, online Katalog, http://aleph.ub.tuwien.ac.at. Pfeifer et.al., 1998, Münih, Der Neue Holzbau. Aktuelle Architektur. Alle Bausysteme. Neue Technologien, ISBN: 3-7667-1281-0 Rupli, H. 2002, Zimmermannskunst gestern - Konstruktion heute, Weinfelden, Proceedings of SAH- Fortbildungskurs Daecher/ Leistungsfaehig und ausdrucksstark mit Holz, Vol. 3, SH-Holz, ss. 21-25. Schober, K.P. 2002, Mehrgeschossiger Holzbau in Österreich / Holzskelett- und Holzmassivbauweise, ISSN 1680-4252 Sezgin, T. 2005, Inşaat Malzemeleri, Ankara, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, 20055, http://www.igeme.org.tr/tur/yayin/yayin.htm, 05-Haziran-2007, 15:53 Somer, M.E. 2008, Sustainability of urban residental buildings in emerging economies, doktora Tezi, , Viyana Teknik Üniversitesi Kütüphanesi, online Katalog, http://aleph.ub.tuwien.ac.at TOBB, 2005, Tobb Mobilya Sektör Kurulu Raporu, Ankara, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği TÜBITAK, 2003, Ön Rapor İnşaat ve Altyapı Paneli / Vizyon 2023 Teknoloji öngörüsü projesi, http://vizyon2023.tubitak.gov.tr. UN, 2001, World Urbanization Prospects The 1999 Revision - Annex Tables, New York, United Nations Publications, http://www.un.org/esa/population/ Yeniçeri, B. 2005, Mobilya, Ankara, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi, http://www.igeme.org.tr/tur/yayin/yayin.htm, 05-Haziran-2007, 15:27

      İtalyan Ahşap İşleme Sektöründe Olumsuz 4. Çeyrek




    2011 yılı ahşap işleme ve mobilya sektörü için bir bekleyip görme yılı oldu. Bu yıla ilişkin olarak yayınlanan son ACIMALL Araştırmalar Ofisinin (sektör şirketlerini temsil eden Confindustria üyesi birlik) işlediği ilk rakamlara göre 2010 yılına göre yaklaşık 1,632 milyon Euro tahmini değerle yüzde 5.8 üretim artışı gerçekleşmiştir. Yılın ikinci yarısı daha tatmin edici olan ilk yarıdaki trendi korumuş olsaydı bu sonuç çok daha olumlu olabilirdi. Ne yazık ki, 2011in dördüncü çeyreğinde yürütülen bir trend araştırmasının rakamlarından da anlaşılabileceği gibi işler istenildiği gibi gitmedi: belirsizlik arttı ve siparişler beklentilerin çok altındaydı; 2010un aynı dönemine kıyasla yüzde 8.8 daha düşüktü. Yabancı siparişlerde yüzde 6.4 küçülme yaşanırken yerel pazarda yüzde 16.9a varan azalmalar meydana geldi. Sipariş defteri yaklaşık iki aylık bir süreyi kapsıyor. Bu yılın başından bu yana yüzde 1.7lik bir fiyat artışı kaydedilmiştir. Kalite anketine göre, görüşülen şirketlerin yüzde 26sı olumlu bir üretim trendi belirtirken, yüzde 52si sabit yüzde 22si ise azalan bir trend ifadesinde bulunmuştur. Katılımcıların yüzde 78i istihdamı sabit, yüzde 18i azalan ve yüzde 4ü ise artan trendde değerlendirmiştir. Görüşülenlerin yüzde 44üne göre mevcut stoklar sabitken, yüzde 39u için stoklar azalmış, yüzde 17si içinse artmıştır. Tahmin anketinin ortaya çıkardığı kısa dönem beklentilerine bir göz atalım. Ne yazık ki hala baskın olan hava belirsizlik: Katılımcıların yüzde 17si önümüzdeki birkaç ay içinde yurtdışından siparişlerin artacağından eminken yüzde 48i istikrar beklentisi içinde. Yüzde 35 korku azalması ile denge 18 puanla negatif yönde. Katılımcıların yüzde 52sine göre İtalya pazarının küçülme trendine girmesi beklenirken, yüzde 48ine göre sabit kalacağı görülüyor ki bu da 52 puanlık negatif denge oluşturuyor. Birkaç ek not: maalesef İtalyan müşterilerin siparişleri 2010dan bu yana en düşük seviyeye ulaştı ancak yabancı siparişçilerin trendi biraz daha iyi. Büyük oranda ihracata odaklanmış bir sektörün üretiminin yüzde 75inden fazlasını ulusal sınırlarının dışına göndermesi aslında beklenen bir durum. Üretim hacminin 2011de 100 olduğu düşünülürse bugün için endeks 69dur. Bu durum sektörü kökten yeniden organize olmaya zorlamaktadır.

      TOBB Orman Ürünleri Meclisi, Yeni Anayasada Sektörün Yeniden Düzenlenmesini İstedi




    TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi TOBB Birlik Merkezinde toplandı. Yeni anayasa çalışmalarına vurgu yapan sektör temsilcileri anayasada, orman işletmeciliği, muhafazası ve ormanların geliştirilmesi konusunun dikkatle ele alınmasını ve orman köylüsünün haklarının korunması istedi. Sektör Temsilcileri, Daha Etkin ve Verimli Bir Ormancılık Anlayışı İstedi Toplantıda Meclis Başkan Yardımcısı Sabri Avcı yeni anayasa ile ilgili sektörün istekleri ve önerilerini dile getirirken, İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanı Ahmet Yeşil, Türkiye Orman Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı Cafer Yüksel, Orman Genel Müdürlüğü yetkilileri ve meclis temsilcileri de konuya ilişkin düşünce ve önerilerini açıkladı. Düzenlenecek yeni anayasa kapsamında, orman köylüsünün haklarının teminat altına alınması ve korunmasını, bu kapsamda mekanizasyon ağırlıklı kooperatif işçiliğini içeren yapılanmaların desteklenmesini isteyen meclis üyeleri; orman ürünleri endüstrisine hammadde temin eden, kaynağında, sadece para kazanmak yerine istihdam, üretim, yatırım ve ihracat artışını esas alan bir yapılanmanın oluşturulması gerektiğini vurguladılar. Sektör temsilcileri, millet ormancılığını dikkate alan, korumacı anlayışla birlikte ormanların geliştirilmesini; modern işletmelerin, daha etkin, verimli ve karlı çalışarak orman kooperatiflerinin oluşmasını temin eden ormancılık anlayışının anayasanın ormancılıkla ilgili metinlerine dâhil edilmesinin doğru olacağını dile getirdiler. Ahmet Kahraman: 2012 yılından ümitliyiz TOBB Türkiye Orman Ürünleri Meclisi Başkanı Ahmet Kahraman, toplantıda yaptığı değerlendirmede geçen yılın ormancılık sektörü ile diğer sektörler için faal geçtiğini, bu hareketliliğin 2012 yılında da devam edeceğini belirtti. Meclis üyeleri 2012 yılından ümitli olduklarını dile getirerek, orman ürünlerinin, Türkiyeye ciddi katma değer üreten bir sektör olduğunun altını çizdiler. İthalat ve ihracat rakamlarının da ele alındığı toplantıda, 2011 yılı ithalat ve ihracat rakamlarının geçmiş 5 yıl ile kıyaslandığında en yüksek seviyede seyrettiğine işaret edildi. Toplantıda ayrıca, dünyanın ağaç ve kağıt üretiminin yüzde 90ını yapan 43 ülkenin üye olduğu Uluslararası Orman ve Kağıt Dernekleri Konseyinden alınan bilgilere göre; dünya orman ürünleri sanayinin 470 milyar doların üzerinde bir hacme sahip olduğu, sektörde 14 milyonun üzerinde kişinin istihdam edildiği belirtildi. Türkiyede ormanlık alanların oranının yüzde 26 olduğunu kaydeden sektör temsilcileri, bu derece büyük kaynakların iyi değerlendirilmesi ve sanayiye tam anlamıyla kazandırılması halinde ülke ekonomisi için büyük bir avantaj olacağına dikkat çektiler. 300 bini endüstride, 300 bini orman işçiliğinde olmak üzere doğrudan 600 bin kişiye istihdam imkânı sağlayan Türkiye Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri Sektörünün 19 milyar dolar gibi bir değere sahip olduğuna değinildi. 6831 sayılı Orman Kanununda değişiklikler yapılmalı Toplantıda, 1956 yılında çıkarılan 6831 sayılı Orman Kanununda da bir takım değişiklikler yapılması istenirken, bu kapsamda; Orman Genel Müdürlüğünce yapılan açık arttırmalı satış yerine, tahsisli satış sisteminin getirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, ormanların işletilmesinde orman kooperatiflerinin sayısının azaltılması gerektiği ifade edilirken, sanayinin uygun fiyat ve istenilen kalitede hammadde bulmasını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmesi istendi. Kanunda yapılacak değişikliklerde, Orman Kooperatifleri Merkez Birliği, orman ürünleri sanayi kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının mutabakatına önem verilmesi gerektiğine işaret edildi.

      FMC China 2012 , Kapılarını 11 – 14 Eylülde Açıyor




    Çinin önemli mobilya tedarikçi fuarlarından Furniture Manufacturing & Supply China, FMC 2012, FMC Premium 2012 ve Furniture China 2012 ile eş zamanlı olarak kapılarını açıyor. Daha önceleri Shanghai New International Expo Centreda (SNIEC) Çin Mobilya Fuarı FC ile birlikte yapılan FMC, geçen yıl düzenlendiği yeri değiştirerek Şanghay World Expo Exhibition & Convention Centera geçti ve alanını genişletti.

      Ukrayna, kimi iniş çıkışları ve sıkıntıları olsa da Türk mobilya ve yan sanayi ihracatçılarının gözardı edemeyeceği çevre ülke pazarları arasında yer almaktadır.




    Bu ülkenin en önemli mobilya ve yan sanayi fuarı konumunda olan MKT Expo fuarı MERİDYEN Fuarcılık tarafından temsil edilmekte ve başta EKİN Yayın Grubu olmak üzere birçok Türk firmasının ürün ve hizmetlerinin uluslararası profesyonellere tanıtılmasına aracılık etmektedir. Bu yıl katılımının yanısıra fuarda gerçekleştirdiği ikili temaslar ve söyleşiler ile aktif bir rol oynayan EKİN Yayın Grubuun yanısıra, fuarın katılımcıları arasında ARRAY, MESAN, AGT, BAKIŞ KAPAK, BELLONA, GLOBAL, KADOMA, KAPSAN, ÖZDEMİR, ÖZKARDEŞLER, STARAX, UMUT KULP gibi Türk mobilya ve yan sanayinin tanınmış Türk firmaları da bulunuyordu.

      Bilgi Profesyonelleri ve Genel Olarak Yaratıcı Sınıfları




    Bilgi profesyonelleri ve genel olarak yaratıcı sınıf, yaratıcılıklarını besleyen, kişisel gelişimlerine imkân tanıyan, yaptıkları katkının sonucunu görecekleri, anlam bulacakları bir iş ortamında verimliler. Aksi takdirde seçme haklarını kullanıp istedikleri yerde çalışırlar: Başka bir iş yerinde, başka bir şehirde veya başka bir ilkede. Bilgi işçileri, bilgi profesyonelleri ve yaratıcı insanlar bir iş yerinde emir komutayla çalıştırılamazlar; şirketlerin onlara ihtiyacı, onların şirkete ihtiyacından daha fazladır. Bu insanlar ancak bir iş ortağı olarak muamele görürlerse gönülden katkı yapar ve terimli olurlar. Maalesef, yönetim alanındaki bilgisi ne kadar birçok şirket ve yönetici farkında olmadan yaratıcılığı yok ediyor. Çalışanların motivasyonunu öldürüyor. Her gün heyecanla işe gelmelerine engel oluyor. Şirkete bağlılıklarını ve heveslerini yok ediyor. Elbette yöneticiler yaratıcılığı kasıtlı olarak yok etmezler. Ancak çoğu zaman kendilerinin bile farkında olmadıkları yerleşik inançlar, yıllar boyunca sorgulanmamış yöntemlerle yaratıcı iklime ne kadar zarar verdiklerini de bilmezler. Yaratıcılık, insanların kendilerini özgür hissettikleri, çok renkli ve çok sesli ortamlarda yeşeriyor. Yenilikçi olmak ise ancak yaratıcı olmakla mümkün olabiliyor. Bugün hala yaratıcı insanların şirket içi disiplini bozacağı kaygısında olan yöneticiler çoğunlukta. Son yazıma yorum yapan Müslüm Kızılgebenin dediği gibi Sabah 9.00 akşam 17.00 saatlerinde takım elbise ve tıraş zorunluluğu olan çalışma koşullarında, insanlardan yaratıcı fikirler beklemeye devam eden patronlar hiyerarşisi içindeyiz. Değişim ile istikrarı bir arada yaşatmak mümkün. Bu bana göre, her işletmenin anlaması gereken ve hayata geçirmesi gereken en önemli dünya görüşü.Her işin korunması gereken tarafları olduğu gibi terk edilmesi gerekenleri de var. Zamanın bizden talep ettiklerini gerçekleştirerek istikrarı koruyacağımız gibi; terk edilmesi gerekenleri de bırakıp yerine yenilerini koymasını bilmeliyiz. Bunun için de her kuruluşun yaratıcı, yenilikçi insanlara ihtiyacı var. Onlar olmadan yarını inşa etmek mümkün değil. Organizasyonel yaratıcılık kolektif bir çalışmanın sonucu olarak ortaya çıkar. Yaratıcılık sadece bir bölümün işi olamaz. Yaratıcılığın şirketteki herkesi ve her şeyi kapsamasını, sürekli olarak yayılmasını sağlamamız gerekir. Ancak bu şekilde şirket olarak sahip olduğumuz toplam yaratıcı beyin gücü üzerinden rekabet eder hale gelebiliriz. Bugün işletmelerin kendilerine sormaları gereken soru: Yaratıcı sınıfı kendimize nasıl çekebilir ve bu insanların şirketimizde kendilerini geliştirecekleri, anlam bulacakları ortamı nasıl yaratabiliriz? sorusudur.

      Mobilya ihracatçılarının hedefi büyük




    Akdeniz Ağaç ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Bülent Aymen, Mobilya Ar-Ge Proje Pazarı projesine başlayacaklarını ve yılda 5 dünya markası yaratmayı hedeflediklerini bildirdi. Aymen, yaptığı yazılı açıklamada, mobilya sektörünün 2012 yılı hedeflerini değerlendirdi. Akdeniz İhracatçı Birliklerinin (AKİB) 2011 yılında yüzde 45 oranında artışla 12,6 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini belirten Aymen, Akdeniz Ağaç Mamulleri ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliğinin de yüzde 25,20 oranında artışla 422 milyon dolar ihracat yaptığını kaydetti. Mobilya sektörünün, ürün gruplarında inovasyon çalışmaları, teknolojik gelişmeler ve yeni yatırımlarla 357 milyon dolar ihracatla liste başında yer aldığını vurgulayan Aymen, 2011de Türkiye genelinde sektörde öne çıkan pazarların yine Irak, İran ve Azerbaycan olduğunu ifade etti. Lider pazar Irakta 2010da 416 milyon dolar olan ağaç mamulleri ve orman ürünleri ihracatının 2011de yüzde 35 artarak 561 milyon dolara çıktığı bilgisini veren Aymen, bu rakamlar ışığında 2012de yüzde 12 oranında ihracat artışı hedeflediklerini vurguladı. Aymen, Böylece 2023 yılı için hedef olarak koyduğumuz 15 milyar doların daha da üstüne çıkabilecek gücümüz olacak dedi. 2011 yılının dünya genelinde çalkantılarla geçtiğini, dünya ekonomisinde finans sektörü kaynaklı sorunların artık reel ekonomiyi ve ihracatçılar için dış talebi olumsuz etkileyecek bir duruma geldiğini anlatan Aymen, Diğer yandan, coğrafi ve tarihi yakınlık içerisinde olduğumuz Arap Baharı ülkelerindeki siyasal istikrarsızlık da ihracatçıların işini zorlaştırıyor. Ancak, 2011 yılında haritada bile yerini zor bulacağımız ülkelere ihracat yaparak bu ihracat artışını sağladık. Yeni pazarlar ve ürünler sayesinde 2012de de ihracat artışı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Irak başta olmak üzere Afrika ve Asya Pasifik, Latin Amerika ülkeleri hedef pazarlarımız arasında yer alıyor ifadelerini kullandı. Türkiyenin Serbest Ticaret Anlaşması için görüşmeleri sürdürdüğü Ukrayna ve ihracatta ikinci pazar konumuna yükselen Irakla yapılan ticarette sorunlar yaşandığına dikkat çeken Aymen, şunları söyledi: Ukrayna ile ciddi sıkıntılar yaşıyoruz. Gümrüklerde ek vergi ve ücretlendirme yapılıyor. Böylece Türk ihracatçısının sırtına ekstra yük biniyor. Güney Irakta uygulanan gözetim belgesi uygulaması, 15 Ocakta Kuzey Irakta da yürürlüğe girecek. Burada TIR başına yaklaşık 420 dolar ek vergi gelecek. KOBİLERE ÜCRETSİZ TASARIM HİZMETİ Mobilyacıların, Avrupada yaşanan kriz ve Arap Baharı olayları nedeniyle daralan dünya pazarında güçlenmek için yeni projeler ürettiklerine işaret eden Aymen, bir kaç ilde kuracakları Tasarım Laboratuvarları ile dünya pazarında daha da güçlenmeyi hedeflediklerini, Mobilya Ar-Ge Proje Pazarı projesine başlayacaklarını ve 5 yılda 5 dünya markası yaratacaklarını belirtti. İhracat artışını inovatif düşünceyi firmalara kazandırarak gerçekleştireceklerini aktaran Aymen, şöyle devam etti: Böylece mobilya sektöründe çağ atlamak, daha büyük başarılara imza atmak en büyük hedefimiz. Bunu da üniversitelerin ar-gelerini sanayicilerle buluşturarak gerçekleştireceğiz. KOBİlerin inovatif ürünler yaratabilmesine destek sağlamak için Mobilya Ar-Ge Proje Pazarı projesi kapsamında, mobilyanın merkezi olan Kayseri, İnegöl, İzmir, Ankara ve Adana gibi şehirlerde tasarım laboratuvarları kuracağız. Devletin desteğiyle, KOBİlere ücretsiz tasarım hizmeti sunacağız. Endüstriyel tasarım alanında Ar-ge çalışması yapan teknoparkları ve üniversiteleri de sanayicilerimizle buluşturacağız. Öncelikle yurtiçinde başlayacak olan bu proje, ikinci yıl yurtdışına da taşınacak. Böylece tekstil, oto ve kimyadan sonra mobilya sanayicileri de uluslararası boyutta çalışmalar yapacak. Tasarım, markalaşma için çok önemli ve bizim 5 yılda 5 dünya markası çıkarmamız gerekiyor.

      jean Prouve Dan ilginç kontrastlar




    Vitra International ve G-Star işbirliği ile hayata geçirilen Prouve RAW koleksiyonu ile Fransız tasarımcı Jean Prouve nin 20. yüzyıla damga vuran ikonik mobilya kalsikleri, bugünün bakış açısıyla yeniden yorumlandı. Kolekisyondaki her parça, orjinal tasarım bütünlüğünü korumakla birlikte taze ve çağdaş bir kimliğe bürünerek son yıllarda yükselen retro eğilimine de selam [Sfcı Sevine Arslan Fauteuil.de Salon, koltuk Prouve RAW Özel Koleksiyon

      Derinin mobilyalarının tutarlılığı ve sürekliliği izleyerek hep bugünü şimdiyi...




    Derinin mobilyalarının tutarlılığı ve sürekliliği izleyerek hep bugünüp şimdiyi, yaşadığımız dönemin ruhunu anlatmasına gayret ettik. İnsanlar ve bilgisayarlar arasındaki iletişim ağının en verimli biçimde kurgulanabileceği bir bakış açısını yakalayabilmek için dijıtalleşen iş dünyasına uyumlu faktörlerin estetiği ön planda tutarak devreye sokulması gerekiyor. Sanal iletişimin gündemin en önemli belirleyeni haline gelmesiyle ofislerdeki çalışma sistemleri ve metotları değişiyor. Bilgiye ulaşmak kolaylaşırken ofisler salt çalışma alanları değil, bilginin paylaşıldığı ve sosyalleşilen merkezlere dönüşüyorlar. Bu aşamada, ofis tasarımlarının estetik değerlerinin çalışanlar üzerindeki etkisi ve motivasyon katkısı şirketlerin ilerlemesinde en az ofislerin fonksiyonelliği kadar önem kazanmış durumdadır. İnsanların kendilerini iyi hissettikleri bir ortamda çalışmalarının daha etkili performans göstermelerinde büyük katkılar sağladığı görülmektedir. Son yıllarda geçmişte yapılanlara ithafen üretilmiş çok fazla yeni ürün gündeme geldi. Romantizm, neo barok, eklektik yaklaşımlar, süse yönelik dekoratif akımlarla bezeli senelerden geçtik. Bunda dünyanın özellikle ekonomik, daha sonra siyasi ve kültürel değişikliklerinin de etkileri vardı. Artık yavaş yavaş rasyonelliğe ve realizme doğru bir yönelişten bahsedebileceğimiz bir döneme giriyoruz. Dünyanın doğal kaynaklarının tükenmekte olduğu bilincinin su yüzüne iyiden iyiye çıkması da bu paradigm değişiminin, tasarımı algılayış ve uygulayışta dünyanın yeni biryörüngeye oturmasının ateşleyicisi oldu. Biz, ayakları yere basan, bir yandan da duyguları harekete geçirebilme içgüdüsüyle başı bulutlarda olan bir tasarım felsefesiyle yolumuza devam ediyoruz. Yenilikçi, çağdaş bir tasarım yaratmak istiyorsanız öncelikle ürün tasarımının geçtiğimiz yüzyıldaki ve son 10 yıldaki tarihçesini bilmekte fayda görüyorum. Bir tasarımcı olarak bu verileri benliğinde damıtıp Bu birikimin üzerine bir tuğla da ben nasıl Ahk Interiors Sabit ve hareketli mobilya üretimi, proje yönetimi ve uygulamaları alanlarında büyük çaplı işlere imza atan Ahk Interiors Contract Furniture 1996 yılında kuruldu. Antalya menşeli firma, Ahk Interior Design Contracting adı altında otel, yaşam alanı, konut ofis, kurumsal yapı ve iş merkezi gibi farklı mekan ve yapıların anahtar teslimi ince yapı işlerini yürütmekte ve mimari uygulamalarda danışmanlık hizmeti de vermektedir. Deriıip Ahk Interiors ortaklığı Derin, gerçekleştirdiği ortaklık vasıtasıyla mimarların ve iç mimarların çözüm ortağı olarak daha büyük çaplı projelerde de yer alabilecek üretim potansiyeline kavuştu. Derin markasının Aziz Sarıyerin hayat görüşüne paralel şekillendirilmiş felsefesi zaman içinde iyice belirginleşti. Benim firmaya katılmamla net, pür ve sek bir tasarım anlayışını, melezlik olarak nitelendirebileceğim tamamlayıcı ürünler üzerine odaklanmış yaklaşımımızın içinde eriterek uluslararası platformlarda mobilyalarımız aracılığıyla sergiledik. Derinin mobilyalarının tutarlılığı ve sürekliliği izleyerek hep bugünü, şimdiyi, yaşadığımız dönemin ruhunu anlatmasına gayret ettik. Kolay algılanması, hızlıca kabul görmesi ve çok yüksek adetlerle satılması bizim birincil hedefimiz olmadı. Niteliğe yoğunlaştık. İşimize âşık oluşumuz, zor şartlarda riskler alabilme kabiliyetimizi geliştirdi. Butik bir sistemde yaptık üretimlerimizi. Genişlemekten çok, derinleşmeyi tercih ettik. Ahk Interiorsla girdiğimiz iştirakle de temelleri iyice sağlamlaşmış bir oluşum niteliğine ulaştık. Dünyanın birçok farklı noktasından gelen, özellikle otel projeleriyle ilgili taleplere cevap verebilecek bir sistem içine girmek Derin için önemli bir hamleydi. Ahk İnteriorsın Derin markasıyla olan işbirliği bu bağlamda Derin için çok verimli olabilecek bir yol açtı. Seri üretim açısından, kavuşulan sistem ve organizasyon olanakları, Derin markasının mobilyalarını dünyanın bugüne kadar ulaşamadığımız bölgelerdeki, özellikle otel, hastane ve ofis projelerinde değerlendirebilmemizi sağlıyor. Bugüne kadar mobilya alanında sunduğu ürünler ve hizmetlere devam edecek olan Derin, Ahk Interiors ile gerçekleştirdiği ortaklık vasıtasıyla mimarların ve iç mimarların çözüm ortağı olarak daha büyük çaplı projelerde de yer alabilecek üretim potansiyeline kavuşuyor. Ahk Interiors Yönetim Kurulu Başkanı Haldun Kilit ile birlikte, dünyanın tasarım odaklı mobilya platformlarında hem temsilciliklerimizle hem de proje üretimlerimizle markamızın etkinliğini daha da yükseltmeyi hedefliyoruz. Boomerang Laplounge koyarım ın peşine düşmenin bireysel tasarımcı kimliğine katkı sağlayacağını söyleyebilirim. Bir yandan da malzeme ve üretim teknolojileri hakkında sürekli güncellenen bilgi akışının içinde olmak gerekir. Ayrıca tasarıma bakış açısı özgünlük ve tutarlılık zemini üzerine oturtulmalı diye düşünüyorum.

      Çalışma Sistemleri Değişiyor




    Daha birkaç yıl öncesine kadar özellikle ofislerde, çalışma alanlarındaki beklentiler masa sayısı, toplantı odalarının adetleri, çalışan kışı sayısı gibi belirli unsurlarla sınırlıydı. Artık beklentiler farklılaştı, iş hayatının kalbi olan çalışma mekanlarında önemli bir paradigma değişim yaşanan yıllardan geçiyoruz. Sayısal beklentilerin yerini nitelikli vizyon beklentileri alıyor. Önceki dönemler kadar maddesel olmayan kavramlar gündemde. Sosyalleşmenin verimliliği artırdığının farkındalığıyla iletişim, etkileşim, akışkanlık, işbirliği, şeffaflık gibi başlıklar altında özetlenebilir bugünün ış dünyasının operasyon Bekleme salonları için ideal bir ürün Slide. merkezleri Eskiden iletişim kurabilmek için masaların merkezleri oluşturduğu çalışma istasyonları sistemi vardı. Kablolar gitgide azalıyor. Şimdi gittiğiniz her ortama ofisinizi taşıyabiliyorsunuz. Bu noktada da ihtiyaç duyduğu mobilyalar, sosyal ilişkileri çok daha yüksek seviyede tutabilen ve bu enerji ile daha da motive olan çalışanların yaratılabileceği ortamlar oluşturuluyor. Bu sosyal ortamların çalışma performansını düşürüp düşürmediği konusunda da yeni tartışmalar söz konusu, insanlar bazen kendilerini izole etmeyi de isteyebilirler. Şu anda böyle bir ikilem var ve bu duruma alternatif çözümlerin üretildiği bir dönemden geçiyoruz. Çalışma alanınız hayata ve işinize bakış açınızı yansıtmaktadır. Günlük fonksiyonlarınızı kolaylaştıran bir işleyişin dışında amaçlarınızın vitrini olmalıdır. Ofis içerisinde kendinizi iyi hissedeceğiniz, motivasyon ve verimliliğimizi yükseltebilecek renkler seçmek faydalıdır. Krer yumuşak beyaz tonları duvar ve ana mobilya ünitelerinde tercih etm yenilikçi, çağdaş ve huz bir ofis isteyenlerin tere olmalı. Ofis kavramını, yaratıcı fikirlerin filizlenebilmesine altyapı sağlayacak bir yer olarak görmek gerektiğine inanıyorum. Derin 1971 yılında Aziz Sarıyer tarafı kurulan Derin, 2000 yılında Dt Sarıyerin de katılımıyla mobil tasarım yolculuğuna dünyaya açılarak devam etti. Modern mobilya alanlarında uluslarar; bir yer edinen Derin markası 2011 de 40. kuruluş yılını kutadı.

      Tasarım stüdyonuzun ismi ne ifade ediyor




     

    Tasarım stüdyonuzun ismi ne ifade ediyor? Tasarım ve sanat hangi yönleri ile ayrılıyor ya da hangi unsurlar nedeniyle aynı potada birleşiyor?

    Ece Yalım Design Studio, Artful bünyesinde tasarım grubumuza verdiğimiz isim. Studio ilk öğrencilik günlerimizden bu yana, tasarım heyecanımızı paylaştığımız, fikirlerin geliştiği ortak çalışma alanı olarak gördüğümüz mekândır. Biz de ilk günkü heyecanla, bir grup olarak çalışmalarımıza böyle bir ortamda devam ediyoruz. Artful ise kelime olarak hem ürün, hem de mekân tasarımında ortak felsefemizi yansıtan bir kelime. Sözlük anlamı; zeki ve çekici bir şekild

    Metali masif ahşabın sıcaklığı ve doğallığıyla birleştiren, kişiselleştirilmiş mekanlar yaratılmasına olanak tanıyan Framein, Design Turkey 2010 Üstün Tasarım Ödiiîü de bulunuyor

    yapılan veya tasarlanan. Tasarımda fonksiyon ve estetik kol kola gider. Tasarımcı kimliğiniz, bakış açınız bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl  kurguladığınızla ilgilidir. Biz  firma olarak aralarında dengeyi projelere göre ayarlamakla beraber, genelde iki olguya eşit mesafede dururuz. Sanat ise sadece estetik ile ilgilenir ki, bu noktada bizlerin yaratıcı sürecinden çok farklı bir süreçten bahsetmek gerekir, kriterler cok farklıdır.

    Tekli ve ikili oturma birimi olarak tasarlanan Tvvins, bekleme alanlarının yanı sıra, yönetici odalarında misafir koltuğu olarak kullanılabiliyor.

    Tasarımda fonksiyon ve estetik kol kola gider. Tasarımcı kimliğiniz, bakış açınız bu ikisi arasındaki dengeyi nasıl kurguladığınızla ilgilidir. Biz firma olarak aralarında dengeyi projelere göre ayarlamakla beraber, genelde iki olguya eşit mesafede dururuz.

     


      Ödüle İmza Atan Ofis Mobilyaları Tasarımcıları




    ■ Ece Yalım Design Studio imzasını taşıyan Tvvins serisi Design Turkey Endüstriyel Tasarım Yarışması 2010 kapsamında aldıkları iyi Tasarım ödülünden sonra Red Dot 2011 kapsamında da ödüle layık görüldü. Frame, Join ve Mag gibi ofis mekânları için tasarladıkları ürünleri ise Good Design ile taçlandırıldı. Aldıkları ödüllerin kendilerini geliştirmek ve bu alanda kendilerini yenilemek adına motive ettiğini belirten Ece Yalım Design Studio kurucularından Ece Yalım; Ofis mobilyaları konusunda,ürün yelpazesini genişletmeye devam ediyoruz. Yeni çalışma tarzları, koşulları, i OFİS İLETİŞİM teknolojik yeniliklerin çalışma mekânlarının tanımına getirdiği yenilikler, yeni anlayışlar üzerine çalışıyoruz ki bunlar, alıştığımız ürünlerin, mekânların yeniden tanımlanmasını gerektirecek olgulardır. diyor. Mekân tasarımlarının yanı sıra kendi markaları Artful ve farklı markalar için endüstriyel tasarımlar da yapan Ece Yalım, Oğuz Yalım ve Feride Topraka tasarım disiplinlerinin olmazsa olmazlarını, ofis projelerini ve mobilya tasarımlarını konuştuk. Ece Yalım Design Studio, hangi alanlara yönelik hizmet veriyor? Birlikte çalıştığınız tasarımcılar kimlerdir? 1996 yılında Ece Yalım ve Oğuz Yalım tarafından Artful iç Mimarlık Tasarım firması kuruldu. 2005 yılında da aynı kurum altında tasarım grubumuz Ece Yalım Tasarım Stüdyosunu oluşturduk. Tasarımcılar; Ece Yalım, Oğuz Yalım ve Feride Topraktan oluşuyor. Mekân tasarımı ile ürün tasarımını kol kola yürütüyoruz. Ürün tasarımında, ofis, ev mobilya ve aksesuarı, halı, iç ve dış aydınlatma gibi farklı konularda birçok kurumsal firmaya hizmet veriyoruz (Nurus, Ersa, Arlight, Atlas Halı, Paşabahçe Mağazaları...). Kendi markamız Artful için | de yine benzer alanlarda koleksiyonlar oluşturuyor, üretimini yükleniyoruz.

      Tüketicinin Ofis Yaşam Kalitesini Yükseltmek İçin Tasarımın ve Tasarımcının Önemine




    Tüketicinin ofis yaşam kalitesini yükseltmek için tasarımın ve tasarımcının önemine vurgu yaparsak -ki siz kendi firmanızda hem yerli hem yabancı tasarımcılarla çalışıyorsunuz- nasıl bir yol izlemekte fayda var? E. Ata: Yeni ürün tasarımındaki çıkış noktamızı da, çalışma ortamlarının gelecekteki ihtiyaçları oluşturuyor. Dolayısıyla, birlikte çalışacağımız tasarımcıdan önce, geleceğin çalışma şekillerine uygun hangi ürünleri hayata geçirmemiz gerektiğini belirliyoruz. Ardından tasarımcıların bu zamana kadar yaptıkları tasarımları inceleyerek bizim için en doğru iş ortağı olacak tasarımcıyı bulmaya çalışıyoruz. Uluslararası alanda kendilerini kanıtlamış isimlerle çalışmak ve bu çalışmaların ödüllendirildiğini görmek bizim için keyif ve gurur verici... Diğer yandan; Türk mobilya sektörünün gelişimine katkıda bulunmak ve uluslararası alanda etkinliğini arttırmak amacını güden, genç ve yetenekli tasarımcılarının sektöre kazandırılmasına yönelik projelere destek vermek ve bu doğrultuda kendi projelerimizi yaratmak da bizim için çok önemli. Dünya genelinde iş hacmi 300 milyar dolara ulaşan sektörden Türkiyenin aldığı payın arttırılması için neler yapılmalı? E. Ata: Ekonomi Bakanlığımızın 2023de 500 Milyar Dolar ihracat hedefleri doğrultusunda, önümüzdeki dönemde çıtayı daha da yükselten Türk Mobilya Sektörü, orta vadede ihracatını 5 Milyar Dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu hedefe ulaşabilmek için üretici firmalar olarak; üretim kapasitesi, uluslararası kabul gören ürün sertifikalarına haiz kaliteli ürünlerin üretilmesi yanında, fiyat, garanti süreleri, teslimat süreleri ve ambalaj kalitesi gibi konularda belli bir standardı yakalamamız gerekiyor. Bunun yanı sıra her platformda çeşitli dernek, oda ve birlik yetkililerince dile getirilen malum sorunların aşılması yönünde, üretici ve Devlet elbirliği ile alınması gereken tedbirlerin bir an önce hayata geçirilmesi, destek ve teşviklerin arttırılması halinde 2012 yılının çok parlak geçeceğine ve 2023de 500 Milyar Dolar ihracat hedefine adım adım yaklaşacağımıza inancımız tam. Firmanız Ersanın sektördeki durumu nedir; dünya pazarlarında hak ettiği yere gelmesi için kendi adınıza öncelikleriniz nelerdir; yatırımlarınızı hangi alanlarda yoğunlaştırıyorsunuz? Yorucu ofis saatleri boyunca çalışanların motivasyonunu üst düzeyde tutmak ve veriı olmalarını sağlamak için sunduğunuz ürüni tasarımıyla göze hitap etmesinin yanında, ergonomik ve fonksiyonel olması da gerekli ■■ Vizyonumuz, dünyadaki tüm çalışma uygun çağdaş ofis ortamlarının gereksinimi veren uluslararası bir üretici olmak. E. Ata: Vizyonunu dünyadaki tüm çs kültürlerine uygu ofis ortamlarının gereksinimlerine veren uluslararas üretici olmak. Bu doğrultuda; Türkıl 2023 ihracat hede milyar dolar katkı sağlaması planlaı mobilya ve ormaı ürünlerinde daha sahibi olmak için, ciromuzun yüzde oluşturan ihracat yüzde 60ın üzerir çıkarmayı hedefliyor

      Çalışma Kültüründeki Yeni Akımlar Ofis Dizaynlarını da Etkiliyor.




    Çalışma kültüründeki yeni akımlar ofis dizaynlarını da etkiliyor. Üreticiler bu trendleri nasıl yakalıyor, nasıl değerlendiriyorlar? E. Ata: Trendleri ve akımları takip etmek, sizin de belirttiğiniz gibi, ürün geliştirme sürecinin önemli bileşenlerinden birisi. Öte yandan; ben, tasarımın ergonomi ve işlevsellikle birleştiğinde değer kazandığına inanıyorum. Bölümü - OMSIAD işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Bekleme Koltukları Sergisi, tasarımcı - sektör buluşmasının gerçekleştiği Safari Masası ve Türkiyede Tasarlamanın Önündeki Engeller / Yaratabileceği Fırsatlar teması etrafında düzenlediğimiz Tasarım Meydanı etkinlikleriyle; tasarıma ve markalaşmaya verdiğimiz değeri fuar katılımcılarıyla paylaştık. Bu açıdan bakıldığında, yorucu ofis saatleri boyunca çalışanların motivasyonunu üst düzeyde tutmak ve verimli olmalarını sağlamak için sunduğunuz ürünün, tasarımıyla göze hitap etmesinin yanında, ergonomik ve fonksiyonel olması da gerekli... Diğer yandan; küresel iş dünyasının getirdiği hız ve değişime adapte olabilen; dünyadaki tüm çalışma kültürlerine uygun, esnek ofis sistemlerine olan talep son yıllarda giderek artıyor. Biz Ersa olarak, bu doğrultuda hayata geçirdiğimiz fonksiyonel, pratik, ergonomik ve kışıselleştirilebilen tasarımlarla, çalışanların ofis ortamındaki mutluluğunu artırmayı hedefliyoruz. Bu yıl ki Ofis Mobilyaları Fuarı Officexpo, ofis mobilyacılarımızın yüzünü ne ölçüde güldürdü? E. Ata: Officexpoya ilginin her geçen yıl giderek arttığını görüyoruz. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz fuar yoğun ilgi görmüş, 5 gün içinde bin 29u yabancı, toplam 16 bin 240 kişi fuarı ziyaret etmişti. Bu yıl iki salonda yapılan fuarımızın stand alanlarının satışı 2011 fuarı sırasında gerçekleştirildi. Bu durum Officexponun önümüzdeki yıllarda çok daha geniş alanlarda yapılacağını, ülkemizde ve dünyada giderek daha çok tanınan, bilinen ve beklenen, kalıcı bir fuar olarak yer edeceğini müjdeliyor. Öte yandan, Officexpo 2012, bu yıl sektörün farklı aktörlerini biraraya getiren bir dizi etkinliğe sahne yüzünü ne ölçüde güldürdü? E. Ata: Officexpoya ilginin her geçen yıl giderek arttığını görüyoruz. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz fuar yoğun ilgi görmüş, 5 gün içinde bin 29u yabancı, toplam 16 bin 240 kişi fuarı ziyaret etmişti. Bu yıl iki salonda yapılan fuarımızın stand alanlarının satışı 2011 fuarı sırasında gerçekleştirildi. Bu durum Officexponun önümüzdeki yıllarda çok daha geniş alanlarda yapılacağını, ülkemizde ve dünyada giderek daha çok tanınan, bilinen ve beklenen, kalıcı bir fuar olarak yer edeceğini müjdeliyor. Öte yandan, Officexpo 2012, bu yıl sektörün farklı aktörlerini biraraya getiren bir dizi etkinliğe sahne oldu. Fuar Türkiyede Tasarlamak başlığı altında ve konsept danışmanı endüstriyel tasarımcı Sezgin Akanın yönetiminde, sektörün farklı aktörlerini biraraya getiren etkinliklere evsahipliği yaptı. ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı

      2012 kapsamında, Yönetim Kurulu




    OMSIAD Genel Kurulunun yeni toplandığını ve sizin güven tazeleyerek, üç yıl daha Başkanlığı yürüteceğinizi biliyoruz. Bu kadar başarılı ve sevilen biri olan Ercan Ata nasıl bir başkan? E. Ata: Öncelikle, nazik yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Umarım tüm üyelerimiz nezdinde bu sıfatları hak eden bir başkan olmayı başarabilmişimdir. Açıkçası, görev dönemimin başladığı günden itibaren, üretici sıfatımla sektörün aktif bir oyuncusu olmama rağmen, tüm üyelerimize eşit mesafede durmaya ve her birinin menfaatlerini sektörün menfaatini gözetecek şekilde korumaya çalışıyorum. OMSIADın az önce ifade etmeye çalıştığım misyonu ve vizyonu doğrultusunda, tüm üyelerimiz arasında birlikte çalışma kültürünü hakim kılma çabamın bir neticesi olarak takdir edilebiliyorsam ne mutlu bana... Ofis mobilyaları sektörünün yurtiçi ve yurtdışındaki pazar payının arttırılması için OMSIAD olarak ne tür faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz? E. Ata: Az önce de belirttiğim gibi Türk ofis mobilyaları sektörü, dünyada kalitesiyle dikkat çeken iyi bir ivme yakalamış durumda. OMSİAD olarak 2010 yılından bu yana istanbul Mobilya Fuarı (İMOB) ile eş zamanlı olarak Officexpo Fuarını düzenliyoruz. Özellikle komşu ülkelere vize uygulamasının kaldırılmasıyla birlikte, fuarın yurtdışından gelen ziyaretçilerinin sayısı, yerel ziyaretçilerin seviyesine ulaştı. Sektör profesyonellerini tasarımcılar, akademisyenler ve öğrencilerle bir araya getirecek etkinlikler düzenliyoruz. Avrupa Ofis Mobilyası Federasyonu FEMBnin yöneticilerini Türkiyeye davet ediyor, birlikte arama konferansı düzenliyoruz. OMSİAD bünyesinde kurduğumuz teknik komite, FEMB teknik komitesi ile ortak çalışmalar yürütüyor. Böylece sektörümüzü Avrupa norm ve standartlarında geliştirerek, ihracat ufkumuzu geniş ve açık tutabiliyoruz. Bu yıl 31 Ocak - 4 Şubat tarihleri arasında düzenlediğimiz Officexpo 2012 kapsamında, Yönetim Kurulu Toplantısıyla Ekonomik ve Teknik Komiteler Toplantısını FEMB Başkanı Henning FİGGEnin katılımıyla gerçekleştirmiş olmanın memnuniyetini yaşıyoruz. I Ofis mobilyaları sektörünün, Türk mobilya sektörüne tasarım ve inovasyon alanlarında öncülük etmekte olduğunu söylemek mümkün. PlH Ben, tasarımın ergonomi ve işlevsellikle birleştiğinde değer kazandığına inanıyorum.

      FMC China 2012 , Kapılarını 11 – 14 Eylülde Açıyor




    Çinin önemli mobilya tedarikçi fuarlarından Furniture Manufacturing & Supply China, FMC 2012, FMC Premium 2012 ve Furniture China 2012 ile eş zamanlı olarak kapılarını açıyor. Daha önceleri Shanghai New International Expo Centreda (SNIEC) Çin Mobilya Fuarı FC ile birlikte yapılan FMC, geçen yıl düznlendiği yeri değiştirerek Şanghay World Expo Exhibition & Convention Centera geçti ve alanını genişletti. DAHA FAZLA ALAN, DAHA ETKİN BİR FUAR... Geçtiğimiz yıl yeni yerinde büyük bir başarı kazanan FMC, 40 ülkeden 745 yerli ve yabancı katılımcının ürünlerini 11 ülkeden gelen 30.327 ziyaretçiye sunmasına vesile olmuş ve bir önceki yıla göre % 12 artış sağlamıştı. Ziyaretçilerin 4.521nin ülke dışından gelmesi, fuarın uluslararası niteliğinin ve ziyaretçi kalitesinin bir göstergesi olmuştu. DÖRT FARKLI HOLDE GERÇEKLEŞECEK KAPSAMLI ETKİNLİK Bu yıl FMC kapsamına dolap fitting ve aydınlatma elemanları da eklenmiş olup, fuar alanı 71.000 m2lik bir alan üzerine yayılmış 4 salona çıkartılmıştır. 25.000 m2lik birinci salonda ağaçişleme makine ve ekipmanları ile el aletlerine 17.00 m2lik ikinci salonda ofis mobilya tedarikçileri ve amortisör sistemlerine, yine 17.000 m2lik üçüncü salon mobilya aksesuar ve hırdavat malzemeleri ile bağlantı elemanlarına, 12.000 m2lik son salon da mobilya tekstiline ayrılmıştır. 2012 yılında fuarın hizmet kalitesi yükseltilmiş, Şanghayda eş zamanlı olarak yapılan her iki fuarı birbirine bağlamak amacıyla Furniture Chinanın (FC) yapıldığı SNIC ile Furniture Manufacturin Chinanın (FMC) yapıldığı SWEECC arasına 5 dakikada bir kalkan servisler konmuştur.

      Dünya mobilya hacminde önemli bir yer tutan Türk mobilya sektörü




    Dünya mobilya hacminde önemli bir yer tutan Türk mobilya sektöründe, ofis mobilyası denince nasıl bir ayırım söz konusu oluyor? Ercan Ata: Türkiye mobilya sanayii, son birkaç yılda ihracatın önemini kavradı ve küresel krizden kaynaklanan dalgalanmalara rağmen ihracat miktarını arttırmaya başladı. 2008 yılında 1 milyar 387 milyon Dolar olarak gerçekleşen mobilya ihracat rakamı, dünyada yaşanan global ekonomik krizin etkisiyle 2009 yılında 1 milyar 198 milyon Dolara gerilemiş, 2010 yılında yeniden bir ivme kazanarak, yüzde 23 lük bir artışla 1 milyar 414 milyon 636 bin Dolara ulaşmıştır. Yaşanan duraklama dönemini kısa sayılabilecek bir sürede atlatan Mobilya Sektörü, 2010 yılının Ocak - Eylül döneminde 993 Milyon 932 bin Dolar olan ihracat rakamını, 2011 yılının Ocak - Eylül döneminde, yüzde 21 lik artışla 1 milyar 199 milyon Dolar olarak gerçekleştirmiştir. Tüm dünyada 173 ülkeye ihracat yapan mobilya sektörü, ihracatın ithalattan iki kat fazla olmasıyla bu alanda ekonomimizin lokomotif sektörleri arasında yer alıyor. Öte yandan; küresel rekabete uyum çerçevesinde, son yıllarda özellikle ofis mobilyaları sektöründe tasarım ve Ar- Geye yapılan yatırımlar, meyvelerini daha şimdiden vermeye başladı. Bu gelişme, biz üreticilerin yüzünü güldürüyor. Türk Patent Enstitüsünün güncel verilerine göre; mobilya üreticisi firmaların 2001 - 201 1 yılları arasındaki faydalı model tescil sayısı 41, marka tescili sayısı ise 150 olarak gerçekleşti. 2006 - 2012 yılları arasındaki endüstriyel tasarım tescillerinin sayısı ise 35i buldu. Firmalarımızın, geleceğin ofis ortamlarının ihtiyacını göz önünde bulundurarak, tasarım ve inovasyon odaklı bir yaklaşım doğrultusunda hayata geçirdiği ürünler, Red Dot, İFve Good Design gibi uluslararası saygın platformlarda ödüle layık görülmeye devam ediyor. Bu veriler ışığında ofis mobilyaları sektörünün, Türk mobilya sektörüne tasarım ve inovasyon alanlarında öncülük etmekte olduğunu söylemek mümkün. Tüm dünyada 173 ülkeye ihracat yapan mobilya sektörü, ihracatın ithalattan iki kat fazla olmasıyla, bu alanda ekonomimizin lokomotif sektörleri arasında. Yaklaşık 9 milyar dolarlık büyüklüğe sahip Türk mobilya sektöründen yüzde 25 pay alan ofis mobilyaları üreticilerini bir çatı altında toplayan OMSIAD nasıl bir örgütlenmeye sahip? E. Ata: Ofis Mobilyaları Sanayii ve işadamları Derneği (OMSİAD), Türk Ofis Mobilya Sanayiini güçlü bir çatı altında toplayarak uluslararası platformdaki etkinliğini arttırmak ve sosyal, ekonomik, kültürel alanlarda işbirlikleri tesis ederek sektörel verimliliği sağlamak amacıyla, sektörün önde gelen firmaları tarafından 1999 yılında kuruldu. OMSİAD üyeleri, tüketicinin ofis yaşam kalitesini yükseltmek için çalışıyor. OMSİAD, bu amaca hizmet edecek sektörel gelişim, büyüme, pazarın genişletilmesi ve üye menfaatlerinin korunması doğrultusunda; birlikte çalışma kültürünü, meslek etiğinin sektöre hakim kılınmasını, yüksek hizmet ve çevre standartlarını, üretim kalitesini, tasarımı desteklemek ve üyeleri ile kamu kurumları arasında koordinasyonu sağlamak misyonlarını üstleniyor. Ayrıca OMSİAD, 2004 yılından bu yana, Avrupanın önemli sektör kuruluşu Avrupa Ofis Mobilyaları Birliğinin (FEMB) üyesi... Bu çerçevede, 2000 yılından bu yana sektörel fuar faaliyetlerini düzenli olarak sürdürüyoruz.

      Türk Ofis Mobilyaları Küresel İş Dünyasında Kabül Görüyor




    Türk mobilya sektörüne tasarım ve inovasyon alanlarında öncülük kalitesiyle dikkat çeken bir ivme yakalamış durumda . 2011 Yılının Ocak – Eylül Döneminde bir önceki bir önceki yılın aynı dönemine oranla % 21 lik artışla 1 milyar 199 milyon dolarlık ihracatın gerçekleştiği sektörün bugününü ve tabi yarınını ofis mobilyaları sanayi ve iş adamları derneği (OMSİAD) Ercan Ata İle Konuştuk.

      Glide Tec İle artık Sizde Sağlıklı Bir Şekilde Çalışabilirsiniz




    Sırtınız Sizden Önce Emekli Olmasın Masabaşında uzun çalışma saatleri geçirenler için ergonomi ve konforu üst seviyeye çıkaran dünya çapında patentli Gilde Tec teknolojimize ek olarak esnek arkalık tasarımı ile hareket ve konfor özagürlüğü Esnek arkalık tasarımı ve çeşitli fonksiyonlara ek olarak hareket ve konfor Özgürlüğü SAIL de önemli bir rol oynamakta. Diğer Donanım özellikleri olarak yükseklik ve derinlik ayarlı çok fonksiyonlu kolçaklar yükseklik ayarlı kafalık oturak ayarlı kafalık ,oturak derinlik ayarı ,oturak eğim ayarı,benzersiz Catback fonksiyonu ile yükseklik ve derinlik ayarlı bel desteği sunmakta Sırtınızın glide tec teknolojisi ile tanışma zamanı geldi… Yaşamımızın üçte birini uyuyarak kalan kısmının ortalama doksan altı bin saatini neredeyse masa başında çalışarak geçirdiğimizi düşünürsek doğru seçilmiş bir koltuğun hayatımızda nedenli önemli bir yere sahip olduğunu anlayabiliriz.Klasik Ofis Koltuklarında omuriliğimizdeki tüm diskler hareket etmez ve bunun sonucu olarak uzun süreli kullanımlarda sırt,boyun ve omurilik rahatsızlıklarına sebeb olur. Dünya çapında patentli bir koltuk teknolojisi olan Glide-Tec insanların doğal hareket akışını destekler ve koltuk arkalığı sırt görevini görür arkanıza bütün sırtınız ile yaslandığınızda omurganız ideal oranda destek alacaktır. Glide-Tec teknolojisine sahip bir ofis koltuğu omurga disklerine her an ağırlık vermek ve hafifletmek arasındaki değişimi konforlu bir şekilde uygulayıp 26 omurilik diskinin tamamının hareket etmesini sağlayaraksağlıklı oturmayı en üst seviyeye taşır. Dik oturuş pozisyonları arasında doğal bir şekilde değişime izin veren Glide-Tec ofis koltuklarıunda çığır açan standartlar oluşmuştur. Mesafe Yok Glide-Tec ile çalışma sırasında hareket edebilir ve her pozisyonda çalışma masasına olan uzaklığınızı koruyabilirsiniz. Dik Oturma Zorunluluğu Yok Glide-Tec ile geriye yaslanarak omurganızı düz sırttan daha az gerginlik veren kambur sırta doğru rahatça hareket edebilirsiniz. Böylece Sırtınız her pozisyonda destek alır. Bu şekilde disklerin daha iyi beslenmesini sağlar. Boyunda Gerginlik yok Glide-Tec ile geriye yaslanırken omurganızın boyun kısmında gerginlik olmaz Baş rahat bir pozisyonda kalır. Karmaşık Mekanizmalar Yok Koltuğunuzu doğru yüksekliğe getirmek dışında herşeyi Glide-Tec e bırakın

      Rusya Ahşap Panel Endüstrisi ve Dünya Pazarları




    RUSYADAKİ MDF VE YONGA LEVHA ENDÜSTRİSİ İÇİN BEKLENTİLER Son birkaç yıldır, Rus Hükümeti kütük ihraç etmek yerine kendi geniş orman kaynaklarından katma değerli orman ürünleri üretimini teşvik eden bir politika izlemiştir. Temel poliçe aracı henüz tam olarak uygulamaya koyulmamış olan kütükler üzerine bir ihracat vergisi getirilmesidir. Bu önlem ağaç işleme ekipmanlarına daha düşük ithalat vergisi gibi başka politikalarla da desteklenmektedir. Orta yoğunlukta lif levha (MDF) ve yonga levha (PB) gibi ahşap paneller Rusya genelinde üretime büyük oranda katkı sağlayabilecek katma değerli ürünlerdir. Mevcut ekonomi ve endüstri ortamında Rusyada MDF ve PB üretimi ihtimali nedir? Bunun küresel ahşap panel endüstrisi üzerinde ne gibi bir etkisi olur? Kütükler üzerine ihracat vergisi getirilmesi en iyi politika mıdır? Eğer değilse, Rusyada MDF ve PB tesislerine yatırımı teşvik etmenin en iyi yolu nedir? KÜRESEL MALİ VE EKONOMİK KRİZ Rusyadaki katma değerli politika, Amerika Birleşik Devletlerindeki konut ve finans piyasalarında kaynaklanan mali ve ekonomik krizin başlaması sebebiyle engellendi. Kriz dünya ekonomik büyümesinde ve orman ürünlerine olan talepte büyük bir azalmayla sonuçlandı. Krizin tamamen başlamasından hemen önce, Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonyadaki GSYİH büyümesi en iyi tabiriyle sönüktü. Dikkate değer istisnalar, 2008de istikrarlı ve güçlü bir büyüme sergileyen Çin, Güney Kore, Güney Asya, Avustralya ve Güney Amerikaydı. Krizin tam etkisi ise 2009 yılında ortaya çıktı ve çoğu ilkede gerileme koşullarının oluşması ile sonuçlandı. Büyüme 2009 yılında hemen hemen her ülkede yavaşlayıp çoğu ilkede gerilerken, birkaçı gerilemeden kaçındı ve bazıları da hükümetlerin parasal canlandırma programları ve para politikalarının agresif bir şekilde kolaylaştırılması onucunda istikrarlı büyüme kaydetti. Krizden en fazla etkilenen ekonomiler Kuzey Amerika, Avrupa, Japonya, Malezya, Tayland, Yeni Zelanda ve Güney Amerika oldu. Çoğu Amerika Birleşik Devletlerine ve Avrupaya ihracatlara bağımlı olan bu ekonomilerin tamamında GSYİH geriledi. Çoğu ilkedeki sert düşüşün aksine Çin, Hindistan, Endonezya, Vietnam ve Avustralya görece güçlü büyüme kaydetti. Büyük bir nüfus tabanı ile bir iç gelişme ve büyüme dinamiği oluşturan Çin ve Hindistan bu gruptaki ülkeler arasında büyümeyi yönlendiren anahtar ekonomilerdi. Endonezya, Vietnam ve Avustralya Çine ihracata yüksek oranda bağımlı ve bu sebeple özellikle de kaynak sektöründe Çinin doğrudan yatırımından yararlandılar. Bu gruptaki her ülke ayrıca iyi zamanlanmış parasal canlandırma programları ve para politikalarının kolaylaştırılması ile küresel mali ve ekonomik krize hızlı bir şekilde cevap vermede başarılıydı. 2010 yılında çoğu ülkede GSYİH büyümesi güçlüydü. Halen bir miktar kırılganlık mevcut olmakla birlikte, aynı zamanda sürdürülemez bir temelde hasat ve yasadışı ağaç kesiminin kaynakları azalttığı Güneydoğu Asya gibi geleneksel kaynaklardan tropikal sertağaç kütüğü tedariki üzerinde kısıtlamalar var. D-BAZLI PANELLER Avrupa ve Kuzey Amerikada istikrarlı bir yükselişin başlangıç sinyalleri görülüyor. Önümüzdeki beş yıl içinde bu sebeple güçlü ve istikrarlı bir dünya ekonomik yükselişi olacağını ve büyümenin büyük çoğunluğunun Kuzey ve Güney Asyadan kaynaklanacağını ve Kuzey Amerika ve Avrupadaki iyileşmelerle de destekleneceğini tahmin ediyorum. Buradaki temel risk, mali ve parasal politikaların hızlı bir şekilde kolaylaştırılması Çin ve Hindistan gibi ülkelerde aktif balonlarına yol açabilir ve bu da diğer ülkeleri büyük ölçüde etkileyen prematüre bir düşüş döngüsünü tetikleyebilir. Ancak her iki ekonominin de enflasyonsuz büyüme oluşturma ve çok geniş bir nüfus tabanında kişi başına düşen büyümeyi genişletme kapasiteleri büyük olduğundan bunun gerçekleşmesi pek muhtemel değil. MDF ve PBnin anahtar nihai kullanım sektörleri olan konut inşaatı ve mobilya üretimi sektörlerinin anahtar dünya bölgelerinde döngünün güçlü yükseliş fazına girmesi bekleniyor. Amerika Birleşik Devletlerindeki konut inşaatı sektöründeki düşüş 2009da döngünün dibine ulaştıktan sonra 2010 ortalarından beş-altı yıllı bir yükseliş döngüsüne girdi. Konut inşaatı sektöründeki güçlü bir toparlanma yalnızca Amerika Birleşik Devletlerinde değil aynı zamanda dünya çapındaki anahtar ticari ortakları olan ülkelerde de ekonomik büyümeyi artıracaktır. Aynı zamanda mobilyaya olan talebi de eski haline getirerek MDF ve PBye olan talebi artıracaktır. Avrupa ve Asya gibi diğer kilit bölgelerdeki konut inşaatı sektörü dört ila beş yıllık bir süreçte ve özellikle de önümüzdeki üç yıl içinde MDF ve B2ye olan talebi yükseltecektir. Rusyann katma değerli orman ürünleri politikası ekonomik kriz yüzünden engellenmiş olsa da, gelecekteki yükseliş Rusyaya orman ürünleri endüstrisini geliştirme konusunda iyi bir stratejik konum sağlıyor. Rusya, kütükler üzerindeki ihracat vergisini destekleyecek daha geniş politikalarla yerel ve uluslararası yatırım toplulukları tarafından algılanan riski en aza indirgeyerek bu avantajları artırabilir. RUSYANIN GÜÇLÜ YÖNLERİ Rusya dünyadaki en geniş hasat edilebilir oran kaynağına sahip ülke olarak kıskanılacak bir konumda. Dünya orman kaynaklarının tahmini %20sine sahip ve Avrupa, Çin, Japonya, Güney Kore ve pek çok diğer ülkedeki üreticilerin başlıca kütük tedarikçisi. Rusyanın dünyanın mevcut yumuşak ağaç kütüğü ihracatının %402ını ve sertağaç kütüğü ihracatının da %30unu sağladığı tahmin ediliyor. Çin, Japonya ve Güney Kore dâhil Kuzey Asya ülkelerindeki üreticiler ithal kütüklere büyük ölçüde bağımlılar ve Rusya şu an ana tedarik kaynağı. Şu an Kanadada da bir dağ çamı böceği sebebiyle yumuşak ağaç tedariki sorunu ortaya çıkmakta ve bu Kanadadaki yumuşak ağaç kütüğü tedarikinin büyük ölçüde azalmasına yol açabilir. Bu durum Rusyayı, ister kütük şeklinde ister MDF ve PB gibi katma değerli ürünler şeklinde olsun, küresel pazarda bir orman ürünleri kaynağı olarak stratejik bir konuma yerleştiriyor. Küresel tedarik problemi aynı zamanda yumuşak ağaç ve okaliptüs alanlarının hızla artığı Şili, Brezilya, Uruguay, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi diğer ülkeler için de büyük bir avantaj. Bu ağaç alanlarının gelişmesi uygun hükümet politikaları ve genellikle bunları iyi bir uzun dönem yatırım aracı olarak düşünen emeklilik fonu olarak kereste yatırımı yönetimi kuruluşlarının orman kaynaklarına uzun dönem yatırımları sayesinde olmuştur. Rusyadaki ve diğer bölgelerdeki orman varlıkları, yalnızca ürünleri için değil aynı zamanda ısınan iklimde karbon emiciler olarak ve biyolojik çeşitlilikleri için değerli görüldükleri bir ortamda artabilir. RUSYADAKİ AHŞAP PANEL ENDÜSTRİSİ Rusyada MDF ve PB üretimi ve tüketimi son beş yıl içinde hızla artmıştır. Her iki ürün için üretim toplamda yıllık %7 oranında büyürken tüketim 2009daki azalmaya rağmen %4 oranında artmıştır. Rusya son beş yıldır önemli bir net MDF ve PB ithalatçısı ancak üretimdeki güçlü artışla birlikte şu an daha yüksek miktarlarda yonga levha ve MDF ihraç edecek konumda. 2013e kadar net ihracat ın yaklaşık 350,000 metre küp yonga levha ve 600,000 metre küp MDF olacağı tahmin ediliyor. Üretim tahminleri, 1,6 milyon metre küp toplam kapasiteli alto MDF hattı ile 700,000 metre küp toplam kapasiteli iki yonga levha hattını içeren genişleme planlarına dayanmaktadır. Bunun tüm dünyada planlanan yeni genişlemeleri %12 gibi büyük bir bölümünü teşkil edeceği tahmin ediliyor. Yeni mevcut tesislerin çoğu başka ülkelerden, çoğunlukla da Avrupadan yatırımcılar tarafından kurulmuştur. Bunlar arasında İsviçreli Kronospan, Almanyalı Pfleiderer ve Türk Kastamonu yer alıyor. Tahminlere göre küresel ekonomi, Rusya ekonomisiyle birlikte yükselişe geçerken Rusyadaki tüketimdeki artış önümüzdeki üç yıl içinde hız kazanacak. 2013 yılında Rusyanın yıllık tüketim büyümesinin 2006 ve 2007deki büyüme oranlarına benzer bir şekilde %17 olacağı tahmin ediliyor. MDF üretiminin ve tüketiminin PBden çok daha hızlı olacağı tahmin ediliyor. MDF üretiminin yılda %32 PB üretiminin ise %13 artacağı tahmin ediliyor. MDF tüketiminin yılda %26, PB tüketiminin ise %14 artması bekleniyor. Üretim arttıkça Rusya MDF ve PB ithalatına bağımlı olmayacak ve ihracat kapasitesi giderek artacaktır. Tahminlere göre net ihracat 2013 yılına kadar 900,000 metre küpe ulaşarak 2005te net ithalatın 600,000 metre küpe ulaşmasında bu yana büyük bir değişiklik yaşanacak. KÜRESEL BİR AHŞAP PANEL ÜRETİCİSİ OLARAK RUSYANIN KARŞILAŞTIĞI ZORLUKLAR Avrupa hala baskın yonga levha üreticisi konumunu sürdürürken, Çin dünyadaki en büyük MDF üreticisi haline geldi. Çinde orman ürünleri endüstrisinin, özellikle de MDF gibi ahşap panellerin, hızla büyümesinin temel nedenlerinden biri de Çinin Tayvan, Güney Kore ve Japonyadan ahşap üreticileri için cazip olmasıydı. Buralardaki üreticilerin çoğu 1990ların ortalarında daha düşük maliyet yapıları, potansiyel olarak büyük ve yerel pazara dayalı gelişmekte olan bir ekonomi, Çinin doğu kıyısındaki gelişmiş altyapı, mobilya ihracatı için uygun vergi sistemi ve iş geliştirme, yabancı ve yerel yatırım ve uluslararası ticaret için uygun bir hukuk sisteminden faydalanmak için mevcut faaliyetlerini Çine kaydırdı. Mobilya üreticileri başlangıçta 1980lerde ulusal ekonomiyi dış dünyaya açarak reforme etme politikasının bir parçası olarak oluşturulmuş olan özel ekonomi bölgelerine yerleşti. Bu bölgeler iş gelişimini teşvik etmek, yabancı yatırımları çekmek ve ihracata teşvik amacıyla oluşturulmuştu. Bu üreticilerin yatırımları Çinin MDF endüstrisinin 1990ların balında neredeyse sıfır üreticiden 2010 yılında tüm dünyadaki MDF üretiminin %40ını gerçekleştiren bir ülkeye doğru gelişmesini sağladı. Bu, dikkate değer bir başarı. Ancak MDF endüstrisi yerel mobilya kullanıcılarından ve diğer nihai kullanıcılardan gelen güçlü talepler olmadan gelişemezdi. Çindeki ahşap panel endüstrisinin daha fazla gelişmesinin önündeki başlıca engel, Çinin MDF ve diğer orman ürünlerini üretmek için özellikle de Rusyadan ithal edilen kütüklere bağımlı olması. Bu Rusyanın en güçlü olduğu nokta ve kütükler üzerine koyulan ihracat vergisinin de temel sebebi. Ancak kütükler üzerindeki bu ihracat vergisi Rusyayı baskın bir orman ürünleri üreticisi yapmak için yeterli değil. Buradaki temel zorluk Rusyanın hem yerel hem de yabancı yatırımcılar için Güney Amerika ve Avustralasya gibi orman zengini bölgelerden ve Çin gibi MDF ve PB üretiminin merkezi olan ülkelerden daha cazip bir yatırım merkezi haline getirilmesidir. Yabancı ve yerel yatırımcılar kazançları maksimize etmek ve riskleri en aza indirgemek için yatırımlarının yerini çeşitli faktörlere dayalı olarak belirliyor. Önemli yüksek kazançlı ve düşük riskli yatırım faktörleri arasında çok olumlu bir yatırım ortamı, güçlü bir yerel pazar temelli ekonomi, ihracata öncelik tanıyan kuruluşlar ve araçlar, altyapı gelişimine yüksek seviyede adanmışlık, iyi işleyen yasal, finansal ve demokratik kuruluşlar ve düşük yolsuzluk seviyeleri yer alıyor. Rusya temelli MDF ve PB üreticileri ürünleri için güçlü yerel pazarlara ve ihracat pazarlarına sahip olmak zorunda. Bu durum, dış veya iç finansmanlı yatırıma olanak tanıyan politikalar ile teşvik edilebilir. Olumlu bir yatırım ortamı, yalnızca MDF ve PB üretim tesislerine potansiyel yatırımcılar için değil, aynı zamanda mobilya üretimi ve konut inşaatı gibi nihai kullanım sektöründeki yatırımcılar için de önemlidir. Bu durum ayrıca ekipman ve reçine üreticileri gibi tedarik endüstrileri için de oldukça önemlidir. Ahşap panel endüstrisi yalnızca mobilya üretimini güçlü bir yerel endüstri ve ihracat endüstrisi olarak ve ahşap ev inşaatı gibi MDF ve PB kullanan diğer sektörleri ileriye götürecek politikaların yürürlüğe koyulması ile tam potansiyeline ulaşabilir. Önümüzdeki ekonomik yükseliş Rusyanın başlıca küresel MDF ve PB üreticisi ve tüketicisi olması için altın bir fırsat sunuyor. Ülkelenin bu fırsatı nasıl değerlendireceğini önümüzdeki dönemlerde göreceğiz.

      Çin Ekonomisi ABDyi Geçiyor




    Uluslararası Para Fonu IMFnin her yıl düzenli olarak açıkladığı satınalma gücü paritesine SGP göre- önümüzdeki 5 yıl dünya ekonomisindeki dengeleri değiştirecek önemli gelişmelere gebe. Dünya ekonomik liderliği unvanını 1890 İngiltereden alan ABD, 5 yıl içinde yerini Çine kaptırmak, Hindistan ise 3. Büyük ekonomi konumuna gelecek. Türkiyenin ise 16. Sıraya ilerlemesi bekleniyor. ABD SON 10 YILDA HIZLI BİR DÜŞÜŞ İÇERİSİNE GİRDİ Uluslararası Para Fonunun IMF farklı para birimlerinin satınalma gücünü eşitleyerek uluslararası karşılaştırmaya imkan sağlayan satınalma gücü paritesine SGP göre Gayri Safi Yuriçi Hasıla SGP-GSYH verilerini esas alarak yaptığı projeksiyon, gelişmekte olan ekonomilerin yükselişine dikkati çekiyor. Veriler, dünya ekonomisinde değişen dengelerin, 2016 yılında kendini somut bir şekilde ortaya koyacağı doğrultusunda. Açıklanan verilere göre, SGP-GSYH bazında, dünyada ekonomik liderlik unvanını 1890 İngiltereden alan ABD, 5 yıl içinde yerini Çine kaptıracak. 1980de dünya hasılasının dörtte 1ini elinde bulunduran ABD payı 2000den bu yana düşüş gösteriyor. 2000 yılında ABDnin dünya hasılasında sahip olduğu pay yüzde 23,6 düzeyindeydi. Daha sonra sırasıyla bu oran 2001de yüzde 23,3, 2002de yüzde 23, 2004 yüzde 22,5e geriledi ve bu seyirle 2010da yüzde 19,7 oldu. IMF, ABD payının bu yıl yüzde 19,4 olmasını, 2016da da yüzde 17,7ye kadar düşmesini öngörüyor. Çinin dünya hasılasından elde ettiği pay ise 1980 yüzde 2,2 düzeyindeydi. 1990 oran yüzde 3,9, 1995 yüzde 5,7, 2000 yüzde 7,1, 2005 yüzde 9,5 oldu. Hızla büyüme gösteren Çinin payı 2010 yüzde 13,6ya ulaştı. Projeksiyonda, ülkenin payının yaklaşık 1er puan artışlarla 2016 yüzde 18i bulması ve ABD önüne geçmesi öngörülüyor. 2016 Çinin SGP göre GSYH 18 trilyon 975 milyar dolar, ABD ise 18 trilyon 807 milyon dolar olacak. HİNDİSTAN, 3. BÜYÜK EKONOMİ OLACAK Dönüm noktası sayılabilecek bu yılda, listenin üçüncü sırasında Hindistan bulunacak. 2010 4. büyük ekonomi olan Hindistan, 2011 sonunda Japonyanın yerini alacak. Yazılım ve hizmet sektöründeki gelişimi ile öne çıkan Hindistanın, 2016 7,1 trilyon dolar SGP göre GSYH sahip olacak. İTALYA, İLK KEZ 10 BÜYÜK EKONOMİNİN DIŞINDA KALIYOR Listenin 4. sırasında Japonya, 5. sırasında Almanya, 6. sırasında da Rusya yerlerini sabitleyecek. Brezilya, İngiltereyi geçerek, 7. sıraya yerleşecek. İngiltere 8., Fransa 9. olacak. Meksika, 2016 İtalyanın önünde, 10. sırayı alacak. Çok uzun yıllardır ilk 10 büyük ekonomi içinde yer alan İtalya, bu unvanını Meksikaya kaptırmış olacak. TÜRKİYE, 2016 DA 16. SIRADA OLACAK Türkiye, 2010 yılında sahip olduğu 960,5 milyar dolar SGP göre GSYH ile 16. sırada bulunuyor. IMF projeksiyonuna göre Türkiyenin sıralamadaki yeri 2016 kadar değişmeyecek. Ancak bu süreçte ilk 30 listesinde, Endonezyanın İspanyayı, Tayvanın Avustralyayı, Taylandın da Hollandayı geride bırakması dikkati çekiyor. 2009 yılında dünyanın 34. büyük ekonomisi olan Yunanistanın 2016 43, Avusturyanın 36. sıradan 41. sıraya, İsviçrenin 37. sıradan 42. sıraya, Belçikanın 30. sıradan 32. sıraya, Venezüelanın 31. sıradan 39. sıraya düşeceği görülüyor.

      Masa Başında Oturanlar Ayarlanabilir Mobilyalardan Hoşlanıyor




    İsviçre Federal Ergonomik Laboratuvarından Dr. Etienne Grandjean ve iş arkadaşlarının İsviçrede yaptığı araştırmalar da, bilgisayar operatörlerinin çalışma istasyonlarında kullanılan ayarlanabilir mobilyadan hoşlandığını gösterdi. Araştırmalara göre, ayarlanabilir iş mekânlarında çalışanların, sabit yerlerde çalışanlara göre daha az fiziksel şikâyetleri olduğu saptandı. Çalışanların en önemli bulduğu iki özellik, mobilyaları kendilerine göre ayarlayabilmeleri ve rahatlıktı. Araştırmalardan ve çalışmalardan çıkan verimlilik sonuçları şöyleydi: 1. Katılımcı tasarımdan sağlanan: %10dan %102.8e 2. Ayarlanabilir mobilyadan sağlanan : %10dan %37.15e 3. Panel sistemin tanıtımından sağlanan: : %5.5dan %1 7.1 e 4. Aydınlatma sisteminin geliştirilmesinden sağlanan: %6dan %1 1e 5. Kulaklıkların eklenmesinden sağlanan: %11

      Kanal D Nuri Dizisine Ofis Mobilyaları Sponsorluğu




    Kanal Dnin vazgeçilmeden izlenen komedi dizisi Nuri nin ofis mobilyalarını temin etmekten gurur duymaktayız.

    Copyright © 2012 - Detay Ofis Mobilyaları - www.detayofis.com - Tel : +90 212 605 03 08 - Faks : +90 212 605 03 09

    YUKARI